Beypazarı
e demokrasi

GÖKSİV’DEN SANATA DOKUNUŞ

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
GÖKSİV Sanata Dokunuş Karma Sergisi, Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı (GÖKSİV), üçüncü resim sergisi açılışını 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında Füreya Sergi Salonu’nda gerçekleştirdi.
e demokrasi

Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı (GÖKSİV), üçüncü resim sergisi açılışını 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında Füreya Sergi Salonu’nda gerçekleştirdi.

GÖKSİV Yönetim Kurulu Başkanı Emrah İncili Sanata Dokunuş Karma Resim Sergisi açılışını sosyal medyadan şu ifadelerle duyurmuştu ;

‘’Heyecanlıyız... Füreya Sergi Salonu’muzda 3. resim sergimize hazırlanıyoruz. Heyecanlıyız. Çünkü 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı günü açılışımız. Ankara’nın çok kıymetli 22 sanatçısını, GÖKSİV Sanat Danışmanı Özen Pekyılmaz @ozenpekyilmaz küratörlüğünde ağarlayacağız... Heyecanlıyız. Çünkü “Sanata Dokunuş” adlı sergimizin teması Cumhuriyet ve Milli Mücadele. Atalarımızla merhabalaşacağız. Usta ressamlarla, saygın katılımcılarla tanışacağız... Heyecanlıyız. Çünkü eserlerin satışından elde edilen gelirin bir bölümü vakfa yani çocuk ve kadın çalışmalarına aktarılacak... Heyecanlıyız! Çünkü biz amatörüz, gözümüz makam, para pul görmez, biz kendimizi adamışız. Tüm vakıf dostlarımız açılışa davetlidir. Muhteşem bir açılış kokteyli hazırlıyoruz. Bekleriz’’

GÖKSİV Sanat Danışmanı Özen Pekyılmaz Küratörlüğünde gerçekleşen ‘Sanata Dokunuş’ adlı Karma Resim Sergisi’nde birbirinden değerli yirmi iki sanatçının farklı tekniklerde eserleri sergilenmekte.

“SANATI SANATÇIYI ÖNE ÇIKARMAK BENİ MUTLU EDİYOR”

Sergi ile ilgili bilgi veren GÖKSİV Sanat Danışmanı Pekyılmaz: “Sergi için çalışmalarımız iki buçuk ay sürdü, iyi ve saygın isimlerle çalışmayı hedefledim , bundan sonraki sergilerimizde de böyle olacak, Sanata Dokunuş isimli Karma Sergimizde yirmi iki sanatçımızın elliye yakın eseri sergilenmekte. Sanatçılarımız gerçekten çok iyi yürekleri çok büyük hepsiyle beraber iyi işler yaptık. Tarih olarak 29 Ekim olmasını özellikle tercih ettim. Bizim varoluşumuzu anlatan bir günde bunu yapmak Sanatı Sanatçıyı öne çıkarmak beni çok mutlu ediyor.’’ İfadelerini kullandı.

17 Kasım ‘a kadar devam edecek olan Sergide eserleri bulunan Sanatçı isimleri şöyle ;

Abdullah Tezemir - Ali İlikler - Ayşegül Türk - Banu Gürcüm - Çiğdem Çallı - Ergün Öksüz - Ferman Aydın - Funda Yeğen - Gülçin Baykara - Gülçin Üstün - İsmet Yılmaz - Nursel Baykasoğlu - Pelin Kara - Sami Kutlular -Serap Etike - Serpil Erdoğan - Sezai Kara - Süheyla Üstek - Şahika Çağlar - Şule Akosmanoğlu - Yaşar Çallı - Yurdagül Döl

Gazetenehaber olarak biz de bu özel günde sanatçılarımızla sohbet etme ve eserlerini inceleme fırsatı bulduk. GÖKSİV’e, Emrah İncili’ye ve Özen Pekyılmaz’a davetlerinden dolayı teşekkür ediyoruz.

Sanata Dokunuş Karma Sergisinde değerli sanatçılarımızın çok nahif ve saygın davranışları ile Cumhuriyet Bayramı bir araya gelince; Mustafa Kemal Atatürk’ün Sanata ve Sanatçıya gösterdiği değeri vurgulayan ; ‘’Sanatsız Kalan Bir Milletin, Hayat Damarlarından Biri Kopmuş Demektir.’’Sözündeki haklılığını bir kez daha hatırlıyoruz… Ve hemen sanatçılarımızla röportajımıza başlıyoruz.

‘’HAKETTİĞİMİZİ YAŞAMAK İSTEYEN İNSANLAR OLARAK TOPLANDIK’’

Ressam Ali İlikler ile başladık röportajımıza, kendisini tanımak ve sergiyle ilgili düşüncelerini öğrenmek istedik.

Ali İlikler : ‘’İzmir’den geliyorum böyle mutlu bir günde hakkettiğimizi yaşamak isteyen insanlar olarak toplandık. Güzel bir ortamda dostlarla sohbet ediyoruz, resimlerimizi insanlarla paylaşıyoruz. 1962 İzmir Doğumluyum Bornova’da yaşıyorum. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar mezunuyum ama ilkokuldan itibaren aile dostumuz Orhan Peker ile başladım resme ve Ressam olmaya karar verdim.’’

Sanata Dokunuş Karma Resim Sergisinde Kaç Eseriniz Bulunuyor ve Özellikleri Nedir?

İki eserim var, özellik demeyelim. Ben ruhumda hissetiğimi ortaya koymaya çalışıyorum çünkü şuna inanıyorum resim yapmak altyapı gerektiren bir olay, bir matematik olayı, denge olayı. Alt yapınız yoksa yaptığınız resim havada kalır ve balon gibi şişer.

Şimdiye Kadar Eserlerinizle Kaç Sergiye Katıldınız?

Çok… 57 yaşındayım, ilkokuldan beri resim yapıyorum. Üniversiteye girmeden önce İzmir’de sergi açtım, yurt içi yurt dışı bir çok sergiler oldu. 80’li yıllarda Nişantaşı Akbank’ta, Etiler’de, Koç Holding Nakkaştepe’de sergilerim oldu. Ama ben bunları konuşmayı sevmem, bir hocam vardı, hiç unutmam bana şunu söylemişti; ‘Sakın profesyonel olma bu aşkı yitirirsin’ çünkü profesyonellikte ne vardır, sana diretirler, şunu yap diye. Yapamam. O zaman sanatçı olmam. Ben beynimi özgür bırakırım çalışırım.

Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı İle ilgili Düşünceleriniz Nedir? Sanata Dokunuş Karma Sergisine Katılımınız Nasıl Gerçekleşti?

Çok güzel bir amaca hizmet ediyorlar Özen Hanımla yeni tanıştık. Buraya geldikten sonra şunu öğrendim. Buraya gelen insanlar sanatçılar da olsa halen daha kendilerinden başka bir şey düşünmeyen, egoları yüksek insanlarmış, bir örnek vereyim ; Burası bir Vakıf ve kimsesiz çocuklar okuyor. Destek olmak için rozet 5TL. Dedim ki ; herkes elini cebine atsın, kimse almadı! Bunu takmak benim için gurur. Bunu yapan insanlar da ilk önce benim burda resmim var diye resim çektiren insanlar. Sonra gidiyorlar. Bunlar sanatçı mı ? Değil. Sadece süslenip püslenip, gelip yemek bölümünün önünü kapatıp, yesinler içsinler gitsinler. Çok yanlış.

Osman Hamdi Bey’in 1880 yılında yaptığı Kur’an Okuyan Kız Tablosu Londra’da 44 Milyon Liraya alıcı buldu. Bununla İlgili Düşüncelerinizi Alabilir miyiz? Ne Söylemek İstersiniz?

Ne güzel. Osman Hamdi bizim gururumuz, hak ettiğini düşünüyorum çünkü Picasso’nun 300 milyona satılıyorsa bizim ressamımızın 44 milyona satılması çok değil, onun dışında Fikret Mualla’mız da var, Abidin Dino’muz da var onların da eserlerini satacaklar, bizim de hak eden ressamlarımız var. Sadece tavırlarımız farklı, yetiştiğimiz ortam farklı onlar rönesans döneminden, biz İslam öncesi ya da İslam sonrası Türk Sanatından geliyoruz. Tabi ki motiflerimiz değişecek, renklerimiz değişecek ve bence 44 Milyon az bile verilmiş. Bunu kurtaracak kişiler de iş adamları, Pera Müzesi’nde Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi eserini insanlara katan Koç Holding oldu. Koç ve Sabancı gibi holdingler olmasa halimiz çok daha zor olacak, kayboluyoruz. Türkiye’de zaten dört beş kişi var öncü olan diğerlerinin çoğu kurgu ya da bir proje, ben onlara ressam sanatçı diye bakmıyorum, insanlar sadece para kısmına düşmüşler, benim resmim satılsın, oraya katılmayım gibi, bu bir savaş. Biz neye gönül verdiğimizi unutuyoruz. Gönül vermiyoruz artık, piyasada ne gidiyor, gül resmi mi? gül yapıyorsun. Bu artık bir projeye dönüştü, para kazansınlar sadece. Resim yaparken gül resmi yapmak önemli değil, o gülde Ressamı bulmamız önemli, o gülde Ressamdan bir şey olması lazım, yoksa fotoğraf ya da kopya olur.

Eserlerinizi Nerelerde Görebiliriz Hocam?

Eserlerim bazı müzelerde var, ben bunları anlatmasını sevmiyorum, ukalalık oluyor gibi geliyor.

Hocam Okuyucular, İzleyenler, Sanatseverler Eserlerinizi Görmek İsteyebilirler.

Yeni sergilerim var ben kendim bir şeyler yapmaya çalışıyorum, Bornova’da çok güzel bir köşkü restore ettirdik, oraya bir galeri yapacağız, İzmir Bornova’da Dramalılar Köşkü vardır, en son Bedir Rahmi ile kapattık. Ondan önce Hüzünlü Ressamı getirdik, Dramalılar Köşkü benim doğduğum evdir. Belediye’ye verdik. Şimdi yeni ve güzel çalışmalar yapıyoruz. Arkas’da komşumdur, Müzesiyle de yakından çalışıyoruz, şimdi yeni bir müze daha hazırlıyor Bornova’da. Bir yer kuruyoruz müzelerin olduğu, ilerde çok daha güzel çalışmalar yapacağız. Abdullah Tezemir, Orhan Zafer, Mümin Candaş, Ali Candaş, Yaşar Hocamız… hep bir kafada birleştiğimiz, oturup sohbet edebildiğimiz, egomuzu azalttığımız insanlar. Çok güzel bir yola çıktık. İnşallah çok daha güzel çalışmalar yapacağız.

-Çok Teşekkür Ediyoruz Hocam.

-Ben teşekkür ederim.

Ressam ve Eğitim Psikoloğu Sezai Kara ile devam ediyoruz…

‘’İLKOKUL, ORTAOKUL ve LİSE RESİM DEFTERLERİM DURUYOR’’

Sezai Kara: ‘’1959 Gümüşhane doğumluyum, 1 yaşından itibaren Ankara’da büyüdüm. Tüm öğrenim hayatım Ankara’da geçti. Resme ilgim İlkokuldan itibaren vardı, İlkokuldaki Mürsel Güçlü öğretmenim benim yeteneğimi öne çıkardı, defterlerimi alır sınıfta gezdirirdi. Ortaokulda Halise Apaydın öğretmenim vardı, ben aynı zamanda Eğitim Bilimleri Fakültesi mezunuyum daha sonra okudum öğrendim; Halise Apaydın da bir Köy Enstitülüymüş, Talip Apaydın isimli romancının eşi. O da beni Ortaokulda öne çıkardı yani yaptığım resimleri beğeniyordu, Okulda duvarlara resim yaptırıyordu bana, ben o zaman 12 -13 yaşındayım, o zamanlar sürekli resim yapıyorum kağıtlara defterlere, İlkokul, Ortaokul, Lise resim defterlerim duruyor. Fakat ben hobileri ve değişik yetenekleri olan birisiydim. İlerde ressam mı olacağım onu bilemiyordum. Futbol oynuyordum, Şiir yazıyordum, Bağlama çalıyordum. Çok yönlü birisiydim. Liseden sonra Psikoloji Fakültesi okumayı seçtim, yani hem kendimi tanıyım dedim, bir de bizim memleket hep çalkantılı. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Psikoloji Fakültesi’nde okurken kendimi daha iyi tanıdım, yeteneklerim nedir ne değildir. Baktım elim daha çok resme gidiyor, bir gazete ilanından Kayhan Keskinok atölyesinin ders vereceğini öğrendim, o zaman resim sanatçılarını pek tanımıyorum, sergileri geziyorum Zafer Çarşısı’nda.

Kaç Yıllarıydı Hocam?

1980, 1981 yılları, o gazete ilanını da görünce, ’Ayhan Keskinok Kursları Başlıyor’ diye, ben lisedeyken karakalem sergisi açmıştım ama yağlı boyayı denediğimde yaptığım yağlı boya resimleri hoşuma gitmemişti, zayıf bulmuştum ve bırakmıştım kenara o zaman. Kendi kendime dedim ki ben Kayhan Keskinok hocaya gideyim altı ay dişimi sıkayım, yağlı boyayı öğreneyim, nasılsa resim yapıyorum. Tabi başladıktan sonra Keskinok hocanın ne kadar entelektüel, üst düzey biri olduğunu anladım ve bırakamadım. 6 yıl kadar devam ettim. Daha sonra Gazi Resim bölümüne girdim 4 yıl da orada okudum yani aşağı yukarı benim on yıllık bir resim eğitimim var, 1989 yılında da ilk kişisel sergimi açtım Farabi Galerisinde, sonra arkası geldi düzenli olarak artık atölyesi olan birisiydim. Öğretmendim, eğitimciydim. Düzenli olarak sergiler açtım bugüne kadar, Ocak Ayında 32. Sergim olacak. Emin Antik Sanat Merkezinde.

Hocam Eserlerinizi Sayabildiniz mi? Genelde Sanatçılarımız Sayamadıklarını Söylüyor, Sizin Belki Sayma Şansınız Olmuştur.

-Karakalem hemen hemen her zaman çalışırım, karakalem, pastel onların sayısını bilmiyorum ama yağlı boya resimlerim mutlaka 2 bin civarı olmuştur. Sürekli desen de çalışan birisi olduğum için karakalem pastel sayısını bilemiyorum.

Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı İle ilgili Düşünceleriniz Nedir? Sanata Dokunuş Karma Sergisine Katılımınız Nasıl Gerçekleşti?

Özen Hanım’ın Sanat çevresinden öğrenmişler, beni de tanıyormuş aradılar ben de memnuniyetle kabul ettim. Çünkü ben böyle etkinliklerin yanındayım ve destekçisiyim. İlk defa geldim. Mekanı da çok beğendim. Kitaplar, duvardaki resimler hepsi beni etkiledi. Adı bile güzel. İyilik. Daha ne olsun.

Osman Hamdi Bey’in 1880 yılında yaptığı Kur’an Okuyan Kız Tablosu Londra’da 44 Milyon Liraya alıcı buldu. Bununla İlgili Düşüncelerinizi Alabilir miyiz? Ne Söylemek İstersiniz?

Şimdi, bir başka şey söyleyeyim ona döneyim. Ben sadece Ressam değil aynı zamanda Eğitim Psikoloğu olduğum için, Mustafa Kemal Atatürk o yüce önderi bugün okumadım sadece. Sürekli okuyan anlamaya çalışan birisiyim. O dev adam bu Türk toplumundaki aşağılık duygusunu yırttı attı. Biz de 9 aylığız. Bunun Batısı Doğusu yok. İnsanız ve Güçlüyüz. Biz maalesef, iyi bir resim yapılınca, Batılı gibi deriz. İyi bir gol atılınca, Avrupa tarzı gol attı deriz. Öyle değil. Osman Hamdi Bey bunu aşan bir insan. Osman Hamdi Bey’in zaten yaşam öyküsüne baktığınız zaman bilgi birikimi yüksek, karnı tok, yani Eyvallahı olmayan, kendini ülkesine, topraklarına adamış büyük bir dev adam ve bilgi küpü, Batıda da eğitim almış olağan üstü bir yetenek. Ben resimlerini inceledim Osman Hamdi Bey’in en son şu anda Ankara’da Yapı Kredi Koleksiyonu’nda sergileniyor. Orada bir yapıtını gördüm, bayıldım başka bir şey demeyim. Tabi ki söylediğiniz fiyat eder. Çünkü Batısıyla Doğusuyla bu işten anlayanlar onu değerlendiriyorlar. Oradaki birikimi görüyorlar. Fiyatlar her şeyi belirlemez ancak belli bir yerde olduğunu gösteriyor. Sadece geçmiş dönem Ressamı olduğundan değil Osman Hamdi Bey, hem Güzel Sanatlar Fakültesi kurucusu hem de İlk defa Müze kuran bir insan. Öyle büyük bir beyin o, sıradan değil. Ülkenin taşına toprağına, eski eserlerine sahip çıkan, misyon sahibi, klasikleri, Batı sanatını bilen bir insan, büyük bir Sanatçı. Neden olmasın, bizler de değerliyiz ve kıymetliyiz. Resimlerimizin de bir ederi var diye düşünüyorum ve alkışlıyorum da. Bizim insanımız.

Eserlerinizi Nerelerde Görebiliriz? Bundan Sonraki Süreç Nasıl İşleyecek?

Etkinliklere ve resim sergilerine katılan birisiyim. Çalıştaylar oluyor, Müze kuruluşları, karma sergiler, bizim derneklerimiz var, bir de benim atölyem var. Emek Mahallesi Yeşiltepe Bloklarında. En yakın kişisel sergim de Ocak Ayının ikinci haftası, Kale’de. Emin Antik Sanat Merkezi’nde, şimdi o galeriye de çalışıyorum.

Söylemek İstediğiniz Başka Bir Konu Var mı?

Çağdaş figüratif anlayıştayım, yaptığım çalışmalar üç konuyu içeriyor. Figüratif, natürmort ve peyzaj zaten üç konu vardır çağdaş gerçeklikte, bunları işliyorum. Çağdaş gerçekçi bir anlayışa sahibim. Yani benim resimlerime bakan çok resim eğitimi almamış kişi de kendinden bir şey bulabilir, ama resim eğitimi alan tabi ki onu daha iyi idrak eder, resimsel özelliklerini görebilir. En son yaptığım çalışmalarda kır çiçeklerine yöneldim, kadın ve güvercin motifleri çok çalıştığım konular. Bu sergimizde de var zaten. Gerçeklikten çok kopmuyorum, yorum katıyorum yani Sezai Kara yorumu ve ruhu oluyor orada. Bire bir kopyayı, foto gerçekçi resmi ben çok sevmiyorum. Orada ressamın ruhu olmalı ben de kendi ruhumu kattığım kanaatindeyim.

-Çok teşekkür ederiz Hocam.

-Ben teşekkür ederim…

 

Ressam Sami Kutlular ile devam ediyoruz…

‘’BİR İNSANIN ESERİ NE KADAR İLGİ GÖRÜRSE, O KADAR MUTLU OLURUM’’

Sami Kutlular: ‘’1945 Ankara Doğumluyum. Çocukluğum, İlk, Orta, Lise Üniversite eğitimim Ankara’da geçti. Devamlı Ankara’daydım. Babam İnşaat işleri yapardı, ablam, abim, annem onlar tabi rahmetli oldular. Ortaokulda resim merakım başladı, o zamandan beri devam ediyor. Ben aslında Gazi Üniversitesi İletişim Bölümünden emekliyim, baştan beri resim ile ilgilendiğimden eşe dosta resim yapardım hobi olarak, benzesin diye uğraştığımız için şimdi yaptığım resimler hep hiper real tarzda oluyor benzetmek için. Şimdilik böyle gidiyor. Aynı zamanda Gazi Üniversitesinde çalışırken, Anadolu Üniversitesi İl Koordinatör Yardımcılığını yürüttüm. Açık Öğretim Sınavlarının, tabi bütün bu işlein arasında ancak Cumartesi - Pazar boş kaldığım zamanlarda resimle ilgilenebiliyordum. Ne zaman ki bu işleri 2015 yılında bıraktım, tamamen resme yöneldim. 2016 yılında Çağdaş sanatlar’da film sahneleri temalı 25 resimle ilk sergimi açtım. Bu sergiyle beraber camianın içinde yer almış oldum. Şimdi yeni bir sergi hazırlığım var, o da müzisyenlerle ilgili. Artist resimleri olduğu için benzemesi de gerekiyor tabi onun için pür dikkat çalıştım.’’

Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı İle ilgili Düşünceleriniz Nedir? Sanata Dokunuş Karma Sergisine Katılımınız Nasıl Gerçekleşti ?

Mutlu oldum, güzel bir sergi oldu. Özen Hanım’ı ben Meslek Eğitim Fakültesinden tanıyorum, Bana ulaştı, Vakıf için sergi hazırladıklarını iletti resim verir misiniz dedi, sonrasında atölyeme geldi, İki resmimi aldı şu an iki resimde sergilenmekte.

Kaç Eseriniz Var Hocam?

Sayısını unuttum, çok… 15 yaşındayken ilk sergim açıldı, lisede devamlı resim yapardım. Benim Çomakdağ’lı Kadın diye bir resmim var, İstanbul’da sergilenmişti. Satıldı. Zeynel Güven Fotoğraf sanatçısı birisine resim yaptırmış, beğenmemiş. Sen yapar mısın dedi sana mail göndereyim dedi. Olur dedim. Yaptım ve çok büyük ilgi gördü. Elindeki damar detayları vs. hiper real tarzda, yani hoşuma gidiyor detaylara girdiğim zaman ilk başlarda biraz sıkıcı geliyor hatta, tam belli olmadığı için, sonradan iyi oluyor tabi.

Osman Hamdi Bey’in 1880 yılında yaptığı Kur’an Okuyan Kız Tablosu Londra’da 44 Milyon Liraya alıcı buldu. Bununla İlgili Düşüncelerinizi Alabilir miyiz? Ne Söylemek İstersiniz?

Güzel, bizden bir ressamın eserinin iyi fiyata satılması, Görüyoruz başka ressamlar yabancılardan, öyle resimler var. Osman Hamdi Bey’in etkileyici resimleri var. Çok memnun oldum, keşke Türkiye’de bizim resimlerimiz de öyle ilgi görse ama biraz zor şu aralar, resim piyasası oldukça ağır gidiyor.

Söylemek İstediğiniz Başka Bir Konu Var mı?

Güzel bir sergi oldu, ilgi alaka var, bir de gelenler soru soruyor öğrenmek istiyorlar, meraklılar bu da güzel, bir insanın eseri, resmi ne kadar ilgi görürse, o kadar mutlu olurum ben. Güzel bir sergi oldu.

-Çok teşekkür ederiz Hocam.

-Ben teşekkür ederim…

Ressam Pelin Kara ve Ferman Aydın ile devam ediyoruz…

‘’DOĞUŞTAN GELEN BİR YETENEK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM’’

Pelin Kara: ‘’1986 Ankara doğumluyum, yıllardır bu işi yapıyorum, kendimi bildim bileli Resim sanatıyla uğraşıyorum, doğuştan gelen bir yetenek olduğunu düşünüyorum. Moda Tasarımı okudum. 70’e yakın eserim var.’’

Ferman Aydın: 1965 Ardahan doğumluyum, yaklaşık 25 30 yıldır sanatın içindeyim, bir çok atölyede ünlü sanatçıyla çalışma şansı bulmuş bir insanım, Alaylıyım. Sanatın mutfağında yetişmiş bir kişiyim. Yaklaşık 700’e yakın çalışma ürettim. Bu çalışmaların 500’e yakını şu an sergilerde satılmış olanlar da var, koleksiyonerlerde olan da var.

Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı İle ilgili Düşünceleriniz Nedir? Sanata Dokunuş Karma Sergisine Katılımınız Nasıl Gerçekleşti ?

Pelin Kara: Sergiyi düzenleyen Özen Pekyılmaz arkadaşımız rica etti, Ferman Hocamla beraber 3 eserimizle katıldık. Zaten 29 Ekim Muhteşem bir gün, borçlu olduğumuz kişiye ithafen yapıyoruz bunları.

Ferman Aydın: Özen Pekyılmaz’ın vesilesiyle burayla bağlantıya geçtik. Çok güzel bir Vakıf, Eğitime Sanata ve İnsana dokunan bir vakıf, böyle vakıfların çoğalmasını dilerim. Böyle sosyal statüsü olan vakıflara bu ülkenin çok ihtiyacı var. Özellikle 29 Ekim Cumhuriyetin kuruluşunun 96. Yıldönümünde böyle bir etkinliğe imza atmış olmanın onuru ve gururunu yaşıyoruz. Gerek Sanatçı arkadaşlarımız gerekse bu Vakfı kuran, emek veren dostlarımızın bize vermiş olduğu destek ve katkılar için gerçekten çok teşekkür ediyorum. Öyle bir lidere sahibiz ki, insanların ne kadar büyük bir şans yaşadığını ve ne kadar büyük bir ülkede yaşadığının farkında olabileceğini düşünüyorum artık.

Osman Hamdi Bey’in 1880 yılında yaptığı Kur’an Okuyan Kız Tablosu Londra’da 44 Milyon Liraya alıcı buldu. Bununla İlgili Düşüncelerinizi Alabilir miyiz? Ne Söylemek İstersiniz?

Pelin Kara: Bence çok gurur verici, çok mutlu oldum.

Ferman Aydın: Bu Ülke Orta Avrupa’nın, Asya’nın ve Kuzey Avrupa’nın Lider bir ülkesiydi. Sanat’ın Edebiyatın ve kültürün beşiği Anadoluydu. Anadolu’da yetişen insanların bir Picasso olamaması bir Dali olamaması insan için çok üzücü bir olay. Dali’nin ve Picasso’nun eserleri çok yüksek rakamlara satılırken bir Osman Hamdi’nin eserinin bu kadar ucuza satılması bizi yaralıyor ama şöyle de bir gurur verici yanı var; Avrupa’da bir Türk Ressamın ve Osmanlı ressamının ismi duyulmuş. Bizim için gurur verici bir olay. Bir taraftan da alt yapıyı düşünürseniz; Kültür, Sanat, Edebiyat, Tıbbiye, Felsefe ve Karikatürün Anadolu’dan doğduğunu düşünürseniz bizim için çok büyük bir kayıptır bu. Biz kendi kendimizi tanıtma yetisine sahip olamamışız, kendimizi anlatamamışız. En büyük eksikliğimiz bu. Bizim bir an önce toparlanıp, nasıl bir güç olduğumuzun farkına varmamız lazım. Öyle bir lider gelmiş ki Ülkemize, koca bir yüz yıl hiçbir ülkenin sahip olamayacağı bir lidere sahip olmuşuz. Bunun farkında olursak biz her işin üstesinden gelir, en güzelini yaparız.

Eserlerinize Nasıl Ulaşılabilir? Bundan Sonraki Süreçte Yeni Sergi Olacak Mı?

Pelin Kara: 10 Kasım’da canlı performans çalışması yapacağız. Ferman Hocamla birlikte Atatürk çalışmaları yapacağız. Panora AVM’de. Herkesi bekliyoruz.

Ferman Aydın: Yaklaşık 30’a yakın kişisel sergi açtım. Bir çok karma ve yurt dışı sergilerde eserlerim sergilendi. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nden ve Mavi Çizgi Sanat Atölyesi internet sitemizden herkes, Atölye grubunun eserlerine ve benim eserlerime ulaşabilirler.

Söylemek İstediğiniz Başka Bir Konu Var mı?

Ferman Aydın: Söyleyeceğim çok konu var. Özellikle gelecek nesillerin bu eğitim sistemiyle ne kazanacağının ve ne kaybedeceğinin hiç kimse farkında değil. Ailelere büyük görev düşüyor. Sanatın, kültürün ve Edebiyatın bu toplumda bireysel gücün ve varlığın ilerlemesinin temel taşı olduğununun unutulmaması gerekir. Müfredata baktığınız zaman, hiçbir zaman bu topluma hitap etmeyen bir müfredat, Eğitimin sıfır olduğu ezberciliğin ve taklitçiliğin ön planda olduğu bir eğitim sistemini yaşıyoruz. Bunun için ailelerden tek ricam, lütfen çocuklarınızı kültüre, sanata ve edebiyata yöneltin. Bırakın onlar sizi taklit etsin siz onları değil. Teşekkür ederim.

Biz de teşekkür ederiz hocam.

Ressam ve Çocuk Kitapları Yazarı Serpil Erdoğan ile devam ediyoruz…

‘’Ey Yükselen Yeni Nesil! Gelecek Sizindir…’’

Serpil Erdoğan: ‘’Diyarbakır doğumluyum, resim sanatıyla uğraşıyorum ve aynı zamanda çocuk kitaplarım ve şiir kitaplarım var 2010 yılında Fındık Takvimi kitabı ile başladık bu yola. Devam ediyoruz. Resimle son üç yıldır yoğun bir şekilde çalışıyorum, öncesinde de resimle uğraşım vardı, daha çok kitaplarımı resmetmek amacıyla çalışmalarım oluyordu. Zaman içerisinde resimle birebir ilgilenmek istedim. bu sergide iki eserim var, toplamda çok eserim var elimde olan şu an otuz civarında.’’

Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı İle ilgili Düşünceleriniz Nedir? Sanata Dokunuş Karma Sergisine Katılımınız Nasıl Gerçekleşti?

Vakfı daha önceden biliyordum, kitaplarım aracılığıyla da. Özen Hanım vesilesiyle de daha iç içe ve daha yakından tanıma fırsatı buldum, Çok güzel bir günde buradayız. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun öncelikle, Cumhuriyet bizim için gerçekten önemli. Tarihin yapraklarını karıştırdığımıza okuduklarımız bize ders olursa Cumhuriyetimizin kıymetini bilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Atamızın da dediği gibi ; ‘’Yükselen Yeni Nesil, Gelecek Sizindir. Cumhuriyeti Biz Kurduk; Onu Yüceltecek ve Yükseltecek Olan Sizsiniz.’’ bunun için çocuklarımıza değer vermemiz gerektiğini ve çocuklarımızı bu konuda eğitip bilinçlendirmemiz gerektiğini düşüyorum.

Osman Hamdi Bey’in 1880 yılında yaptığı Kur’an Okuyan Kız Tablosu Londra’da 44 Milyon Liraya alıcı buldu. Bununla İlgili Düşüncelerinizi Alabilir miyiz? Ne Söylemek İstersiniz?

1880 yılından bugünümüze kadar bu tablo korunmuşsa ne mutlu bize diyorum. 44 Milyona satılmış olması da güzel.

Söylemek İstediğiniz Başka Bir Konu Var mı?

Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı Karma sergisinde bulunmak benim için onur verici. Herkese başarılar diliyorum. Size de başarılar diliyorum, çok teşekkür ediyorum.

Biz de çok teşekkür ediyoruz.

 

Küratör Özen Pekyılmaz ile devam ediyoruz…

‘’YÜREKTEN MÜCADELE ETMEYE BAŞLADIM’’

Özen Pekyılmaz: ‘’Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı, sosyal ve ekonomik yönden yetersiz olan ailelerin çocuklarına destek içerdiği için çok içten ve yürekten mücadele etmeye başladım ben. Arkadaşlarım sanat danışmanlığı teklifini bana getirdiklerinde hiç düşünmeden kabul ettim. Daha önceden de Küratörlük işini yaptım ama burada sabit bir yerde ve daha ulvi bir amaçla olmak daha hoşuma gitti.’’

Sanatla Bağınız Ne Zaman Başladı?

Sanata her zaman çok yakın durdum, eserlere çok imrenerek baktım, evime aldığım her tablo iyi bir sanatçının eseridir. Sanatı çok seviyorum…

Biz de Size Çok Teşekkür Ediyoruz, Sanata ve Sanatçıya Verdiğiniz Önemden Dolayı…

ben teşekkür ederim.

Osman Hamdi Bey’in 1880 yılında yaptığı Kur’an Okuyan Kız Tablosu Londra’da 44 Milyon Liraya Satıldı. Bununla İlgili Düşüncelerinizi Alabilir miyiz? Ne Söylemek İstersiniz?

Benim en çok dikkatimi çeken, biliyorsunuz Kur’an okumak denilince bir kapanma bir çarşaf içine gireriz tabloda kız başını sadece arkadan bağlamış ve Kur’anı okuyor tertemiz bir ortamda. Kadının duruşu, örtünme şekli ve o yıllardaki duruşu. İnanılmaz bir kompozisyon. bir kadının Kur’an okuması bu kadar mı güzel anlatılabilir. Beni çok etkiledi.

Söylemek İstediğiniz Başka Bir Konu Var mı?

Sanatın her türünü, toplumun her kesimine anlatmak istiyorum, Sanat her yerde olsun istiyorum.

Çok Teşekkür Ediyoruz.

Ben teşekkür ederim.

Sergi salonunda Yaşar Çallı hocamızla kısa bir sohbet gerçekleştirdik, başka bir sergiye yetişmesi gerektiğinden kendisiyle röportaj için ileri bir tarihe sözleştik. Sanatseverlerden yoğun ilgi ve katılım gerçekleştirilen sergide, bir sanatsever bakışıyla serginin nasıl göründüğünü merak edenler için, Vakıf takipçilerinden Aysel Güldemir’i tanımak ve görüşlerini almak istedik.

‘’SANATIN VE CUMHURİYET’İN SAHİPÇİLERİYİZ’’

Aysel Güldemir: ‘’21 senedir Ankara’da yaşıyorum kamuda çalışıyorum, harita mühendisiyim. Sergiye gelmenin bugün anlamlı olduğunu düşündüm. Cumhuriyet Bayramında. Vakfı uzun zamandır sosyal medyadan takip ediyorum. Her yaştan insana hitap eden etkinlikler, seminerler düzenliyor, İnsanın kendisine hayatına anlam katmak için birikimleri sağlıyor aslında bakarsanız. Burayı uzun zamandır takip ediyorum birkaç etkinliğine gelmiştim çok memnun kaldım. Bugün de özellikle geldim resme olan ilgimden, biraz da kendimin de uğraşları var, ilham almak adına. Eserler kesinlikle çok güzel. Yaşar hocamızın, Şule Hanımın, Pelin hanımın tekniğine bayıldım. Ben kendime bir sürü şey kattım bu sergiden, çok istiyorum resmi ama çok amatör ilgileniyorum, bunu bu sergilerle pekiştirmeyi daha da ilerletmeyi istiyorum. Beni motive ediyor bu tarz etkinlikler, çok memnun kaldım. Bugün Cumhuriyet Bayramı çok konuk var, insanlar Cumhuriyet kutlamasından buraya gelmişler koşa koşa, ben bundan da çok etkilendim. Sanatın ve Cumhuriyetin sahipçileriyiz diyorum ben. ‘’

Çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

Sanata Dokunuş Sergisi Sona Erdikten Sonra GÖKSİV Yönetim Kurulu Başkanı Emrah İncili’ye Düşüncelerini Sorduk

‘’HERKES TABLOLARI TEK TEK İNCELEYEREK DOLAŞTI’’

Emrah İncili: ‘’Sergi çok güzeldi, çok keyif aldım. Bu üçüncü sergimiz, katılım çoktu, insanlar samimiydi. Herkes tabloları tek tek inceleyerek dolaştı, hakikaten meraklılar da gelmişti. Ben Özen ablama öncelikle teşekkür ediyorum, büyük bir gayretle işi bu noktaya getirdi, Emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Bize bütün bu imkanları sağlayan Cumhuriyet’e ve onun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e ve tüm şehitlerimize minnettarız.’’

Keyifli sohbetimiz sona erdi. Gazete Ne Haber olarak kuruluşundan bu zamana kadar takip ettiğimiz Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı, adına ve amacına hakkıyla hizmet etmeye devam ediyor. Bakınız; https://www.gazetenehaber.com/roportaj/gokyuzunden-sanatsal-iyilik-yagiyor/39323

Gökyüzü Sanatsal İyilik Vakfı Sanata Dokunuş Karma Resim Sergisi 17 Kasım 2019 tarihine kadar Füreya Sergi Salonu’nda Sanatseverleri Bekliyor Olacak.

 

Nermin Gündoğdu Koftar

Gazete Ne Haber

 

e demokrasi
Anahtar Kelimeler:
Ders kitabına Uygur alfabesi yerine İsrail alfabesini basmışlarÖnceki Haber

Ders kitabına Uygur alfabesi yerine İsra...

Kıran 5 Operasyonu BaşladıSonraki Haber

Kıran 5 Operasyonu Başladı

Yorum Yazın

mobil

Başka haber bulunmuyor!