Beypazarı
Av. Şevket Bülend Yahnici

Av. Şevket Bülend Yahnici

Mail: sevketyahnici@gmail.com

Kent Konseylerinin Önemi

Kent Konseylerinin Önemi

KENT KONSEYLERİNİN ÖNEMİ

"Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir" sözü ve bu söz etrafinda oluşan derin mana vazgeçilmezimizdir.

Demokratik parlamenter sistem halkın geniş katılımının söz konusu olduğu, yapılan seçimlerin sonucunda da halkın hür iradesi ile temsilcilerini seçtiği bir yönetim tarzıdır.

Ancak, pratikte işleyişin nasil olduğu, seçimlerin gerçekten eşitlikçi şartlarda yapılıp yapılmadığı, temsilde adalet konusunun gerçekleşip gerceklesmediği; ya da seçilen parlamentonun çalışmasında katılımcı bir anlayışın uygulanıp uygulanmadığı gibi hususlar hemen hemen bütün demokrasilerin tartışma konusudur.

İşte bütün demokrasi uygulamalarının en önemli problemlerinden birisini de merkezi idare ve irade ile çelişen yerel yönetimler konusu teşkil etmektedir. 

Bütün ülkeler ve demokrasiler için gözardı edilemez büyük bir problem olarak yaşanan bir durum olduğu açıktır.

Konu, ülkeden ülkeye veya demokrasiden demokrasiye farklı şekillerde tezahür edebilmektedir. İlericiliği, çağdaşlığı, modernliği hepsinden önemlisi siyasi hoşgörüyü yakalamış toplumlarda konunun daha az zararlarla atlatıldığı şüphesizdir.

Fakat hoşgörüsüz, birbirine karşı tahammülsüz, parti taassubunun ve ayrımcılığının yüksek seviyede olduğu toplumlarda ki; Türkiye bu tarife maalesef uygun bir haldedir, onulmaz/baş edilmez yaralara, zararlara yol açılmaktadır.

Merkezi idare ve iktidar ile ters düşen yerel yönetimlerin problemleri ve neler çektikleri ortadadır. Merkezi iktidarla aynı partiden olan bir yerel yönetimde de, bu sefer çileyi ve ezikliği yörenin muhalif partilere mensup halkı çekmektedir.

Konunun bir başka kötü yansıması belediye meclislerinde oluşan muhalif-iktidar bloğu tablolarıdır.

Belediye başkanlığını kazanan bir başkan (ister merkezi iktidar yanlısı olsun, ister muhalefet partilerinden birine mensup) eğer ki, belediye meclisinde kendi çoğunluğuna sahip değiil ise yine vay geldi başına bir manzara ortaya çıkmaktadır. Konuya dair örnekler o kadar çoktur ve arttırabilir ki; saymakla ve örneklemekle bitmez.

Bütün bu hallerin yerel yönetimlerin işleyişinde (veya işleyemeyişinde) doğurduğu zaafiyet ortadadır, bilinen gerçektir.

Siyasetin içinde yer alan bütün taraflar için sadece bu çelişkinin oluşturduğu dertleri, getirdiği problemleri her ülkede olduğu gibi önce halkın, yerel yönetim çevresi yaşayanlarının ve tabii netice olarak da partilerin çekmekte olduğu  malumdur.

Ülkemizde bir müddetten beridir şehirlerimiz ölçeğinde kent konseyleri uygulamasına geçilmiştir.

Kent konseyi adı altında şehirlerimizde oluşturulan ve şehrin yerel yönetim unsurları diyebileceğimiz bütün figürlerini bir araya getirmeye çalışan yerel  yapılar hayata geçirildi.

Bu yapılar için kanun, yönetmelik çalışmaları yapıldı.Ülke çapındaki işbirliğini sağlama adına Kent Konseyleri Birliği teşkiline gidildi.

Bahis konusu konseylerde sadece belediye başkanı ve belediye yönetimlerinin değil, valiliklerin, idarenin yerel unsurlarının, geniş katılımlarla sivil toplum temsilcilerinin yer almaları sağlanmaya çalışıldı.

Yereldeki iktidarı tutan partilerin değil; bütünüyle parti grupları ve temsilcilerinin de gönüllülük esasıyla ama sorumluluk duygusuyla işlerin içinde yer alacağı bir sistem oluşturulmasına gayret edildi.

Böylece merkezi yönetim ve iktidar dışında ülkenin bütün siyasi figürlerini içine alan, sorumluluğu aralarında paylaşma gönüllülüğünü taşıyan ve hizmet edebilme sorumluluğunu paylaşmaya hazır yerel yapılar oluşturulma hedefine dönük bir organize sağlanmaya çalışıldı...

Neticede bu gayeye ulaşılabilinmiş midir, bu tartışılır bir konudur ama bu ülkenin vatanperver bir yurttaşı olarak şahsen benim OLMASI LAZIM GELEN olarak düşüncelerim ve inancım bu yöndedir.

Konunun Millet tarafından Parlamentoya devredilen egemenlik hakkının kullanılmasında kaos oluşturacak bir yapıya dönüştürmeksizin (eyalet gibi, bölünme gibi) merkezi iktidarın gücünü ve elini güçlendirici, yerelde hizmet ve sorumluluk bilincini yükseltici bir müessese olarak geliştirilmesi, önem verilmesi şart bir yapıya kavuşturulması gerektiği inancındayım.

Türkiye'de bazı illerimizde kurulu konseylerin çok başarılı çalışmalar yaptıklarına şahit olmaktayız.

Siyasi parti ayrılıklarını bir araya iterek bir araya gelen şehir aktörlerinin (her partiden belediye yöneticileri, valilik ve bağlı unsurlar, her tür siyasi tavır ve görüşten sivil toplum temsilcileri) çok başarılı konseyler olarak çalışmakta olduklarını görüyoruz. Bunlardan birisinin de (Çalışmalarıyla Türkiye çapında örnek olacağına inaniyorum) Ankara Kent Konseyi olduğu inancındayım.

Netice olarak, bütün şehirlerimizde kuruluş organizasyonlarının ciddiyetle ele alınıp hayata gecirilmesi; vilayet yönetimleri, belediyeler, siyasî partiler, sivil toplumca ciddi birer müessese halinde kabulü; gereken hukuki düzenlemeler olacaksa yapılması halinde Kent konseyleri ülkemiz icin çok faydalı hizmet alanları olarak hayata geçirilmiş olur.

Bir yandan yerel yönetimler ile merkezi iktidar arasında daha karşılıklı anlayış ortamı saglanabilir; bir yandan partizan davranışlar konseyler araciligiyla (herkesin hayrına) törpülenebilir; diğer yandan da hizmet bekleyen vatandaşlar konseyler aracılığıyla daha tarafsız bir belediye ilişkisine kavuşabilirler.

İhtiyacımız var!...

 

Av. Şevket Bülend YAHNİCİ

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar