Beypazarı
Evrim ÖĞER (SMM)

Evrim ÖĞER (SMM)

Mail: evrimoger@gazetenehaber.com

Arefe Günü İşe Gelmeyen İşçinin Durumu

2429 Sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında kanunun 1. Maddesinde Ulusal Bayramın 28 Ekim günü saat 13:00’den 2. Maddesinde ise Ramazan ve Kurban Bayramı'nın arefe günü saat 13:00’den itibaren başlayacağı belirtilmiştir. İş Kanununda arefe günleri ile ilgili özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Genel düzenleme çerçevesinde değerlendirme yapılmaktadır.

İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere kanunlarda Ulusal Bayram ve Genel Tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa; bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretlerini tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücret ödeneceği 4857 Sayılı İş Kanunun 7. Maddesinde yer almaktadır. Yürürlükten kalkan 1475 Sayılı İş Kanununda da aynı madde vardı. Ancak tatil ücreti olarak eski kanunda çalışılan günler için bir kat fazlası sözcüğü yerine yeni kanunla her gün için bir günlük ücreti ödenir kavramı getirilmiştir. Eski kanunda bir kat fazlası kavramının ne olduğu konusunda tereddüt yaşanmakta ve tatil gününde dinlemeyip İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçiler bu tatil günlerinde çalışırlarsa çalışma karşılığı olmayan bir ücrette, ilaveten iki ücret daha ödenmesi gerektiği düşünenler vardı. Yargıtay’ın verdiği kararlarda bir kat fazlasıyla sözcükleri bir iş karşılığı olmaksızın anılan günlerde çalışanlara ilave bir ücret şeklinde getirilmesi doğru oldu.

Yargıtay bir başka kararında arefe günü yarım gün tatil olarak kabul etmektedir. İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde çalışan bir işçinin iş sözleşmesi 08.02.2003 cumartesi ve 10.02.2003 pazartesi arefe günü mazeretsiz olarak işe gelmeme gerekçesiyle 1475 sayılı İş Kanunu'nun 17. Maddesinin 2. Bendinin ‘’f’’ fıkrası gereğince feshedilmiştir. Mahkemece feshin haklı olduğu gerekçesiyle ret kararı vermiştir. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatil hakkında kanunun 2. Maddesinin ‘’b’’ bendi gereğince arefe günü yarım gün tatildir. Böyle olunca davanın üst üste 2 iş günü devamsızlık şartı gerçekleşmemiş demektir. Bu çerçevede değerlendirme yapacak olursak kanunda genel bir kavram kullanılmış, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerin tam gün ve yarım gün ayrımı yapılmamıştır. Diğer bir ifadeyle düzenleme her ulusal bayram ve genel tatil günlerini kapsamaktadır. İşçinin arefe günü saat 13:00’den sonra çalışmaması durumunda ücretinin tam olacağı konusunda tereddüt yoktur. İşçi arefe günü saat 13:00’den sonra çalıştığında kanundaki ifadeye göre çalışılan her gün için bir günlük ücret ödenecektir. Bu değerlendirmeye şöyle açıklama yapmakta yarar vardır.

Çalışılan her gün için bir günlük ücret ödeniyorsa yarım gün için yarım günlük ücreti ödenmelidir. Yargıtay arefe gününü yarım gün olarak kabul etmektedir.  

Örneğin günde 9 saat çalışılan iş kanunu kapsamındaki bir iş yerinde arefe günü işe gelmeyen işçiye günde 9 saat değil 4 saat ödenmelidir. Çünkü o işçinin Bayramının başladığı 13:00 saatinden sonraki süreler çalışmasa dahi ücreti 4857 Sayılı İş Kanunu ile koruma altına alınmış durumdadır.

Uygulamada sık karşılaşılan sorunlardan biri de işçilerin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp sonrasında izin kullanmalarında ilave ücret ödenmemesi durumudur. Böyle bir uygulama kanunen mümkün değildir. Bu tür uygulamalar kanuna aykırıdır. Kanun koyucu Ulusal Bayram ve Genel Tatil Günlerinde Çalışan işçilere ödüllendirmek için ek bir ödeme öngörmüştür.

Evrim ÖĞER

Yorum Yazın