Beypazarı
Dr. Burhanettin Şenli

Dr. Burhanettin Şenli

Mail: burhanettinsenli@gmail.com

Çanakkale'de ve Corona Günlerinde Maske Dayanışması

Çanakkale'de ve Corona Günlerinde Maske Dayanışması

“Corona Virüsü” ile dünyamızın altüst olduğu bu günlerde, Çanakkale Savaşında dayanışmanın güzel bir sembolü olan “Maske” olayını anımsamamı sağladı.

Şu anda bizi etkileyip evlerimize kapatan, Corona virüsü salgını geçtiğinde akıllarda kalacak olanlardan birisi de “Maske” olacaktır.

Çanakkale savaşı sırasında İngiliz ve Fransızların, uluslararası hukuku çiğneyerek, gerçekleştirdikleri birçok kanunsuzluğun bulunduğu bilinmektedir, bunlar, gerek belgelerde, gerekse de basında büyük yankı bulmuştur.

Osmanlı devleti, bu durumun derhal durdurulmasını Amerikan büyükelçisi vasıtası ile İngilizlerden istemiştir. Gazeteler de bu konu ile ilgili yer alan haberlerde Avrupa medeniyetinin insanî yönü sorgulanmıştır.

Savaşta yaşanan en başında geleni ve en çokta tepki çekeni ise belgelerde; “muhnik gaz” olarak ifade edilen zehirli gaz kullanımı olmuştur. Osmanlı devletinin Atina elçiliği, 21 Haziran 1915 tarihli telgraf ile İtilâf devletlerinin, içinde zehirli gazların bulunduğu mermiler kullandığı istihbaratını Dışişleri bakanlığına bildirmiştir. İtilâf devletlerinin yaz aylarından itibaren zehirli gaz yayan bombaları kullanmaya devam ettikleri birçok belgeden de anlaşılmaktadır.a

İngilizler, Çanakkale savaşında, bu alışılmış dışındaki silahı kullanırken, kendileri ve müttefikleri için tedbir almış ve gaz maskesi dağıtmıştır. Bu maskeler, Yunan askerlerine ve Anzac askerlerine de vermiştir. (Yunanlılar, Çanakkale harbine sanılanın aksine tahminen 3.700 mevcutlu bir birlikle katılmış ve çoğu ölmüştür.)


Foto: 1    Yunan Askerleri Gaz maskesi eğitiminde

Anzac askerleri ise; “Türkler Centilmen askerlerdir” diyerek, gönderilen maske sandıkları açtırmamış ve gaz maskesi kullanmamışlardır.

 Hilâl-i Ahmer (Kızılay) Cemiyeti, cephede zehirli gaz kullanıldığı haberleri üzerine, cemiyet hanımları askerin bu tip gazlardan korunması için ağızlık ve burunluk (gaz maskesi) imal etmeye başlamıştır. Cemiyet, bütün masraflarını kendisi karşılamak üzere 40.000 adet ağızlık yapmış, ilk önce deniz askerlerine daha sonra da kara askerlerine göndermiştir.


Foto: 2    Hilali Ahmer (Kızılay) cemiyetinde Kadınlarımız maske imal ederken görülüyor.

Aynı yılın mayıs ayında, savaşta kullanmaya başlanan muhnik [boğucu] gazlara karşı ağızlık ve burunluk imaline başlanarak, ilave yüz bin ağızlık sağlıkçılara teslim olunmuştur.

Yine aynı senede bir hayli çamaşır dikilmiş ve dışarıda diktirilen çamaşırlar ile dört yüz kadar asker ailesine yardımda bulunulmuştur.

“Türk Yurdu” gazetesi, zehirli gaz kullanımı ve bu gazlardan korunmak için ağızlık ve burunluk maske imal eden başlangıçta İstanbul’da daha sonra diğer illerdeki Türk kadınının bu fedakarlıklarını ve savaş yıllarında üzerlerine aldıkları görevleri hakkıyla yerine getirdiklerini şöyle nakletmektedir:

“Son zamanlarda Çanakkale Harbi’nde bulunan aslan askerlerimize karşı medeniyet dışı silah kullanan düşmanlarımızın, mekanik gazlar yayıcı gülleler savurmakta olduklarını işitmişlerdir. Bu durumdan etkilenen  Hilâl-i Ahmer kadınları, bunun da bir çaresini bulmuşlardır: Avrupa gazetelerinden okuyarak mekanik gazlara karşı kullanmak için Avrupalıların birtakım ağızlıklar yaptıklarını öğrenmişler ve kendi aralarında bunu yapmayı kararlaştırarak, derhal Hilâl-i Ahmer Merkezi’ne baş vurmuşlardır. Tüm masrafı kendilerinden olmak üzere bugüne kadar 40.000 kadar ağızlık yaparak ilk önce denizcilere ve sonra karacılara yollamışlar ve hâlâ yollamaktadırlar.

Bilgi almak için bu kurumu ziyaret ettiğim de, bir iki büyük masanın etrafında 20-30 kadar hanımefendilerin sessiz, sedasız, olgunlukla ve beceriyle acele acele ağızlık imal ettiklerini, birkaç dakika derin bir takdir ve hayretle seyrettim…”(Türk Yurdu, 23 Teşrinisani 1331/6 Aralık 1915)”


Foto:3   Çanakkale de Cephe gerisinde görevli Osmanlı Hilal-i Ahmer (Kızılay) Üyeleri, Annelerimiz


Foto: 4   Çanakkale’de Yaralanıp tedavi gören kahramanlarımız

Hilali Ahmer (Kızılay) Cemiyeti

Kaynaklarda şu şekilde bahsedilir: Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında kurulan dernekler arasında yer alan Osmanlı Hilâl-i Ahmer, yaptığı çalışmalarla, döneminin en önemli yardım derneği olmuştur. Osmanlı toplumunda yardımlaşmayı sağlayan, sevgi ve şefkat duyguları uyandırarak toplumsal dayanışmayı en üst seviyeye çıkaran kurum, kuruluş özelliklerine uygun olarak cephede ve cephe gerisinde çalışarak yaralı askerlere, hasta ve kimsesiz muhtaç durumda olanlara gerekli gözetim ve bakımı sağlamayı amaçlamıştır. Bu faaliyetlerinden başka asker ve şehit ailelerine, göçmenlere, muhtaçlara ve yoksullara yardım eden dernek, hastaneler açarak hasta ve yaralıları tedavi etmekte, hastabakıcı ve sağlık personeli de yetiştirmişti. Ordunun ihtiyaç duyduğu sağlık malzemelerini üreten atölyeler kuran dernek sargı bezi ve zehirli gazlardan korunmaya yarayan ağızlık ve burunluk üretimine kadar bir çok alanda malzeme üretmiştir. Yardım toplama baloları, çeşitli sergiler ve konferanslar aracılığıyla toplumsal dayanışma ve yardımlaşmada etkili olan dernek, düzenlediği toplantı ve konferanslarla toplumu eğiten bir kuruluş olma özelliğini de taşımıştır. Uluslararası dernek ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hizmetlerini yaygınlaştıran derneğin yöneticilerinden olan Besim Ömer Paşa, Osmanlı Hilâl-i Ahmer hanımlarına verdiği bir konferansta derneğin önemini şu sözlerle dile getirmiştir:

“Düşünüyorum ki bizde Hilâl-i Ahmer (Kızılay) Cemiyeti’nin esası; “insanlık”tan, “hayır”dan öte; “yurda, memlekete karşı olan borcunu ödemek ve askeriyeye yardım etmek” olmalıdır. Hilâl-i Ahmer Cemiyeti; “vatana hizmet” memlekete karşı yerine getirilmiş bir dinin gereği gibi düşünülmelidir. Öyle zannediyorum ki bu fikir üzerine tesir eden cemiyet, bizde sırf “iyiliğe”, “insaniyete” dayanan diğer cemiyetlerden daha ziyade ehemmiyetli ve daha büyük yararlılıklar gösterir. Daha da ileri giderek diyorum ki: Bizde Hilâl-i Ahmer’in en kutsal ve en sarsılmaz esası olan cemiyet olmalıdır.”

Bu güne kadar toplumun her yarasını saran Kızılay, üzülerek söylüyorum, günümüzde ehil olmayan ellerde toplumdan ve gerçeklerinden uzaklaşarak başka işlerle anılır olmuştur. Kızılay’ımızın toplumuza dönmesini zor günlerde tarihimizde olduğu gibi yara sarmasını özlemle bekliyoruz.

Bu vesileyle Çanakkale’de olduğu gibi, her zor durumda toplumumuzda yaralarımızı saran silahsız kuvvetlerimiz, gururumuz sağlık çalışanlarını saygıyla anıyorum. 23 Mayıs 2020
 

Dr. Burhanettin ŞENLİ

 

Dr. Burhanettin Şenli Kimdir?

Emekli Jandarma Albay Dr. Burhanettin Şenli

19 Şubat 1963 tarihinde Ankara Yenimahalle’de doğdu. Memleketi Bolu’dur. İlk ve ortaokulu Ankara’da bitirdi. 1982 yılında İstanbul Kuleli Askeri lisesini bitirdi. 1986 yılında Kara Harp okulundan Jandarma Teğmeni rütbesiyle mezun oldu. Ankara Haymana, Hakkari Yüksekova, 1993-1996 yılları arasında Eşme’de ilçe Jandarma komutanı olarak görev yaptı. Jandarma Komando Taburu İkizce Şırnak, İzmir İl jandarma komutanlığı, Tunceli il jandarma Komutanlığı, Eskişehir il jandarma komutanlıkları emrinde görev yaptı. Uluslararası Güvenlik Yârdim Kuvveti (UGYK-ISAF) karargahında ülkesini temsilen 2002-2003 tarihinde bir yıl süreyle görev yaptı. Elazığ il Jandarma komutanlığı ve Konya jandarma bölge komutanlığı emrinde çalıştıktan sonra 2012 yılında Jandarma Kıdemli Albay Rütbesinde emekli oldu.

2007 yılında TC. tarihi alanında, Milli Mücadele’de Eşme(1919-1923) konulu teziyle yüksek lisans eğitimini, 2017 yılında TC. Tarihi alanında, Afganistan 1945-1989 konulu tez çalışmasıyla da Doktora eğitimini tamamlamıştır. Çok sayıda Makale ve bildirisi yayınlanmıştır. 2019 yılında Milli Mücadele’de Eşme isimli kitabı yıldız yayıncılık tarafından basılmıştır. Halen çeşitli konularda araştırma ve akademik çalışmalarına devam etmektedir.

Makale Yorumları

  • Yetiş kalmaz09-06-2020 19:50

    Sn.komutanım, Dr.Burhanettin Şenli.. Makaleninizi okudum, değerli çalışmanızdan dolayı sizi tebrik eder, saygılar sunuyorum.. teşekkürler.

  • Arif Taşabat03-06-2020 14:10

    Anzakların maske takmaması, hani bir laf vardır ya düşmanın yiğitliği ile ilgili ne hoş, elinize emeğinize sağlık

  • Seçkin İçağası24-05-2020 09:38

    Değerli bir çalışmanın daha net ifadelerle, sade ve anlaşılır şekilde kaleme alındığı makale için Dr. Şenli'ye içten tebrik ve teşekkürlerimle...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar