Beypazarı

CHP'den Koronavirüs Salgını İçin 18 Öneri

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Koronavirüs İzleme Komitesi toplantısının ardından alınan kararları açıkladı. Özel, atanamayan sağlıkçıların atanması, sağlıkta şiddet yasasının çıkması, sağlık çalışanlarına en az bir maaş ikramiye verilmesi, yoğun bakım envanterinin merkezi olarak yönetilmesi, sahtecilikle mücadele için gerekli caydırıcı tedbirlerin alınması; dezenfektan, alkol, maske gibi tıbbi malzemelerin satışı için bir üst sınır belirlenmesi gibi Komite tarafından alınan 18 öneriyi sıraladı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Koronavirüs İzleme Komitesi toplantısının ardından alınan kararları açıkladı. Özel, atanamayan sağlıkçıların atanması, sağlıkta şiddet yasasının çıkması, sağlık çalışanlarına en az bir maaş ikramiye verilmesi, yoğun bakım envanterinin merkezi olarak yönetilmesi, sahtecilikle mücadele için gerekli caydırıcı tedbirlerin alınması; dezenfektan, alkol, maske gibi tıbbi malzemelerin satışı için bir üst sınır belirlenmesi gibi Komite tarafından alınan 18 öneriyi sıraladı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Koronavirüs İzleme Komitesi toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında küresel bir pandemiyle karşı karşıya olunduğunu, bu konuyu takip ettiklerini belirterek, “11 yıldan fazla süredir toplanmayan Ekonomik ve Sosyal Konsey’in bir an önce toplanması ve alınacak önlemleri değerlendirip, gerekli tedbirler konusunda uyarılarda bulunmasını son derece önemsiyoruz. Bu kriz en çok yoksulları buluyor. Yoksulların çocuklarının beslenmesi normal zamanlardan daha da zor bir hale geliyor. Bu konuda en önemli eksikliğimiz aile sigortası. Bütün gruplara çağrı yapıyoruz. Aile Sigortası Kanun Teklifimizi kamuoyu biliyor. Parlamentoya defalarca sunduk. Aile sigortasının bir hafta içinde hızla geçirilirse, bu kriz sürecinde özellikle yoksul vatandaşların hem barınmaları, hem beslenmeleri için en önemli katkıyı yapmış oluruz. Bunu tüm siyasi partilere önemli çağrımızdır” dedi. Özel, komitenin bugün yapılan ikinci toplantısında alınan kararlara ilişkin şunları kaydetti:

KRİTİK MALZEMELERDE KDV SIFIRLANMALI
“Sağlığa ve krizin sağlık alanındaki yönetimine ilişkin önerilerimiz var. Bugün eleştiri yapma zamanı değil. Yapıcı katkılarımızı kamuoyuna sunuyoruz. Dezenfektan, alkol, maske, kolonya, ateşölçer ve ihtiyaç duyulan tüm tıbbi malzemelerin erişiminde ve fiyatlandırılmasında ciddi spekülasyonlar oluyor. CHP olarak bu malzemelerin tümünde KDV’nin salgın süresince sıfırlanmasını, bu ürünler de sabit bir kar marjıyla otorite tarafından bu ürünlerin perakende satış fiyatları için bir üst sınır belirlenmesini öneriyoruz. Bu üst sınırın üzerindeki satışın cezalandırılmasını öneriyoruz. Tüm sağlık malzemeleri ve bu tür maddelerin ithalatı üzerindeki tüm vergilerin, sınırlamaların ve ithalatı geciktirici prosedürlerin salgın süresince ertelenmesini öneriyoruz. Bu süreçte ihtiyaç olacak kritik malzemelerin ihracatına yasak getirilmesini öneriyoruz. Sahtecilikle mücadele için gerekli caydırıcı tedbirlerin alınıp bir an önce duyurulmasını öneriyoruz

SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI ÇIKARILMALI
Sağlık çalışanları ve onların meslek örgütleri sağlıkta şiddet yasasını öncelikle talep ediyorlardı. Bu sene 14 Mart’ın ana teması sağlıkta şiddet yasasıydı. Sağlıkçılar en önemsedikleri bu yasa için geçtiğimiz Pazar günü yapacakları mitingleri, salgınla mücadele ettikleri için samimiyetle iptal ettiler. Meclis çalışacaksa, sağlıkçılara psikolojik bir destek, önemli bir kazanım olması açısında, siyasi partiler ittifakla bu yasayı çıkarmalıdır. Atanamayan 620 bin sağlıkçı var. Sağlık ordusunun güçlendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu aşamada atanmamış sağlık personelinin önemli bir kısmının atanması için büyük bir fırsatla karşı karşıya olduğumuzu, buna da ihtiyacımızın olduğunu ifade ediyoruz. Ayrıca yetkin sağlık personelinden emekli olanların da bu kriz boyunca geri çağrılmasını da öneriyoruz. Sağlık personelinin uzun mesai sürelerinden yorgun, argın bir şekilde toplu taşımaya binmesi yerine mesaiye gidişlerinde ve gelişlerinde rahat edecekleri, daha fazla yorulmayacakları hızlı ve hijyenik ulaşım için derhal tedbirler alınmalıdır. Kreşlerin kapatılması ve küçük çocuğu olan annelere kamuda izin verilmesi doğru bir karardır ama sağlık çalışanları bundan yararlanamadıkları gibi kapalı kreş, sağlık çalışanları için büyük bir sorundur. Bu soruna hızla bir çözüm üretilmeli. Yerel yönetimlerin üzerine düşenlerle ilgili elimizden geleni yapmaya hazırız ama bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın hızlı bir şekilde çalışma yapması gerekiyor. Hep birlikte bu çocukların durumuna çare üretmek durumundayız. Fazla çalışmaları, ekstradan katlanmak durumunda kaldıkları masrafları telafi etmek üzere sağlık çalışanlarına ek ödemeler yapılmalı, bu süre içinde sağlık çalışanlarına en az 1 maaş ikramiye verilmesi de Sağlık Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı tarafından hızla değerlendirilmelidir.

YOĞUN BAKIM ENVANTERİ MERKEZİ OLARAK YÖNETİLMELİ
Ayrıca üniversite hastaneleri, bu salgın öncesinde dahi tıbbi malzeme temininde sıkıntı yaşadığı biliniyor. Üniversite hastaneleri bu konuda doğrudan desteklenmelidir. Başta koruyucu maske olmak üzere sağlık profesyonellerin hem de vatandaşların bireysel koruma için ihtiyaç duyduğu malzemede, kamu otoritesi önceliği sağlık personeline, hastalara ve ihtiyaç sahiplerine tanıması için stok yönetimini merkezi olarak kontrol altında tutmalıdır. Biliyoruz ki İstanbul, Ankara, Adana, Erzurum ve İzmir’de test yapılıyordu, Samsun buna eklendi. Testin 81 ilde yapılmasını sağlayacak tedbirlerin bir an önce yapılması lazım. Bunlar 81 ile ulaştırılmalıdır. Bugün Türkiye’de 889 devlet, 68 üniversite, 577 özel olmak üzere toplam 1534 hastane var, 139 bin 403 yatağımız, 39 bin yoğun bakım yatağımız var. Bu yoğun bakım yatağı sayısının yeterli olmayacağı ortadadır. Yoğun bakım kapasitesinin artırılması için her türlü tedbirin bir an önce alınması lazım. Özellikle 577 özel hastanenin sağlıkta dönüşümde son derece ekonomik faydalar görmüş bu hastanelerin mücadelenin içinde olmaması düşünülemez. Özellikle yoğun bakım yatakları açısından yoğun bakım envanterinin Sağlık Bakanlığı tarafından özel, kamu ayrımı olmaksızın merkezi olarak yönetilmesi son derece önemlidir. Özel hastanelerden pandemiyle mücadeleden faydalanılmalıdır.

TTB VE TEB İLE DİYALOG KANALLARI AÇIK TUTULMALI
Hükümete birkaç çağrımızı ifade etmek isterim. Kritik fabrikaların örneğin maske, oksijen tüpü, solunum cihazı, hastalar açısından kritik malzeme cihazları üreten fabrikaların ve temel gıda üreten fabrikaların personelinin, karantina şartlarında sağlıkları korunarak çalıştırılmalı son derece önemli. O yetkinlikteki işçinin hasta olmaması, herhangi birimizin hasta olmamasından binlerce kat önemlidir. Bu işçilerin sağlıkları ekstra korunarak o fabrikanın çalışmasının sağlanması çok önemli. İngiltere’nin bir örneğini ortaya koyduğu gibi ventilasyon cihazları üretmek için otomobil fabrikaları ya da yüksek teknolojili fabrikalara görev vermesi gibi bir görevlendirme Sanayi Bakanlığı tarafından yapılmalıdır. Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu’nun tavsiyelerine aynen uymalıdır. Bu konuda sair sebeplerden ortaya çıkan ve Bilim Kurulu’nun tavsiyeleriyle çelişen gecikmelerin maliyeti çok yüksek olacaktır. TTB, TEB gibi iki meslek kuruluşuyla diyalog kanalları sürekli açık tutulmalıdır. TTB ve TEB’in birer temsilcisinin Bilim Kurulu’nda mutlaka yer almaları sağlanmalıdır. TTB’nin uzattığı krizi birlikte yönetelim eli, düşman eli değildir. Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı gibi mümkün olan en kısa zamanlı güncellemelerle, hasta sayısı, iyileşen vaka sayısı ve şüpheli vaka sayısı ve ümit ediyoruz hiç olmaz ama varsa hayatını kaybeden vaka sayısı monitörize edilmeli, kamuoyu güvenilir kaynaklardan hızlı ve etkin bilgi almalarıdır.

İYİ Kİ KAPATILAN HASTANELER SATILMADI
İyi ki şehir hastaneleri yapıldı diye kapatılan hastaneler planlandığı gibi satılmadı, yıkılmadı, iyi ki tekrar açabildik, karantina hastanesi olarak tekrar kullanıyoruz. Bu hiç unutulmasın. O hastanelerin ne kadar önemli birer milli varlık olduğunu hatırlatıyoruz. İyi ki o hastanelerin yerlerinde AVM’ler yükselmedi de biz oraları kullanabiliyoruz. Keşke boş yatak esasına göre çalışan askeri hastaneleri kapatıp bir kısmını da sivilleştirmeseydik. Hızla hasta ve yaralı kabul edebilme potansiyeli yüksek askeri hastaneler keşke elimizin altında dursaydı ve keşke tüm hastaneler kapatılıp, şehir dışında bir dev hastane yerine, bugün ihtiyaç duyulan, gereğinde ihtiyaç duyulanları karantinaya alabileceğimiz, optimum ölçekte farklı farklı branş hastaneleri dursaydı, şehirden bu kadar uzakta, hasta için bu kadar yorucu olmayan hastanelerimiz elimizde bulunabiliyor olsaydı.”


Sağlık Bakanlığı'ndan Hastanelere GenelgeÖnceki Haber

Sağlık Bakanlığı'ndan Hastanelere Genelg...

Kılıçdaroğlu'ndan Koronavirüs MesajıSonraki Haber

Kılıçdaroğlu'ndan Koronavirüs Mesajı

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!