Beypazarı
target english
Dr. Necati Yalçın

Dr. Necati Yalçın

Mail: yalcinnecati@yahoo.com

Corona Günlerinde Sanal Turlar, Sevgi Çiçeği

Corona Günlerinde Sanal Turlar, Sevgi Çiçeği

İşte!

Bugünkü sanal turun konusu bir Ankara endemiği, masal tadında…

Corona tehlikesi bir yanda.

Umut veren sevgi çiçeği diğer yanda.
 

Son birkaç günün sanal gezileri:

Ankara Çiğdemi Tükenmesin!

Evvel zaman içinde, Eşsiz Çiçekler Yaşarmış Nallıhan Kuş Cenneti’nde

Aysantıbeli Güzellerine Sanal Bir Gezi

Corona Günlerinde Sanal Turlar Serisi Vakıf Eserleri Müzesi

Çiçeğe ve çiçeğe emek verenlere

Bozkır.

Bozkırda bir başkent.

Bozkırdaki başkentte 33 endemik çiçek.

Belki de içlerinden biri coronayı yenecek.

Gel gör ki, faydaları üzerine araştırma yapılamıyor.

Çünkü öylesine azlar ki, soyları tükenme tehlikesiyle karşı karşıya.

Biri, bugünkü masalımızın konusu.

Umut ışığı doğuran.

Gölbaşı’ndan. 

Sevgi çiçeği.

Veya yanardöner.

Veya Centaurea tchihatcheffii.

İçinde opera ve bale de olan bu masal, çiçeğe ve çiçeğe emek verenlere yazıldı…

Opera ve Baleli Masal!

Evvel zaman içinde…

Memleketin birinde güzel bir göl varmış.

Bir de, gölün iki yanına sürülerini getiren iki çoban.

Biri Zeynep diğeri Mehmet.

Kız fakir. Mehmet, zengin oğlan.

Aşkları, en az, iyi bildiğimiz efsane âşıklarınki kadar.

Gerisi bildik!

İstememiş zengin baba.

Buluşamamışlar bu dünyada.

Gömülmüşler Gölbaşı’nın iki kıyısına.

Çiçekler dolmuş mezarlarının etrafına…

Bolca Açarmış

Çiçek Gölbaşı’nın çiçeğiymiş, bolca açarmış.

Gölbaşı’nda bir de Devlet Opera ve Balesi’nin çitle çevrili arsası varmış. Orada da açarmış.

Kırmızıymış.

Açtı mı her yeri kırmızıya boyarmış.

Çitin içindeki Devlet Opera ve Balesi’nin arsası da çitin dışı da kırmızıya boyanırmış.

Çiçeğin rengi güneşle biraz değişir gibiymiş.

Bilim insanları çokça ismi olan çiçeğe yanardöner demişler.

Çiçek, güzel ve bolmuş.

Hal böyle olunca bolca toplanırmış.

Hatta kent merkezinde bile, şimdilerde, bir yerde bile korumadığımız ama bolca diye soğanıyla söküp sattığımız Ankara çiğdemi gibi, demet demet satılırmış.

Hırs

Çiçek Gölbaşı’nın hemen her yerindeymiş.

Hırs da!

Uygun olan olmayan her yere bina yapma veya tarla açma hırsı gibi…

 Kimse Çiçeği Bulamamış

Gel zaman git zaman Gölbaşı’nın merkezi binalarla, çevresi tarlalarla dolmuş.

Devlet Opera ve Balesi’nin çitle çevrili arsası da tarlalar arasında kalmış.

Bir gün…

Mevsimi gelmiş kimse çiçeği bulamamış.

Bir tek Devlet Opera ve Balesi’nin çitle çevrili arsasında bulabilmişler.

Çiçeklere ömrünü veren ve bence adı Anadolu Çiçeklerinin Babası olan Prof.Dr. Mecit Vural, arsayı tespit etmiş.

Önemini zaten biliyor. İlgililer de bilsin istemiş.

Aramadık, anlatmadık adam bırakmamış. Arsayı ilgili bakanlığa devrettirmiş. Bir de resimli ve açıklamalı bir tabela diktirmiş.

Arsa, artık çiçeğin korunduğu alan olmuş.

Çiçeğin önemi yavaş yavaş anlaşılmaya başlamış.

Çünkü çiçek, yol kenarlarını saymazsak, koca Gölbaşı’nda sadece o arsada çıkar olmuş.

Sadece Birkaç Çiçek!

Gel zaman git zaman, yine çiçek açma mevsimi gelmiş.

O da ne!

Görenler gözlerine inanamamış.

Masal bu ya!

Başka bir yerde açma şansı bulamayan çiçek arsada birkaç tane açmış.

Birkaç tane!

İpucu vereyim! Masalın bu kısmı da gerçek.

Doğma-büyüme Gölbaşılı, çocukluğunda çiçeği Gölbaşı’nın her yerinde gören ve bence adı Sevgi Çiçeğinin Babası olan Hulusi Gürpınar, o birkaç çiçeğin başına oturmuş.

Ağlamış.

“Olmaz!” demişler.

“Ya olursa!” demiş, almış o birkaç çiçeğin tohumunu.

Bahçesine ekmiş.

Ertesi Sene

Ertesi sene olmuş.

Çiçek, korunduğu alanda ve Gürpınar’ın bahçesinde açmış.

Unutmadan, Gürpınar ile aslında yöreye sivrisinek için gelen ama tanışmasının ardından çiçeğe gönlünü veren Prof.Dr. Ayşe Boşgelmez;

Çiçeğin çok adı var!” demişler.

Benim tespit edebildiklerim; peygamber çiçeği, kırmızı peygamber çiçeği, gelin düğmesi, türbe çiçeği ve hasırcı çiçeği.

Bundan sonra adı sevgi çiçeği olsun!” diye karar vermişler.

Böylece, daha önceden 6-7 adı olan, botanikçilerin yanardöner adını koyduğu çiçeğin, halk arasında en çok tutan bir adı olmuş.

Belediyenin Kocaman Parkı

Masal bitmedi!

Gürpınar’ın bahçesinin yanında bir yol varmış.

Yolun diğer tarafında kocaman bir park. Belediyenin.

Her yerde yok olan çiçek, sevgi gördüğü bahçede çıktıktan sonra yolun karşısındaki parkın kenarında da çıkmasın mı?

Gürpınar çıkmış belediye başkanına.

Böyleyken, böyle demiş.

Başkan da kocaman parkın Gürpınar’ın bahçesine bakan tarafını çiçeğe vermiş.

O taraf, ferforje çiçek desenli demir parmaklıklı, iki taraftan kilitli, parsellere bölünmüş, ortasında mermer heykelli gen bahçesi olmuş.

Ressam Yaşar Çallı'nın Atatürk ve Sevgi Çiçekleri Tablosu

Masalın Sonu?

Gökten dört elma düşmüş…

Mutlu son!

Ankara’nın 33 endemiğinden sadece biri, sevgi çiçeği – yanardöner yok olmaktan kurtulmuş.

Her sene belediyenin gen bahçesinde düzenlediği törenlerle, törenlere katılan her yaşta insanlarla toprakla buluşur olmuş.

Nisanın sonlarına doğru çiçeklere boğulmuş, coşmuş.

Yerinde Koruma

Çiçek, bugün bir kaç alanda birden, yerinde korunuyor.

Çitle çevrili.

Kuş, böcek giriyor.

Çit, bizden koruyor!

Bugün

Çiçeği bugün Gölbaşı’nda pek çok yerde ve formda görebilirsiniz.

Değirmen, tabela, marka hatta sokaktaki lamba gibi.

Geçen sene tescillendi ve coğrafi işaret belgesi aldı.

Birkaç isim daha

Kum  Resim Sanatçıları Şerife ve Mustafa Kumcu çifti, karayolu köprüsünün altınını çiçekle süslemişler. Çiçeği, belediye tesislerinde isteyene kumdan yapmayı öğretiyorlar. Gönüllü.

Rahmetli  Ressam  Mehmet Halis Bozkurt, çiçeğin harika tablolarını bırakmış.

Heykeltıraş Prof.Dr.  Mümtaz  Demirkalp, andezit taşından yapmış. Gölbaşı girişinde.

ŞairÜnal Yıldız, çiçeğe haftada, olmadı ayda bir tane şiir yazıyor.

Duayen  Ressam  Yaşar  Çallı, tablosunda çiçekle Atatürk’ü buluşturmuş. Her konferansımda kullanıyorum!

Prof.Dr. Bilgehan Gülcan,Turizm Fakültesi öğrencileriyle her tohum atma törenine katılıyor.

Törene Gölbaşı’ndan ilk-orta-lise, okullar da katılıyor. Sonuncuna Uğur Ekiz Öğretmen, aldı getirdi okulunu. Batıkent’ten.

Nazmi Bilgin. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı. Gölbaşı’ndaki Bizim Çatı’da uluslararası resim çalıştayları yapıyor. Sanatçılardan mutlaka biri, çiçeği çalışıyor.

“Bu sene de yapacağız.” demişti. Corona çıktı, soramıyorum.

 Kaymakam Tülay Bilgihan ile belediye başkanları; Ramazan Şimşek, Fatih Duruay, Yakup Odabaşı ve Abdulnasır Haşnak. Benim bildiğim en az 4 belediye başkanı.

Çiçek için yapılanları hepsi hep destekledi, destekliyor.

Ve Bahçıvan Mehmet Horuz. Belediye gen bahçesinin sorumluluğunu vermiş.

Horuz, sorumluluğu almış başının üzerine koymuş!

Mesai başlamadan çiçeklere koşuyor.

Her parselde farklı gübre deniyor.

Çiçeği, doğadaki boyunun iki katına çıkardı!

En son buluşmamızda elinde metre vardı!

Bir de öneri

Büyükşehir mi yapar Gölbaşı Belediyesi mi bilmem…

Sevenler, özel yerleri seviyor.

Köprü, kilit asarak çöker mi?

Paris’teki Pont des Arts, asılan aşk kilitleri yüzünden çöküyordu...

Zeynep ile Mehmet’in mezarları ihya edilse.

Köprü de olur mu bilmem ama sevenlere özel bir yer çıkacağı kesin.

Tarihi alt yapılı, çiçekle bağlantılı.

Çökme riski de yok!

Mutlaka Yapın!

Çiçek nisanın sonundan itibaren çiçek açacak.

Corona sorunu da elbet son bulacak!

Gidin Gölbaşı’na!

Çiçeğin bir fotoğrafını çekin.

Yaslanın arkanıza, çektiğiniz fotoğrafa bakın!

Bu yazıyı buraya kadar okuduğunuza göre göreceğiniz sadece bir çiçek olmayacak!

Hırsın yenildiğini, sevginin kazandığını da göreceksiniz.

 

Darısı tüm endemiklerin başına.

Adını andığım, anamadığım, tüm emek harcayanlara selamla…

 

Dr. Necati YALÇIN

Makale Yorumları

  • İrfan Karagöz31-03-2020 13:31

    İlk fotoğrafımı 1977 yılında rahmetli babamın aldığı makina ile çekmiştim. Sonrakiler o tadı vermedi. Yeni bir makina alacağım. Sırf çiçekler için. Eminim onun tadı da ilk fotoğraf makinem gibi olacak. Kalemine sağlık', Necati Hocam.

  • Ali İhsan GÜÇLÜ25-03-2020 19:00

    Kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum. Sevgi Çiçeği etrafında birleşen ve buluşanlara selâm olsun.

  • Ünal YILDIZ25-03-2020 18:04

    Sevgi çiçeği ile sayenizde tanışanlar aşk ile dolacak Üstadım...var olunuz Efendim..AŞK İLE DOLACAKBiliyorum az kaldı kavuşmaya,Kabarmıştır iyice toprak,Heyecan dolu babaları sevinçten uçacak,Sevgi çiçekleri doğacak.Ne kaldı şurada, geldi Mayıs,Her yanı kırmızı kaplayacak,Baharı kutsayacak,Yeni sevdaları muştulayacak.Biliyor musunuz Dostlar?Sevgi Çiçeği’ne dokunanlar;Aşk ile dolacak,Mutluluğa doyacak.Etrafa sıcacık sevgi saçacak,İçten dostluk sunacak,Asla yaşlanmayacak,Gönlü hep genç kalacak.Cahilim, ermez aklım sırlarına,Duyarım söyler açıkça,Yığılır kalemime yazılacak,Sevgi çiçekleri sonsuz şiir olacak.Bir Cahil 24.03.2020SİPAHİLİ MERSİN

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar