Beypazarı
Dr. Burhanettin Şenli

Dr. Burhanettin Şenli

Mail: burhanettinsenli@gmail.com

Afganistan 1, Afganistan'ı Tanımak

Afganistan 1, Afganistan'ı Tanımak

Fotoğraf* 1: 1920’li yıllar Afganistan-(Çeviri: Kandahar’da “Umur-u Havaiye” Dairesi)-(Umur-u Havaiye: Havacılık İşleri)

Sevgili okuyucularım, yazılarıma gösterdiğiniz ilgi beni farklı konularda da yazmaya teşvik etti ve yönlendirdi. Editörüm Serdar Akdeniz’in önerisiyle daha önce üzerinde çalışma yaptığım ve bir yıl görevde bulunduğum Afganistan hakkındaki araştırmalarımı ve gözlemlerimi içeren bir yazı dizisi yayınlamaya karar verdim. Genel yayın yönetmenimiz sevgili Selman Koftar ile de mutabık kaldık. Afganistan yazı dizisi devam ederken farklı konularda da aydınlatıcı yazılar yazmayı zevkle sürdüreceğim.

AFGANİSTAN YAZI DİZİSİ – 1

Türk kamuoyunda Afganistan çok az bilinir. Afganistan bizim için coğrafi olarak uzak ama gönül olarak en yakın komşularımızdan birisidir. Aslında hep eksik değerlendirilen “Güney Türkistan”dır. Burası Türk kültürünü buram buram hissettiğiniz bir coğrafyadır. Afganistan her Türk vatandaşının çok iyi bilmesi gereken bir konudur. Ulu önderimiz Atatürk bu gerçeği görmüş ve Afganistan’a çok önem vermiştir. Gönderdiği subaylar ve diğer devlet görevlileri değerli hizmetler yaparak inanılmaz izler bırakmışlardır. Halen Afgan ordusunda geçerli olan Türkçe komutlar ve terimler o günlerin etkisiyle kullanılmaya devam etmektedir. Benzer konuları sonraki yazılarımda anlatacağım.  

Genç Türkiye Cumhuriyeti’ni ilk tanıyan ülkelerden birisi Afganistan olmuş, Millî Mücadelemize maddi ve manevi çok destek vermiştir. İlk büyükelçilerimizden birisi olan Abdurrahman Bey de Afganistan’a ilk elçimiz olarak gönderilmiştir. Afgan kralı Amanullah Han Türkiye Cumhuriyeti’ni ziyaret eden ilk devlet başkanı olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Forsu’nda temsil edilen Türk devletlerinin çoğunun coğrafi hudutları Afganistan’ı kapsar.

Afganistan’ı inceleyen batılı yazarlar ve emperyalist görüş ülkedeki Türk unsurunu ve Türk kültürünün izlerini yok saymışlardır. Örneğin Afganistan konusunda otorite sayılan Oliver Roy kitaplarında Türk kelimesini neredeyse hiç kullanmamıştır.

19. yüzyılda başlayan ve en büyük küresel oyun olan “Büyük Oyun” Afganistan üzerinde oynanmış, Kuzeydeki Rusya ile bölgede (Hindistan’da) sömürgeci güç olarak bulunan İngiltere’nin arasında tampon bir alan olarak Afganistan oluşturulmuştur.

Afganistan önümüzdeki dönemde gündemi daha çok işgal edecektir. SSCB’nin dağılmasının en önemli sebeplerinden birisi Afganistan’ı işgalinin sonucunda uğradığı yenilgidir. Şu anda ABD’nin yaşadığı krizde de Afganistan için emperyalist amaçlarla yaptığı askeri harcamaların çok etkisi vardır. ABD’nin dünya üzerindeki en büyük ve en önemli kolordusu şu anda Afganistan’da görevlidir. Afganistan’ın ABD’nin şu anda gerginlik yaşadığı Çin ile de kara sınırı olduğunu belirtelim.

Asya’yı değerlendirmek için Afganistan mutlaka bilinmelidir. Bu nedenle 11 Eylül olaylarının hemen akabinde bir yıl süreyle kaldığım ve yıllardır araştırdığım Afganistan’ı sizlere anlatmaya çalışacağım.

Ayrıca Afganistan’ın 2002-2003 yıllarını göz önüne seren, olağanüstü tepkiler alarak onlarca gösterimini yaptığım “Afganistan’dan İzler” konulu fotoğraf sunumum ve söyleşim çeşitli kesimlerdeki izleyiciye ulaşmıştır. Arşivimde Afganistan konusunda çok geniş belge ve fotoğraf koleksiyonu mevcuttur.

Yaklaşık 3.000 sayfa Rus belgesi ve 5.000 sayfa batılı kaynaktan faydalanarak on yıla yakın süren yoğun bir çalışma sonunda hazırladığım “Afganistan (1945-1989)” başlıklı Afganistan Tarihi konusundaki doktora tezimi başarıyla tamamladım.

Hazırsanız Atalarımızın ve Mevlana’nın da geldiği topraklarla ilgili tarih yolculuğuna başlayalım. 1001 Gece Masalları’nda anlatılan ülkeler kadar güzel bir ülkenin harabeye dönüşünü izleyelim.


Fotoğraf 2: 1920’li yıllar Afganistan-(Çeviri: Pağman: Büyük Park)-(Pağman: Kabil’de bir ilçe)

Afganistan adı nereden geliyor?

Öncelikle Afganistan isminin nereden geldiği konusuyla başlayalım. Afganistan ismi, Afgan toprakları anlamına gelir. Afgan ise TDK sözlüğüne göre; 1. Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse. 2. Afganistan’a ve Afgan halkına özgü olan, anlamlarına gelmektedir. Ayrıca heyecanlı, çabuk öfkelenen ve Orta Asya’da yaşayan Müslüman bir kavim anlamı da vardır.

18. yüzyıla kadar bugünkü Afganistan coğrafyasını tam olarak ifade edecek herhangi bir ad bulunmamaktadır. Ancak 1747 yılında Abdali reislerinden Ahmed Şah’ın, “Milli Afgan Devleti”ni kurmasından sonra, siyasi alanda ortaya çıkan bölge için “Avganlar” bölgesi anlamına gelen “Afganistan” adı kullanılmıştır. Ülkenin adı, Afgan kavminin üstünlük kazandığı 18. asrın ilk yarısından sonra ortaya çıkmıştır.

Afganistan’ın adı ülkenin nadir tarihi hakkında bizlere birçok hususu hatırlatmaktadır. Genellikle bilindiği üzere -istan (veya -stan) eki bir ismin sonuna geldiğinde bize bir ülkeyi ifade etmektedir. Pers bölgesinde (veya Asya’da), mesela Pakistan veya Özbekistan gibi.

Afganistan kelimesinin, Afganların yaşadığı ülke anlamına geldiği kabul edilir. Lois Dupree klasik kitabı “Afghanistan”ın girişinde “Afgan” kelimesinin Farsça kelime Faghan kökeninden geldiğinden ve kederlenmek, yas tutmak anlamı taşıdığından bahsetmiştir.

Ayrıca MS 3. yüzyılda hüküm süren Sasani hanedanı hakkındaki belgelerde özel bir ırk için ilk defa kullanıldığını eklemiştir. “The Pathans” isimli kitabında Olaf Caroe konuyu anlatırken Afgan kelimesinin Sasani hanedanının doğu sınırında yaşayan halkı anlattığından bahsetmiş, Afgan kelimesini o halkı anlatmak için diğerlerinin kullandığını ama onların kendileri için bu kelimeyi kullanmadığını anlatmıştır. İlave olarak, Vogelsang “History and Culture of Afghanistan” isimli kitabında “Afgan” isminin Varaha Mihira’nın Sanskritçe yazdığı “Brhat-Samsira” isimli kitabında bahsettiği Hindistan bölgesinde yaşayan Avanagas isimli etnik gruptan gelmiş olabileceğini belirtmiştir.


Fotoğraf 3: 1920’li yıllar Afganistan-(Çeviri: Merâkid-i Mübarek)-(Merakid: mezarlar)

Eski efsaneleri toplamış olan birçok eser (Oğuz Kağan Destanı, Dîvânu Lugâti't-Türk, Câmi'ut-Tevârîh) Afganistan'da da yaşayan Kalaçlara Türk demiş ve onları Türklerin ana kütleden ayrılmış bir kolu gibi göstermiştir. Tarihi devirlerden bahseden kaynaklar da (El-Utbi, Fahrettin Mübarek Şah vb.) onlara Türk demiştir. Kalaçlar Afganistan'a yerleşmiş önemli Türk boylarından birisidir.

Kaşgarlı Mahmud da Kalaçları-Halaçları Oğuzlara bağlamıştır. Kaşgarlı Reşidüddin tarafından sayılan 24 Oğuz boyuna karşılık 22 boy saymış fakat boyların 24 olduğunu ve iki Halaç boyunun ayrılıp gittiğini de kaydetmiştir.

Afganistan 18. yüzyılın ortasında Peştun (Pathan kelimesi de aynı anlamı taşır fakat Peştunlar bu kelimeden hoşlanmaz.) kabilelerin bir federasyonu olarak ortaya çıkmıştır. Dr. Murat Argun Afganistan hakkında şöyle söylemektedir: “Afganistan tarih boyunca çeşitli isimlerle anılmıştır. Bir zamanlar Turan diye anılan bölge içindeydi. Afganistan’da gerçekten eski Türk devletleri burada kurulmuştur. Bugünkü Afganistan güneydeki Sistan vilayetinin ismi Saka Türklerinden kalmadır. Hazarpes ve Kapisa bölgelerine hâkim olan Kuşaniler’in başşehri ise Bamyan’dı. Kabil ise Yefteliler (Ak Hunlar) Türklerinin başkentiydi. Bu yüzden çeşitli isimlerle anılan Uluğ Türkistan coğrafyasının güneyi (Güney Türkistan) teşkil eden bölge bir zamanlar Turan daha sonra Horasan adıyla anılmıştır.”

Afganistan adı 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra yani 1870’li, yıllardan sonra kullanılmıştır. Emir Abdurrahman Han kral iken kaleme aldığı “Siracüh Tavarih” isimli kitapta: “Ben, Horasan ve Türkistan Kralı” diye yazmıştır. Güney Afganistan için ise Horasan ismi kullanılmıştır. Emir Abdurrahman Han’ın oğlu Emir Habibullah Han zamanında İngilizler ilk defa Afganistan adını kullandılar. Yani yaklaşık 120-130 yıl kadar önce Afganistan kelimesi ortaya çıkmıştır.


Fotoğraf 4: 1920’li yıllar Afganistan Kralı Amanullah Han-(Çeviri: Kral hazretlerinin son Avrupa seyahatleri intibaâtından: Kral Emanullah Han ve İngiltere Kralı Beşinci Jorj Hazretleri (Resmi geçitte))-(İntibaat: izlenimler)

Bugünkü Afganistan’ın adı eskiden Ariyana’ydı. Ariya milleti kuzeyden soğuk bölgelerden güneye sıcak bölgelere yerleşmişler. Daha sonra Ariyalılar Hindukuş Dağları’ndan geçerek İran oradan Hilici Fars (körfez bölgesi) ve Uman Deryası’nın etrafında yayılmışlar. Bazıları Afganistan’ın güneyine yani Hayber Geçidi’nden geçerek Hindistan’da göçebe hayatı yaşamışlar ve yerleşmişlerdir. Bunların yayılması MÖ 3000-4000 yıllarında olmuştur.

1964 yılında Büyükler Meclisi (Loya Jirga) Kral tarafından başkente çağırılmış ve yeni yapılacak anayasanın taslağı üzerinde son karar alınması istenmişti. Büyükler Meclisi on gün boyunca anayasadaki bazı sorunlu maddeler üzerinde tartışmıştır. Üzerinde durulan maddeler, güçler ayrılığı ilkesine göre hükümet kurmak ve milli kimlik ile alakalıdır. Milli kimlikle ilgili uzun tartışmalardan sonra “Afgan” kelimesinin tanımı yapılmış ve Afganistan’da yaşamakta olan herkes için “Afgan” kelimesinin kullanılması yasalaşmıştır.

 

Dr. Burhanettin ŞENLİ

*Fotoğraflar kişisel arşivimde bulunan ve 1928’de devlet başkanı statüsünde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilk resmi ziyaretçisi olan Afgan Kralı Amanullah Han şerefine aynı yıl basılan albümden alınmıştır.

 

Makale Yorumları

  • Kenan Yavan28-06-2020 14:44

    Tebrikler, teşekkürler. Ben de orada öğretmenlik yapan biriyim. Bu tür yazıların rehber olacağına inanıyorum. Elinize sağlık.

  • Arif Taşabat24-06-2020 00:03

    Eline emeğinize sağlık, neden cazip Afganistan neler var? ABD neden orada? Sanırım 2nci bölümde..

  • Oğuz KAYA23-06-2020 14:11

    Eline emeğine sağlık, muhtemelen mevcut Afganlar içinde konuya sizin kadar vakıf olanların sayısı bir elin parmaklarını geçmez diye tahmin ediyorum

  • Cem Ozyakup23-06-2020 02:42

    Afganistan hakkinda istahimizi kabarttin Buhrattin… Simdi aklim devaminda kaldi… Degisik alanlarda, uzun emeklerle edindigin bilgi birikiminlerinden faydalanabilmek memnuniyet verici. Cok teşekkür ederim.

  • Kadir Yazanlar22-06-2020 23:57

    İkinci bölümü merakla bekliyorum.

  • Ali Çetin22-06-2020 21:54

    Değerli yazar, Afganistan coğrafyasını Türk insanına anlatmak, Türklerin ata yurtlarından olan toprakları tanıtmak ve hangi şehrine giderseniz gidin, meramınızı Türkçe anlatabileceğiz bir Türk yurdunu ve dost kardeş Afgan halkını bizlere tanıtmakla dünyada dostlarımızın da bulunduğunu bizlere hatırlatıyorsunuz. Kabil, Kandahar, Herat ve Mezarı Şerif şehirlerinde bulunmuş birisi olarak, devam edeceğini umduğum yazılarınızı merakla bekliyorum. İyi çalışmalar.

  • Murat Özçelik22-06-2020 21:47

    Kalemine sağlık. Devamını bekliyoruz.

  • ufuk nayır22-06-2020 20:19

    Kalemine yüreğine sağlık merakla diğer bölümleri bekliyorum.

  • ONUR GENÇ22-06-2020 19:41

    Afganistan konusuna giriş anlamında çok güzel bir yazı olmuş. Afganistan'a ilgim ve Türkistan'ın bir parçası olduğunu hissettiğim roman lise yıllarında okuduğum Joseph Kessel'in ''Atlılar'' isimli romanıdır.Buskaşi'nin öyküsünü de bekleriz.

  • Esat Usay DEMİRAL22-06-2020 18:52

    Afganistan’ı çok güzel anlatan akademik açıdan doyurucu ve güvenilir bir başlangıç yazısı olmuş zevkle okudum,devamını merakla bekliyorum tebrikler

  • Serdar Gültekin22-06-2020 17:38

    Güzel anlaşılır bir yazı olmuş kalemine sağlık. Devamını bekliyoruz

  • Seçkin İçağası22-06-2020 09:04

    Alıntılarını etnik kurallara uygun, akademik bağlarla pekiştirmesi Dr. Şenli'ye daha mükemmel birisi yapıyor...

  • Zekai Başol22-06-2020 08:43

    Harika bir yazı.

  • Ruhi Gökm22-06-2020 08:41

    Afganistan hakkında çok güzel, özet ama doyurucu nitelikte bilgilere eriştirdiğimiz için çok teşekkür ederim.

  • ALİ SERDAR KÖKEN22-06-2020 08:29

    Yine müthiş bir yazı. Kalemine kuvvet. Her zamanki gibi bilgi dağarcığımızı tazelerken yeni bilgileri eklememizi sağlıyorsunuz. Teşekkürler.

  • İbrahim DUMANAY22-06-2020 08:23

    Sevgili kardeşim, Sayın Hocam, en çok sözü edilen ama eminim ki çok az bilinen, bilmezden gelinen bir konuyu, ele almışsın ve çok da iyi yapmışsın. Atatürk’ün, hem de Kurtuluş Savaşı’nın ortasında ve en kritik zamanlarında, tek bir subaya bile çok ihtiyaç duyulduğu bir dönemde, Afganistan’ın önemini o zamanlarda görerek en iyi subayların seçilerek gönderilmesi emrini verdiği bir ülkeyi, bölgeyi, toprakları, insanlarını tanıtmakla çok güzel bir iş yapıyorsun... Büyük bir heyecan ve merakla devamını bekliyoruz... Tebrikler...

  • SEZAİ BAKİ20-06-2020 10:56

    Ne güzel bir iş sergiliyorsun, boş yatıp birşeyler üretmeyenlere yuh olsun. Günümüzde gerçekleri özellikle Türk tarihini egemen güçler engellemek isteselerde günün birinde vatansever tarhici Dr. Albay Burhanettin ŞENLİ gibi birileri çıkıp tarihi gerçekleri belgeleriyle bunların yüzlerine tokat gibi vuracağını hiçmi tahmin edemiyorlar. Eline emeğine, gönlüne sağlık diyorum, iyiki varsınız. Sizin gibi nice değerler günümüzde geleceğe ışık tutarak aydınlık yolda emperyalist güçlerin oyuncağı olan "hainler'e" ders olmasını diliyorum. Bu güzel ülkemizi bizlere bahşeden ATATÜRK'ÜN ruhu şad olsun. Ne mutlu Türküm diyene.

  • SEZAİ BAKİ20-06-2020 10:33

    Türk tarihine ışık tutup bilinmeyenleri gün yüzüne çıkartarak, aydınlattığı kız için canı gönülden minnet duyuyorum. Eline emeğine sağlık. Yola devam diyorum.

  • Bayram baloğlu20-06-2020 09:46

    Harika bir anlatım.Bilgi dağarcığı çok güzel

  • Murat gülten20-06-2020 09:23

    Sayende Afganistan ıda tanıyoruz komutanım yüreğine sağlık çok güzel bir yazı keyifle okudum

  • Aytuğ İzat20-06-2020 08:15

    Dr. Burhanettin Şenli'yi, bu çok değerli yazı dizisi, tarihe ışık tutan Atatürk ve Cumhuriyet konularındaki zengin bilimsel çalışmalarından dolayı candan kutluyorum.

  • Okan Albayrak20-06-2020 07:50

    Çok doyurucu bir yazı olmuş

  • Ahmet Soyak20-06-2020 07:40

    Yazılarınızı ilgi ile takip ediyorum. Teşekkürlerimi sunar, başarılar dilerim

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar