• 07 Kasım 2018, Çarşamba 19:10
FatihBENGİ

Fatih BENGİ

Tarih Bizim İçin Tekerrür mü Ediyor?

Her canlının varlığını sürdürebilmesi için, hayatta kalabilmesi için yetecek kadar besin, tehlikelere karşı kendisini koruma içgüdüsü ve kendisini savunma yeteneklerine sahip olabilmesi gerekir. Yaşamını sürdüreceği mekânı olmayan, hayatını sürdürebilmesine yetecek kadar beslenemeyen, varlığını koruyabilecek kadar savunma gücü olmayan hiçbir canlının hayatta kalabilmesi mümkün değildir.

Milletler de hayatlarını sürdürebilmeleri için  bu bilince ulaşmalı, kendi dilini, kültürünü, koruyup yaşatmalı, sahip olunan ve üzerinde hayat sürdürülen vatan topraklarının yeraltı ve yer üstü zenginlik kaynaklarını milli ekonomisinin hizmetine sunmuş olmalı, bağımsız olarak yaşayabilmek için yeterli askeri güce sahip bulunmalı ve toplum yaşantısına adaleti hâkim kılmalıdır. Toplumu meydana getiren bireylerin sahip olacakları milli şuur ve birlikte yaşama ülküsü, milletleri sağlıklı kılar. Nasıl ki her canlı yaşamı boyunca sürekli mücadele vermek zorunda ise, milletler de sağlıklı, zinde ve uyanık bulunmak zorundadır. Milletler veya topluluklar zaman zaman çeşitli sıkıntılara düşebilir. Bütün bu sıkıntıları aşmak mümkündür. Her şeyden önce kendi dilini unutan, milli şuur ve ülkülerinden kopan, kültürü dejenere olup başkalarına benzeyen, adalet mekanizması bozulan veya siyasallaşan toplumlar yok olurlar. Diline sahip çıkan, hukuk sitemi siyasallaşmayan, milli ve manevi değerlerini yaşatan toplumlar asla esaret altına girmezler.

Bir ülkeyi batırmanın en emin ve kestirme yolu o ülkeyi borçlandırmaktır. Borç para, bir ulus için köleliktir. Böyle yaşadıkça güvenini de yitirip kaybedecek bir şeyi kalmaz.

'Bir ülkenin ayaklarının üzerinde durabilmesi için, tek kuruş borcunun olmaması gerekir. Alacaklı devletler çok acımasızdırlar ve alacaklarını tahsil etmek için ülkenin en stratejik kurumlarına el koymaktan ve gelirlerini haczetmekten kaçınmazlar '( Prof. Dr. Baş).Borçlunun boynu eğik olur (Türk atasözü).'Borç almaya alışan, emir almaya da alışır' ( IV. Murat).’'Arpacıya borç eden, ahırını tez satar’' (Türk atasözü).Atatürk’ün dediği gibi 'İstiklalini kaybetmenin en iyi yolu, sahip olmadığınız parayı sarf etmektir.'

Akla hemen şu soru geliyor;   Ülkeler nasıl borçlandırılıyor? Merkez ülkeler, çevre ülkelere kendi menfaatlerine uygun belirli politika veya uygulamaları benimsettiriyor. Önce hedef ülkeye serbest ticaret dayatılıyor. Serbest ticaret çeşitli yollardan, savaş, tehdit, ikna ya da günümüzde görüldüğü şekilde Avrupa Birliği gibi uluslararası ekonomik bütünleşme girişimleri yoluyla dayatılıyor. Serbest ticaret uygulandığı ülkede lüks tüketimi artıyor. Ekonomik olmayan yatırımlar teşvik ediliyor. Bu akımlar da dış açığı şişirince, yani ülkenin döviz giderleri döviz gelirlerini aşınca ülke borçlanma zorunluluğu ile karşı karşıya bırakılmış oluyor. Borçlanma arttıkça talimatlar, iç işlere müdahaleler, iç hukuka el atmalar da artıyor. Borç veren ülkeler alacaklarını garantiye alacak şekilde düzenlemeler yaptırmanın ötesinde, geleceğe de ipotek koyuyorlar. Devlet bu yola sürüldükten sonra, sıra mekanizmanın diğer parçalarına geliyor. Özelleştirmeler, yabancı sermaye  girişleri ve yabancılara toprak satışı. Uluslararası dev şirketler, bu kanallardan ülkeyi ekonomik ve siyasal bakımdan ele geçirmeye başlıyor, bu uygulama ile birlikte sermaye hareketleri de serbestleştirilerek ülkeye yabancı sermaye girişi başlatılıyor. Bunun gerçekleştirilmesinde en büyük yardımcıları, o ülkede var olan, bazen de kendi oluşturdukları işbirlikçi kadrolar, Atatürk’ün nitelemesiyle 'dahili bedhahlar'. Sürecin sonunda hedef ülke tam bir borç bağımlısı ülke haline geliyor. Böyle bir ülkenin hükümetlerine de doğal olarak, elinde para olan her ülke istediği her şeyi yaptırabilir.

Tarihe bakacak olursak;  tarih önümüze, Osmanlı’nın borçlanması ile batışa giden süreci koyuyor bütün acımasızlığı ile...

Osmanlı ilk defa 1854 yılında borçlandı. 1879 yılına kadar 17 kez dışardan borç alındı. Alınan borçları ödemek için yeni borçlar almak zorunda kalındı. İşin garibi tıpkı bugün olduğu gibi alınan paralar hemen hemen hiçbir yatırıma aktarılmadı, cari harcamalarda, saray yapımında, bürokrasi maaşlarının ödenmesinde kullanıldı.

Fuat Paşa 1860 yılında yeni borç almak için İngiltere'ye başvurduğunda İngilizler  Osmanlı'ya acımadılar; çok ağır şartlar ileri sürdüler para vermek için.

Buna göre devlet mallarının yabancılara satışına ve kiralanmasına izin verilecek, bu emlak teminat gösterilecek, tahvil çıkarılacak, Osmanlı maliyesinin idaresi için uluslararası bir komisyon kurulacaktı.

Borç verenler, Osmanlı'yı adeta teslim almışlardı. Osmanlı Devleti bu ağır şartlara rağmen, yeniden para alabilmek uğruna her şeye evet dedi. Dışardan alınan borçlara karşılık devletin en güvenilir kaynakları teminat gösteriliyordu.

Mısır'ın cizye geliri, İstanbul, İzmir ve Suriye gümrüklerinin gelirleri ve sonunda devletin tüm gelirleri teminat gösterildi.

Osmanlı ilk borcu aldıktan 25 sene sonra moratoryum ilân etti. 1876'da tek kuruş borç ödeyemez hale geldi. Aynı yıl toplam dış borç 200 milyon sterlin idi. Anapara ve faizleri ile yılda 11 milyon sterlin ödenmesi gerekiyordu. Oysa devletin tüm gelirleri 18 milyon sterlin idi ve Osmanlı borcunun yıllık taksitini ödemek için bütün bütçe gelirlerinin `'ını aktarmak zorunda idi.

Alacaklılar bununla da yetinmediler. 1880 yılı Ocak ayından itibaren damga, müskirat, İstanbul balık avı resimleri, tuz ve tütün tekelleri ile İstanbul ve çevresi, Edirne, Bursa, Samsun vilayetlerinin ödediği öşr'ün 10 yıl süre ile borç sahiplerine iltizama verilmesi kabul edildi.1881 yılında Muharrem Kararnamesi ile Duyun-u Umumiye kuruldu. Bu kurum Osmanlı'dan alacaklı olan batılı ülkelerin tahsilatını yapmakla yükümlü idi. Osmanlı borçlarının yönetimi, ödemesi ve vergilerin toplanması görevini icra edecekti.1912 yılında Osmanlı maliyesinde 5472 memur çalışırken, Batının alacaklarını tahsil için kurulan Duyun-u Umumiye'de 8931 kişi çalışıyordu.

1854 yılında alınan ilk borcun son taksiti, Türkiye Cumhuriyeti Devletince tam 100 yıl sonra, 1954 yılında ödendi.

Osmanlı'yı batıran en önemli etkenlerden biri işte bu borçlanma idi. Bir çınar böyle devrildi. Bir tarih sayfası böyle kapandı.

Ders alındı mı? Bugünkü tabloya bakınca 'evet' demek çok zor.

Atatürk’ten sonra, Türkiye Batı’nın borç tuzağına yeniden düştü, yeniden borç bağımlısı bir ülke haline geldi. Borçlanma özellikle 1990’lı yıllarda başlamış, son 10 yılda şiddetlenmiştir. Bugün Türkiye'nin dış borcu 466 milyar dolara yaklaştı. Borçlanma arttıkça talimatlar, iç işlerimize müdahaleler, iç hukukumuza el atmalar da artıyor.  Bunda yalnız hükümetlerin değil, artık özel sektörün de büyük payı vardır.

Borçlara bir de kamu özel ayırımı yaparak bakacak olursak. 2002 – 2018 arasındaki dönemde, Türkiye’nin borç stoku dağılımı değişti. Önceden kamu borçlu iken şimdi hane halkı ve özellikle şirketler çok borçlu. Hane halkının borcu 6,6 milyar liradan 525 milyar liraya; şirketlerin borçları ise 88 milyar liradan 2 trilyon 513 milyar liraya çıktı. Artış oranları inanılmaz. Türkiye’nin brüt dış borç stoku 31 Mart itibarıyla 466.7 milyar dolara, net dış borç stoku 303.2 milyar dolara yükseldi.

Türkiye’nin gerçek sorunları ne demokrasi, ne özgürlük, ne insan haklarıdır. Türkiye’nin gerçek sorunları başkadır. Kaynakların adam gibi kullanılmamasıdır, verimliliktir, ekonomik kalkınmadır, iş alanları açılmamasıdır; devletin ve halkımızın, felakete yol açacak şekilde borçlandırılmasıdır. Siz önce bu sorunları halledin, diğerlerinin çözümü kendiliğinden gelecektir.

Bir ülkenin kalkınabilmesi için o toplumun birtakım asgari koşullara sahip olması gerekir. Bu koşulları şu şekilde sıralayabiliriz:
1.Sürekli ve istikrarlı bir siyaset ortamı
2.Yüksek ulaşım olanakları
3.İyi bir iletişim ve finans ortamı
4.Yeterli bir eğitim seviyesi (Eroğlu, 2001).

Bu dört koşulun gerçekleşmesi halinde, toplumsal kalkınmanın sağlanmasındaki en önemli sac ayaklarının da oluştuğu söylenebilir. Hiçbir şey için geç kalmış sayılmayız, ama millî bir hassasiyetle uyarı görevi yaparak, yöneticileri ders almaya çağırıyorum.

Fatih BENGİ


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Pınar Pınar 07.11.2018 23:34

Yazmış olduğunuz bu güzel yazı için önce teşekkür ediyorum şahsım ad

Pınar Pınar 07.11.2018 23:41

yazı olmuş kaleminize ve yüreğinize sağlık yazılarınızın devamını diliyor vede bekliyoruz...

Yasin Kara Yasin Kara 10.11.2018 12:07

Çok güzel bir analiz,arşivlik.

Pelin uğur Pelin uğur 12.11.2018 01:16

Yazınız harika, kutluyorum. Tarih tekerrür eder sözünü tescili olmuş. Bunca bilgiyi de okurken öğrendim sayenizde. Umarım yetkililer, kendi paylarina desenlerden ders çıkartır.

Selma Kurt Selma Kurt 14.11.2018 16:11

Sizin gibi değerli insanların ikazlarını dinleyecek yöneticiler var mı acaba?çok güzel bir yazı,elinize sağlık..

ÇOK OKUNAN HABERLER

NAMAZ VAKİTLERİ
  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbul Başakşehir 13 9 3 1 14 30
2 Kasımpaşa 13 8 1 4 10 25
3 Galatasaray 13 7 3 3 8 24
4 Beşiktaş 13 6 3 4 7 21
5 Yeni Malatyaspor 13 6 3 4 6 21
6 Atiker Konyaspor 14 5 6 3 5 21
7 MKE Ankaragücü 14 6 2 6 -1 20
8 Antalyaspor 13 6 2 5 -3 20
9 Trabzonspor 13 5 4 4 2 19
10 Göztepe 13 6 0 7 -1 18
11 Bursaspor 13 3 7 3 1 16
12 Demir Grup Sivasspor 13 3 6 4 -4 15
13 Aytemiz Alanyaspor 14 5 0 9 -9 15
14 Erzurum BB 13 3 5 5 -3 14
15 Fenerbahçe 13 3 4 6 -5 13
16 Akhisarspor 13 3 3 7 -9 12
17 Kayserispor 13 3 3 7 -12 12
18 Çaykur Rizespor 14 1 7 6 -6 10
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Eğitimini aldığınız sektörde mi çalışıyorsunuz?

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 11.12.2018 Günlük Yorumu

yukarı çık