Beypazarı
Uğur PEHLİVANLI

Uğur PEHLİVANLI

Mail: ugurpehlivanli@gazetenehaber.com

Gökdelen Ekonomisi

GÖKDELEN EKONOMİSİ

Aşığı olduğumuz, Cumhuriyet tarihinde daha iyisini görmediğimiz(!);  Neoliberal ekonomi politikalarını, 80’li yıllardan bugüne kadar geliştirip, İhracata dayalı büyüme stratejisinden inşaata dayalı büyümeye evrimleştirdik. Binalara atılan sağlam temellerin ekonominin temelini de sağlamlaştıracağını düşünüp; yüksek yapıları güçlü ekonominin alamet-i farikası saydık.

Belki de altın kaplama musluklu oteller yapan Suudlara özendik ama unuttuğumuz bir şey vardı; bizim “Eski çamlar petrol oldu elhamdülillah” diye vazgeçebileceğimiz ormanlarımız yoktu; petrole dönüşmese de, petrol zengini Araplara satmak için orman katlinin vacip olduğunu düşündük. 2018 yılında 20.000 konutla rekor sayıda satış yaptığımız pırlanta süslü arabalara binen görgüsüz Arapları “Yabancı Yatırımcı” diye el üstünde tuttuk.

Safi Yurtiçi Hasılamızın ’unu inşaat sektörüne aktarıp, betona gömdük.

Zevksiz Almanlar (!) ortalama 90 m2 evlerde otururken 200 m2 evlere sığamaz olduk.

Henüz yolu yapılmamış köylere 500 konutluk siteler inşa ettik.

Ülkenin bitki örtüsünü şekilsiz yapılar haline getirdik.

Beton santralleriyle dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefledik.

Çocuklarımızı boşa okuma, müteahhit ol diye yetiştirdik.

Batının bilimini “Bizde de inşaat var.” diye eleştirme gafletine düştük.

Oturduğumuz binalar yükseldikçe, insani değerimiz yükselir sandık.

Gökdelenlerde oturup “Açlık Sınırı” edebiyatı yaptık.

Şehirlerin gelişmişlik düzeyini AVM sayısıyla ölçüp, açılan her AVM ile gelişmişliğin dibine vurduk.

“Şefaat Ya Resulullah” diyen dedelerin, “İnşaat Ya Resulullah” diyen torunları olduk.

Ülkemizde 25 ayrı sektörün lokomotifi haline gelmiş, tedarikçileri ile birlikte takriben 4 Milyon kişiye istihdam sağlayan bu devasa sektör görünmez bir ekonomik krizle yerle yeksan olduğunda bankacılıktan imalata; hizmetten enerjiye, pek çok sektörü de dibe çekmesi kaçınılmaz son olacaktır.

Görünmez sandığımız bu kriz çoktan başladı aslında. Likidite sıkıntısı ayyuka çıktı ama hala trampa ekonomisine dayalı olarak devam eden bir sarmal var elimizde. Yani maç bitti, takım elendi ama taraftar stadı hala terketmedi….

Uğur PEHLİVANLI
Ekonomist

Yorum Yazın