Beypazarı
target english
Dr. Metin Özaslan

Dr. Metin Özaslan

Mail: mozaslan@yahoo.com

Hisarönü'ndeki Seymenlerin Ocağı Ankara Evi'nden Fetret Dönemi Zihniyetine Uygun Bir Ticarethaneye Dönüşmüş Hisar Kasrı'na

HİSARÖNÜ'NDEKİ SEYMENLERİN OCAĞI "ANKARA EVİ"NDEN FETRET DÖNEMİ ZİHNİYETİNE UYGUN BİR TİCARETHANEYE DÖNÜŞMÜŞ "HİSAR KASRI"NA...

Bugün Niğde Dernekler Federasyonu eski Başkanı dostum Emin Özer'in daveti üzerine öğle saatlerinde Ankara Kalesinde buluştuk. Davet ettiği yer ise Hisar Kasrı denilen bir mekan idi...

İsmini duyduğum, göz hafızamda yer alan fakat belli ki bilinçli olarak zihni hafızamdan ittiğim bu yere ilk defa gidecektim. Nitekim kılavuzum navigasyon beni mülkiyeti Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan ve yıllarca Ankara Kulübümüze evsahipliği yapan Hisarönü'ndeki Ankara Evine götürdü. 

Ankara Kulübümüzün Ankara Evi maalesef Hisar Kasrı denilen yere dönüştürülmüş. (Adı bile tuhaf zira Ankara'nin kasır kültürü ve geçmişi yoktur). Yıllarca gitmekten imtina ettiğim, gitmeye direndiğim, nice anılarımızın saklı olduğu bu özel mekan onlarca ağaç kesilerek bir ticarethaneye, Kalemizin, Ankaramızın dokusuyla tezat oluşturan bir ucubeye dönüştürülmüş. Çok üzüldüm, hüzünlendim, gerginleştim ve sebep olanların geçmişlerine, geleceklerine rahmet okudum. 

Sayın Murat Karayalçın Ankara BŞB Başkanı olduktan sonra "Ankara Kulübümüz Ankaralıların sivil temsilcisidir ve Atatürk'ün emanetidir" diyerek BŞB'ye ait bu mekanı Ankara Kulübümüze tahsis etmişti. Bir plancı, bir yerel kalkınma uzmanı olarak takdir ettiğim Karayalçın'ın sayısız başarılı alt ve üst yapı projesi yanında, o dönemlerde Ankaralı bir genç seymen olarak bu girişimi Ankaralılara, Seymenlere, Atatürk'e saygısının ve Başkentlilik, Ankaralılık, hemşehrilik, kentlilik bilincinin önemli bir göstergesiydi benim için...

Nitekim Ankara Kulübü bu mekanı yıllarca bir kültür mekanı olarak yaşattı. Ankara kültürünün, Seymenlerin kalesi yuvası oldu Ankara Evi. Ne var ki artık İ. Melih Gökçek dönemi başlamıştı ve başkan olduktan sonra gözünü buraya dikmişti. Yıllarca süren, yılgınlık veren, belediyenin imkanlarını sonsuz kullanarak  haksız hukuksuz mahkeme süreçlerinden sonra bugünün rakamlarıyla bizleri altından kalkmamızın mümkün olmadığı yüzlerce milyar liralık borca mahkum ederek, hacizlerle, yedieminlerle adeta Derneğimizin ölüm fermanını imzalayarak sonuçta tahliye etmeyi başardı. Avukatlarından bile "hiç kimseyle uğraşmadı sizle uğraştığı kadar" ifadesini defalarca duydum. Keşke BŞB'nin kamusal imkanlarına yaslanarak mahkeme yoluyla veya ona layık yöntemlerle uğraşacağına bir de açıkça er meydanında uğraşsaydı... Çok bekledik, davet ettik ama nafile...

Gözünün üzerinde kaş var diyene döndü ama bizi duymazdan, görmezden geldi...

Ancak bilsin ki; Ankaralılara, Seymenlere yaptığı bu zulmü hiçbir zaman unutmayacağız...

Ankara Kulübü'nden alındıktan sonra ticari bölümlere yer açmak için bu güzide mekânın 70-80 yaşlarındaki onlarca ağacı da kesilerek muhtemelen kendi meşreplerine uygun bir yandaşa veya vakfa!!! verilmiş. Ama bilinmelidir ki Ankara Evinin Ankara Kulübü, Seymenler ve Ankaralılar için önemi büyüktür. Adaletten haktan hukuktan bahsediyorsak ve yeni dönemde bazı haksızlıkların giderilip hak sahiplerine itibar ve hakları teslim edilmesi gerekiyorsa işte tam bu noktada o hakkın Ankara Kulübüne teslim edilmesi gerekir. Bu yönde bir girişimin sembolik anlamı azımsanamayacak ve ihmal edilemeyecek kadar büyüktür. Her şekilde o hak eninde sonunda teslim edilecektir...

 

Dr. Metin Özaslan 
Ankara Kulübü Derneği Genel Başkanı


 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar