Beypazarı

Kıbrıs Rum Tarafı Portatif Ağır Silah Mevzileri Yerleştirmeye Başladı

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Kıbrıs Rum Tarafı Portatif Ağır Silah Mevzileri Yerleştirmeye Başladı
Abone ol
Kıbrıs Rum tarafı geçiş kapılarının yakınlarına, sivillerin yoğun olarak kullandığı noktalara portatif ağır silah mevzileri yerleştirmeye başladı.

Kıbrıs Rum tarafı geçiş kapılarının yakınlarına, sivillerin yoğun olarak kullandığı noktalara portatif ağır silah mevzileri yerleştirmeye başladı.

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay yeni yerleştirilen Rum mevzilerinin derhal kaldırılmasına ilişkin Birleşmiş Milletlere mektup gönderdi.

KKTC Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada:

''Rum tarafı Ada’da gerginliği artırmaya yönelik faaliyetleri doğrultusunda yürüttüğü provokatif eylemlerine bir yenisini ekledi. Rum tarafının bu hareketlerine son dönemde temas hattı gerisinde sürdürdüğü askeri amaçlı tahkimat çalışmaları da eklenmiş bulunmaktadır. Bu kapsamda, Yeşilırmak Kara Sınır Kapısı yakınlarında, üstelik her iki taraftan sivillerin de yoğun olarak kullandıkları bir noktaya, Rum tarafınca yakın bir süre önce güçlendirilmiş betondan yapıldıkları anlaşılan 2 adet portatif ağır silah mevzisi yerleştirilmiştir. Yine benzer bir askeri yapının da Mansura yakınlarında, Erenköy yolu üzerine yerleştirildiği tespit edilmiştir. Bu yol bilindiği üzere Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı Erenköy Bölüğü’nün ikmal güzergâhı üzerinde bulunmaktadır. Rum tarafının pandemi bahanesiyle Erenköy’deki birliğimize ikmal faaliyetimizi Yeşilırmak Mutabakatı’na aykırı bir şekilde yaklaşık 4 ay boyunca engellediği bir dönemde bölgede başka noktalarda da askeri avantaj elde etmeye yönelik tahkimatlar yapmış olabileceği değerlendirilmekte ve konu araştırılmaktadır.

Rum tarafının bu faaliyetlerinin BM Güvenlik Konseyi kararlarının ve askeri statükonun net ihlali anlamına geldiği, tehditkâr bir hareket olarak kabul edildiği, bölgeden geçiş yapan sivillerin yaşamını tehdit ettiği ve bahsigeçen askeri yapıların bölgeden derhal kaldırılması gerektiği Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay tarafından BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü Misyon Şefi Elizabeth Spehar’a aktarılmış, ayrıca konuya ilişkin olarak BM Barış Operasyonlarından sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix’ya da yine Bakan Özersay imzalı bir mektup gönderilmiştir.''denildi.

Ömer Çelik'ten Açıklama:

Ömer Çelik açıklamasında:''Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından, ABD'nin, GKRY'yi IMET programına dahil etmesine yönelik paylaşımda bulundu.

"Doğu Akdeniz'i istikrarsızlaştırmaya dönük adımlardan kimse fayda görmeyecek. ABD'nin, Güney Kıbrıs Rum yönetimini 'Uluslararası Askeri Eğitim ve Talim' programına dahil etmesi, istikrar arayışlarını bozan bir adımdır." değerlendirmesinde bulunan Çelik, şunları kaydetti:

"Adadaki her iki tarafa eşit davranmayan her adım, hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Rum kesimini tek muhatap kabul eden yaklaşımların şimdiye kadar sonuç almadığı görüldü. Bundan sonra da sonuç almayacaktır. Yunan tarafı ve Rum kesimi, Türkiye'yi ve KKTC'yi başka ülkelere şikayet ederek hiçbir sonuç alamaz. Haksızlık ve hukuksuzluk yoluyla şimdiye kadar hiçbir sonuç alamadılar. Türkiye ve KKTC, kendi çıkarlarını sonuna kadar koruyacaktır."

"Hukuksuz davranışları sürekli çözümsüzlük üretti"

Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, AK Parti'nin iktidara geldiği ilk günlerden itibaren muhataplarına Ada'da çözüm konusunda her zaman "bir adım önde olacağız" dediğini hatırlatarak, şu ifadelere yer verdi:

"Yunan ve Rum tarafının hukuksuz davranışları ise sürekli çözümsüzlük üretti. Cumhurbaşkanımıza çözüm konusunda Bürgenstock Zirvesi'nden beri muhatapları tarafından verilen sözlerin hiçbiri tutulmadı. Bu çifte standart, Yunan ve Rum tarafının çözümsüzlük yanlısı politikalarını teşvik etti. ABD'nin attığı bu son adım çözüme değil, çözümsüzlüğe destek verecektir. KKTC, Ada'da hukuk ve hakkaniyet temelli hak ve menfaatlerini sonuna kadar savunacaktır. Türkiye, bu hak ve menfaatlerin güçlü garantisidir."

KKTC Cumhurbaşkanlığı'ndan Açıklama

KKTC Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada:''Bugün, ABD’nin, Uluslararası Askeri Eğitim ve Talim (IMET) programı çerçevesinde Güney Kıbrıs’a askeri alanda eğitim programı başlatacağı açıklanmıştır.

Bu sabah ABD Büyükelçisi Judith Gail Garber Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilcisi Erhan Erçin’i arayarak duruma ilişkin şifahi olarak bilgi vermiş ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya aktarılmasını rica etmiştir. Özel Temsilci Erçin de Cumhurbaşkanlığı’nın bilinen tavrı çerçevesinde söz konusu gelişmeye ilişkin rahatsızlığımızı ve hassasiyetlerimizi Büyükelçiye aktarmıştır. 
ABD Dışişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili açıklamasında, söz konusu programın Doğu Akdeniz Stratejisi ile uyumlu olarak bölgesel istikrarı geliştirme amacı taşıdığının belirtilmesine karşın, Doğu Akdeniz’de halihazırda artan gerginlik göz önüne alındığında, tüm ilgili tarafların müdahil olduğu kapsamlı bir diyalog ve işbirliği yerine, ABD ile Güney Kıbrıs arasında ikili olarak askeri faaliyetlerin ve programların artırılmasıyla bölgesel istikrara nasıl fayda sağlanacağı anlaşılır değildir. 

Gerek Kıbrıs adasına ait doğal kaynakların yönetimi ve paylaşımı gerekse tüm bölgeyi kapsayan konularda ilgili tüm paydaşların hak ve menfaatlerini gözetecek şekilde hareket edilmemesi ve tam tersine tek yanlı veya ikili girişimlerde bulunulmasının hem adada iki taraf arasında, hem de bölgesel istikrarın sağlanması yönünde sürdürülen çabalara olumsuz etki edeceği aşikardır.

ABD’nin, askeri destek ve işbirliğinden ziyade bölgesel barış ve istikrara katkı koymasının yolu, gerek Kıbrıs’ta iki taraf arasında dengeli davranarak gerekse bölgesel aktörler arasında yapıcı diyalog ve işbirliğini teşvik etmesinden geçmektedir.''denildi.

KKTC Başbakanı Ersin Tatar, Amerika Birleşik Devletleri’ni Kıbrıs’taki iki halka eşit davranmaya çağırdı.

UBP’den yapılan açıklamaya göre Başbakan Tatar, Amerika’nın 2020 mali yılına ilişkin tahsisat yasaları uyarınca Rum tarafını Uluslararası Askeri Eğitim ve Talim Programına dahil ettiğini açıklamasının Kıbrıs konusundaki uzlaşmaz Rum tutumunu daha da artıracak yanlış bir karar olduğunu vurguladı.

Başbakan Tatar açıklamasında şunları kaydetti:

“Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Doğu Akdeniz’deki haklarımızı koruma kararlılığımızı somut adımlarla ortaya koydukça birileri kendi menfaatlerine dokunulduğu için çeşitli karşı oyunlar içine giriyor.

O yüzdendir ki bizler Kıbrıs konusunda haklarımızın korunması bakımından çok kırılgan, kritik bir döneme girdiğimizi, bu süreçten ancak ve ancak Türkiye ile karşılıklı saygı ve güven esasına dayalı politikalar ortaya koyarak selametle çıkabileceğimizi vurguluyoruz.

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM… SONDAJ… MARAŞ

O yüzdendir ki, Rum tarafının haklarımızı gasp etmek için girdiği oyunlara ve ittifaklara karşı bizim de Türkiye ile birlikte iki devletli çözüm yönümde adım atmamız, Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmalarını ileri taşımamız, Maraş’ı daha fazla gecikmeden açmamız gerektiğini ifade ediyoruz.

Amerika Birleşik Devletleri’nin 2020 mali yılına ilişkin tahsisat yasaları uyarınca Rum tarafını Uluslararası Askeri Eğitim ve Talim Programına dahil ettiğini açıklaması bize göre Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik haklarımızı korumaktan caydırıcı olacağına inanılan bir yanlış bir  karardır.

Böylesi yanlış adımlar bizi haklarımızı korumaktan vazgeçirmez, sadece ve sadece mevcut uzlaşmaz Rum tutumunu daha da artırır.

Amerika Birleşik Devletleri Kıbrıs’ta iki egemen halk, iki Devlet olduğu gerçeğini çok iyi bilmektedir.

Bu gerçek ortadayken siz eğer Kıbrıs’taki iki tarafa eşit muamele yapmazsanız hem Birleşmiş Milletlerin Kıbrıs’la ilgili ilkelerine ters düşmüş olursunuz, hem de Kıbrıs Türk halkının tepkisini toplarsınız.

“İŞ BİRLİĞİ VE BARIŞ İSTİYORSA KARARDAN VAZGEÇMELİ”

Amerika Birleşik Devletleri Doğu Akdeniz’in gerçek bir iş birliği alanı haline gelmesini ve bölgede barışın sağlanmasına katkıda bulunmasını gerçekten istiyorsa aldığı bu son karar ile benzer kararlarından vazgeçmelidir.

Kıbrıs’taki iki ayrı yönetim arasındaki dengeyi göz ardı eden adımların Ada'da mevcut gerçeklere dayalı adil, kalıcı, yaşayabilir bir anlaşma sağlanmasına, ayrıca Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın temin edilmesine yardımcı olmayacağı nettir.”

 


Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: DSÖ'nün İstanbul ofisini hızla hayata geçiriyoruzÖnceki Haber

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: DSÖ'nün İs...

Beşiktaş 3 - 2 KasımpaşaSonraki Haber

Beşiktaş 3 - 2 Kasımpaşa

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar