• 31 Ağustos 2018, Cuma 3:51
M. RaşidTUNCEL

M. Raşid TUNCEL

Milli Mücadele Ruhu

Biz köklü bir geçmişi olan ama henüz milli birliğini sağlayamamış bir ülkeyiz. Fakat görünmez milli bir mutabakatımız var. O da “Vatan” meselesi… Siz bakmayın herkesin birbirini vatan haini ilan ettiğine. Gerçek düşman sınırlardan içeri girmeye başlayınca bir solukta cephede buluruz biz kendimizi. Birkaç kanı bozuk dışında bu hep öyle olmuştur. Kemalisti, dindarı, Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Türkü kim varsa hepsi aynı safta birleşir buna hiç şüphem yok. Ve sizin de şüpheniz olmasın ki, bütün dünya bunu iyi biliyor ve bu durum Türkiye’nin asıl gücünü oluşturuyor.

Modern Dünyada askeri müdahaleler artık çok pahalıya mâl olduğu için, tarihteki gibi bir Dünya savaşı, birbirine görünmez ticari bağlarla bağlanmış, küreselleşmiş dünya ekonomisini kökten sarsacağı ve bu ekonomik krizden savaşı kazanan tarafın, kaybeden taraf kadar kötü etkileneceği gün gibi aşikârdır. Zaten bu gün Dünya üzerinde hiçbir ülke, ABD de dâhil olmak üzere bu zararı telafi edecek bir ekonomik güce sahip değildir.

Öte yandan yaşanan can kayıpları savaşı yürüten hükümetlerin oy kaybına neden olduğu için, artık birçok gelişmiş ülke konvansiyonel anlamdaki savaşlara dâhil olmak istemiyor. Çünkü Dünya’daki hiçbir ülke, vatanı için can verecek asker bulma konusunda Türkiye kadar şanslı değildir. Milletimizin bütün değerleriyle oynadılar ama “Vatan” duygusunu bir türlü silip atamadılar. Bu da bizim en büyük başarımızdır. Örneğin ABD Irak savaşının sonlarına doğru kendi askerlerini cepheye getiremediği için, Uluslararası şirketlerden asker kiralamış ve sadece para için silah kuşanan bu personelden de istediği verimi alamayıp, Irak’tan çekilmiştir. Yerine de bildiğiniz gibi DAEŞ ve PYD geldi. Çünkü bu daha ucuza mâl oluyor. ABD ordusuna personel temin eden şirketlere adam başı 10-15 bin dolar maaş ödemek yerine 200-300 dolara, istedikleri kadar ölmeye hazır adam bulabiliyorlar. Hem de para için değil, gönüllü olarak, kendi ulvi amaçları için. Biri sözde din için, diğeri sözde milli bir devlet için…

Durum böyle iken, bizim hafızamızdaki savaş mefhumunu değiştirmemiz gerekiyor. İşgaller artık bir ülke ordusunun diğer ülkenin sınırlarından içeri girip yönetimi ele geçirmesi ile olmuyor.

- Bir ülkenin ticaretini baltalıyorlar, iç karışıklık çıkartıyorlar, medya gücüyle dezenformasyon yapıyorlar, seçilmiş meclisleri ve hükümetleri baskı altına alıyorlar, sosyal medya yoluyla algı oluşturuyorlar, borsalarında ve para piyasalarında manipülasyonlar yapıyorlar. Sonra bir bakmışsın ya askeri bir darbe, ya sivil bir darbe. Hükümet değişmiş. Yerine müttefik olan gelmiş.
- Toplumu yerli siyasetçilerden bile iyi analiz eden akademisyenleri ve diplomatları ülkeye gönderiyorlar. Din üzerinden, olmazsa mezhep üzerinden, mümkünse de ırk üzerinden ayrılıkçı fikirleri üretiyorlar. Önce bu fikirlerin sahiplerini, yönettikleri medya üzerinden servis ediyorlar. Saygınlık ve toplumsal dokunulmazlık kazanmalarını sağlıyorlar. Ardından fikirleri bu kişiler üzerinden medya yoluyla yayıyorlar.
- Ayrılıkçı fikirler, kavga için gerekli ideolojik zemini hazırlıyor. Sonra bu ideolojik zemin üzerine ihtiyaç duyulan terör örgütlerini kurup, besleyip silahlandırıp, huzursuzluk ve güvensizlik oluşturmaya çalışıyorlar.
- İstedikleri an krize sokup, istedikleri an düzeltebilecekleri, bu güvensizlik ortamı finans sektörü için bulunmaz fırsat oluyor. Kendileriyle çalışmaya hazır, para hırsı olan yandaşları seçip, kötüleştirdikleri ekonomi üzerinden kazandıkları paranın bir kısmını onlarla paylaşıyorlar ve zengin ediyorlar. Ve bu sayede ülke içinde kendilerine müttefik olan güçlü iş adamları yaratıyorlar. Mesela biz yıllarca “Yabancı Sermaye” dediğimiz şeyin aslında bu yerli iş adamlarının kara parası olduğunu anlayamadık.
- Her zaman o ülkenin azınlıklarını yanlarına çekip, sözde müttefik oluyorlar. Onlara finansal ve lojistik destek sağlıyorlar. Bir şekilde iktidarda olmaları için uğraşıyorlar. Sonra o azınlıklar da iktidarda kalmak için onlar ne diyorsa yapıyorlar. Çünkü onları da verdikleri desteği geri çekmekle tehdit ediyorlar. Bütün dünyada uyguladıkları senaryo hep aynı… Bakınız sözde Arap Baharı…
- Ya da bağımsız milli veya dini bir devlet vaadiyle kandırılmış grupları silahlandırıp, istedikleri ülkenin üstüne salıyorlar.
- Kendi ordularıyla Kurşun sıkıp, top patlatıp, bomba atarak değil, “diplomatik nezaketle” işgal ediyorlar. Dillerinde “barış” ama uygulamalarında hep “savaş” var.

Bunu artık görmemiz gerekiyor.

Söylendiği zamandaki şartları göz önüne aldığımda, saygı duymakla birlikte son derece romantik olan “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” söylemini, kendi dönemine bırakıp, onun yerine daha bilimsel olan “Devletler arasında barış yoktur, Sadece ateşkesler vardır” prensibini gündeme almamız ve nesillerimizi bu bilinçle yetiştirmemiz gerekiyor.

Ardından ilk olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin hâlâ bağımsızlığını tam olarak kazanmış bir ülke olmadığını, iyice anlamamız gerekiyor. Biz maalesef hâlâ işgal altındayız ve hâlâ savaşmamız gerekiyor. Sadece cephelerimiz değişti ve silahlarımız değişti. Bizi birleştirip güçlü kılacak olan, o “Vatan” duygusuna hâlâ ihtiyacımız var. 1914’te hayalperest bir paşa yüzünden zamansız şekilde, yanlış safta dâhil olduğumuz ve bütün Dünya’nın üstümüze çullandığı Cihan Harbi ile başlayan ve 1922’de “askeri” olarak sona eren “Milli Mücadele” mize, kamuflajlardan soyunup, sivilleri giymiş bir şekilde devam etmek zorunda olduğumuzu anlamamız gerekiyor.

Dediğim gibi sadece silahlarımız ve cephelerimiz değişti. Devam eden bu “Milli Mücadele”de mesela;


İşini iyi yapan, namuslu ve haramdan korkan bir memurun silahı “görev aşkı”, cephesi ise resmi dairelerdir.
Dünyayı takip edip, yenilikleri araştırmaya, öğrendiklerini iyi anlatıp, kendisinden daha iyilerini yetiştirmeye odaklanmış bir akademisyenin silahı “bilgi”, cephesi ise üniversitelerdir.
Sadece çalışma saatleri, tatil imkânları ve maaşı için öğretmenlik mesleğini seçmemiş, bu mesleğin kutsallığına inanan ve yetiştirdiği genç nesillerin bu memleketin geleceği olduğunu hiç aklından çıkarmadan, ders anlatan, varlığıyla örnek olan bir öğretmenin silahı “eğitim aşkı”, cephesi ise okullardır.

İthal etmek şimdilik daha ucuza mâl oluyor olsa bile, İmkânlarını imâl etmek için kullanan ve bir süre sonra imâl etmenin, ithal etmekten ucuza geleceğini ve bu durumun ülke ekonomisine katkı sağlayacağını anlayabilmiş bir sanayicinin silahı “sermaye”, cephesi ise fabrikalardır.

Sıradan bir vatandaş olsa bile, yerlisi varken ithalini almak istemeyen, çünkü böyle devam edip yerli üreticiyi desteklerse, kendisinin olmasa bile en azından çocuklarının kaliteli yerli ürünlere kolay ve ucuz şekilde ulaşabileceğini bilen bilinçli bir tüketicinin silahı “cebindeki para”, cephesi ise mağazalardır.

Evinden ve ailesinden başka hiçbir işle meşgul olmayan bir ev hanımı bile bilmelidir ki, çalışan kocasına ve okuyan çocuklarına hazırladığı mutlu bir akşam yemeği, onların daha üretken ve daha çalışkan olmasına vesile olacaktır ve onun da silahı “sevgi” cephesi ise evidir.

Bu liste uzar gider…

Evet hepimiz haklıyız, başımızdaki devlet büyükleri çok şey yapmalılar. Mümkünse hiç hata yapmamalılar. Mümkünse bütün eksiklikleri düzeltmeliler. Meselâ kişi başına düşen milli geliri 50 bin dolar yapmalı, asgari ücreti de 5 bin TL yapmalılar. Öyle bir ülke olmalı ki burası huzur dolu, zenginlik dolu, refah dolu olmalı.

Peki biz bir vatandaş olarak o çok kıymetli vatanımız için ne yapıyoruz? Bu vatan o meclise gönderdiğimiz 600 vekilin malı, onlar ağa biz maraba mıyız? Bizim yapabileceğimiz hiçbir şey yok mu? Elimizden bir şey gelmez mi? Biz bir padişahın ağzından çıkan sözlere muhtaç zavallı bir tebaa mıyız, yoksa modern ve bilinçli vatandaşlar mıyız?

İşimizi eksiksiz ve tam yapıyor muyuz mesela? Mesai saatlerine tam uyuyor muyuz? Trafikte birbirimize suç bulmadan önce bütün kurallara önce kendimizin uyduğuna emin miyiz? Batı ülkeleriyle ülkemizi kıyas edip duruyoruz, mesela sokakları tertemiz diyoruz da, acaba en önce kendimiz elimizdekini yere atmıyor muyuz? Amerika’daki bir lise öğrencisinin geliştirdiği yazılımı, milyon dolarlara bir firmaya sattığını akşam haberlerinde hayretle dinlerken, kendi evlatlarımızla gerektiği kadar ilgilenmediğimizin, onların hayallerini önemsemediğimizin, hatta hayal kurmalarına bile izin vermediğimizin farkında mıyız? Onları KPSS kazanıp memur olmaları, maaşlarıyla krediler çekip ev, araba sahibi olmaları için yetiştirmiyor muyuz?  

Maalesef bu liste de uzar gider…

Bu ülkeyi M. Kemal’in dediği gibi, muasır medeniyetlerin seviyesine çıkaracak olan ve yeni şimdi bir vizyonla, onların da ötesine taşıyacak olan bizlerden başkası değiliz.

Biz öncelikle “ben ne yapabilirim” diyebilirsek, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da canını vatanı için seve seve feda etmiş dedelerimizin ne için şehit olduklarını unutmamışız demektir. Tarihi gelip okullar ve işler tatil olduğunda hatırladığımız milli bayramlarımızın, Anıtkabir’i ziyaret edip, Çocuklarımıza Türk bayrağı baskılı tişörtler giydirip, 80 yıldır söylediğimiz basma kalıp sloganları tekrar etmek olmadığını anlamışız demektir.

Böylece “Milli Mücadele” ruhunu kaybetmeden, seferberlik durumunun henüz geçmediğini bilen ve hâlen devam eden bu bağımsızlık mücadelesinde, cepheden kaçmayan bir kahraman olduğumuzu ispat etmişiz demektir.

Ben “Bir Türk Dünya’ya Bedeldir” diyecek kadar aşırı Türk Milliyetçisi ve hayalperest değilim belki ama “bir insan isterse dünyayı değiştirebilir.“ diyebilirim. Ve tarih bunun örnekleriyle doludur…

Zafer Bayramınız Kutlu Olsun.

30 Ağustos 2018 / Ankara

Muhammed Raşid TUNÇEL

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ÇOK OKUNAN HABERLER

NAMAZ VAKİTLERİ
  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbul Başakşehir 13 9 3 1 14 30
2 Kasımpaşa 13 8 1 4 10 25
3 Galatasaray 13 7 3 3 8 24
4 Beşiktaş 13 6 3 4 7 21
5 Yeni Malatyaspor 13 6 3 4 6 21
6 Atiker Konyaspor 14 5 6 3 5 21
7 MKE Ankaragücü 14 6 2 6 -1 20
8 Antalyaspor 13 6 2 5 -3 20
9 Trabzonspor 13 5 4 4 2 19
10 Göztepe 13 6 0 7 -1 18
11 Bursaspor 13 3 7 3 1 16
12 Demir Grup Sivasspor 13 3 6 4 -4 15
13 Aytemiz Alanyaspor 14 5 0 9 -9 15
14 Erzurum BB 13 3 5 5 -3 14
15 Fenerbahçe 13 3 4 6 -5 13
16 Akhisarspor 13 3 3 7 -9 12
17 Kayserispor 13 3 3 7 -12 12
18 Çaykur Rizespor 14 1 7 6 -6 10
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Korfez SK 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 29 9 4 16 -13 31
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17

ANKET

Eğitimini aldığınız sektörde mi çalışıyorsunuz?

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 14.12.2018 Günlük Yorumu

yukarı çık