Beypazarı
Önemsoft
Önemsoft
Kızılay
Ahmet Gürel

Ahmet Gürel

Mail: ahmetgurel50@gmail.com

Çocukluk Anılarımda Anıtkabir ve Çubuk Barajı

Çocukluk Anılarımda Anıtkabir ve Çubuk Barajı

Babamın Ankara’daki yeni tayin yeri, Keçiören Etlik’teki askeri birlik idi. Ben, 1950 yılında, Ankara’da doğmuşum. Ankara’da babamın görev süresince, “Depolar” denilen bölgedeki tek katlı kagir lojmanlarda kaldık. Lojmanların önünde yabani güller vardı, onların arasından üç tekerlekli bisikletimle gezmek, en büyük eğlencemdi. Aradan 3 yıl geçti, kardeşim Mehmet doğdu, onun doğuşunu hatırlıyorum, “nasıl olur da hatırlarsın?” Derler, bana. Benim için çok önemli bir gündü, bana eş gelmişti, hala unutamıyorum.

Oralara geçmişten ne kaldı diye gittiğimde, gözüm ne aradı biliyor musunuz? Altı yıl yaşadığım, tek katlı kagir lojmanı aradım. Yoklardı, günümüzde o yerlere modern lojmanlar yapılmıştı; aynı bölgenin bitişiğine de Gülhane Askeri Tıp Akademisi kurulmuştu.

Anılara devam ediyorum, 10 Kasım 1953 günü, babamın omuzunda, kalabalık içinde bir yöne doğru yürüyorduk, Gençlik Parkının kapısındaki kalabalığı çok net hatırlıyorum. Ağlayarak yapılan bu yürüyüşe bir mana veremiyordum. Atatürk’ü sadece resimlerinden tanıyordum, ölümünü, Ankara misafirliğini o yaşta bilmem olanaksızdı. Atatürk’ün naaşının, Etnoğrafya Müzesinden, Anıtkabir’e naklini, babam; “Hani Atatürk’ün ardından yürümüştük” diye sürekli anlatırdı, o gün, belleğime sanal olarak, adeta kazımıştı.

1999 yılında, Anıtkabir’de, bir ay süreyle Atatürk fotoğrafları sergisi açıp, orijinal 35 fotoğrafı komutanlığa hediye ederken, Anıtkabir komutanlığının yaptırdığı, duraklar halindeki görsel tanıtım sunumuna katkı koydum. Yine komutanlığa 1.000 adet tasnifli Atatürk fotoğrafı hediye ederken, Ulu öndere görevimin bitmediğini biliyorum. 10 Kasım 1953 günü, yaptığım sanal yürüyüşümü; belgesel haline getirdim. Artık, hiç belleğimden çıkmıyor...

Başka bir Ankara anısına gelince, yaklaşık beş yaşındaydım, ailece bir pikniğe gitmiştik. O günden, belleğime bir beton duvar, bir göl, tepeden bakınca oya gibi işlenmiş bir park işlenmişti. 18 yaşıma kadar, bu gördüğüm yerin neresi olduğunu kime sorduysam, öğrenemedim, ya da ben bu piknik yerini anlatamıyordum.

Yıl 1968, üniversiteyi kazanmışım, Ankara’ya amcamın yanına misafirliğe gelmiştim. Amcam, Etimesgut civarında toprak yollarda direksiyon talimi yaptıktan sonra, beni bir piknik alanına götürdü. 13 yıllık hasret bitmişti, burası, Türkiye’nin ilk barajı olan “Çubuk” barajı idi. Atatürk’ün hasretle bitişini beklediği baraja gelmiştim, gözümde büyüttüğüm kadar kocaman bir baraj değildi, ama ilk oluşu çok önemliydi.

Çubuk Barajı; Ankara'nın 11 km kuzeyinde Çubuk Çayı üzerinde 1930-1936 yılları arasında inşa edilmişti. Çubuk Barajı, Cumhuriyet ilan edildikten sonra yapılan ilk beton ağırlık barajıdır. Gövde hacmi 120.000 m3, yüksekliği 25 metre, normal su kotunda göl hacmi 12,50 hm3, normal su kotunda göl alanı 0,94 km2’dir.

Baraj Atatürk'ün emriyle içme-kullanma ve sanayi suyu temini ve taşkın kontrolü amacıyla  yapılmaya başlanmış ve 3 Kasım 1936 günü yapılan bir törenle hizmete girmiştir. Ankara ovasının kısmen sulanmasını da gerçekleştirmiş olup, ayrıca Ankara'nın önemli ve güzel mesire yerlerinden biri olmuştu.

Yıl 1977, Devlet Su İşleri’ne (DSİ) mühendis olarak girmiş, ilk görev yerim, Aliağa Güzelhisar Barajı olmuştu. Türkiye’nin ilk beton barajı Çubuk’tan sonra, Ege bölgesinin en büyük barajının yapımını adım adım kontrolunu yapmıştım. Emekli oluncaya kadar, onlarca baraj inşaatı ve projesi yaptım. Fırat nehri üzerinde; 5, Dicle üzerinde yapılan; 2 barajı defalarca gezdim. Yapılırken dünyanın 4. büyük barajı olan adını ulu önderden alan; Atatürk Barajı’na defalarca gittim.

Ulu önderin, özlemi olan ilk barajımız Çubuk Barajı’ndan, 56 yıl sonra biten dev eser; Atatürk Barajı. Her iki barajdan da gurur duyuyoruz, arşivimden izleyeceğiniz fotoğraflarla, ilk barajın nasıl güçlüklerle yapıldığını göreceksiniz.

1994 yılından itibaren, devre dışı bırakılan Çubuk Barajı’nın, Ankara Büyük Şehir Belediyesince gölündeki çamurun temizlendiğini, çevre düzenlemesinin bitirilmek üzere olduğunu keyifle öğrendim. DSİ’nin su laboratuvarlarının eski deney aletleriyle burada müze yapılarak, öğrencilere eğitim verilebilir. Ankaralılara selam, ben de Ankaralıyım. 19 Mayıs 2020

 

Ahmet Gürel
Atatürk Araştırmacısı

Makale Yorumları

  • Necati Yalçın19-05-2020 00:30

    Ankaralı Sevgili Ahmet Ağabey. Yüreğine sağlık.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar