Beypazarı
Prof.Dr. Mehmet Tunçer

Prof.Dr. Mehmet Tunçer

Mail: mehmettuncer56@gmail.com

Kültürel Miras Olarak Türkiye ve Avrupa Kentleri 2

Kültürel Miras Olarak Türkiye ve Avrupa Kentleri 2

Prof. Dr. Mehmet TUNÇER
Çankaya Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi

Hukuki gelişmeler, sosyal örgütlenme ile hızlanmıştır. “Paris Anıtlarını Sevenler Derneği”, “Eski Paris Komisyonu”, “Fransız Turing Kulübü”, vb. gibi. Tarihi Anıtlar Komisyonu, yetersiz olan 1841 yasasına bağlı kalmıştı. İyi niyetlerin etkinliği, denetleme ve denetlenme olanağı yoktu. 1879’da yeniden örgütlenen Komisyon’un üye sayısı arttırılmış, yetkileri saptanmış ve etki alanı genişletilmiştir. 1887’de tarihi anıtların korunması ile ilgili bir yasa çıkarılmıştır. Bu yasa, mülkiyet haklarını kısıtlayan, bürokratik düzen kuran bir yasadır. 1904’de Madrid Uluslararası Mimarlar Kongresinde, anıtların bakım ve onarımı sadece devlet tarafından diploma verilmiş yetkili mimarlar tarafından yapılması öngörülmüştür.

1889’da çıkarılan bir kararla, Tarihi Anıtlar Komisyonu’nun yetkileri kesinleşmiş ve güçlü bir örgüt haline gelmiştir. 1913’de, 1889 Kanununu tamamlayan ve Anıtların korunmasını kolaylaştıran, özel kişilere ait yapıların listeye sağlayan yeni bir yasa çıkarılmıştır. Bu Yasada ihtiyaç görüldüğünde listeye alınmış anıtları değerlendirmek üzere, görüş açısı içindeki (500 m.) özel kişiye ait olsalar bile, arsa ve yapılar üzerinde hak tanımaktadır.

Gustave Giovanni (1873–1947), Boito’nun esaslarını geliştirmiş ve modernleştirmiştir. Ona göre, “hangi devre ait olursa olsun tarihi değeri olan eser” korunmalıydı. Stil birliğine karşıdır. Belli başlı ve en önemli yapıların tarihi değerlerinin yanı sıra, küçük yapıların ve yerleşmelerin bütün olarak mimari düzenlerinin önemini belirtmiştir. Çalışmaları “Carta Del Restauro Italiana” (1931) kurallarının saptanmasında çok etkili olmuştur.

Şehir planlarında yer alan anıtlar, çevreleriyle, tüm yerleşmeyle birlikte düşünülmektedir.1870 yılında İtalya’da birliğin kurulmasından kısa bir süre sonra Başkent olan Roma’nın, bu göreve uygun bir hale getirilmesi için yeniden planlanması gerekmiştir. Şehrin çevre düzeni çalışmaları sırasında, Eski Roma’nın büyük bir kısmı modern yerleşme altında kalmıştır. 1873 ve 1906 Nazım Planları birer trafik planı olarak tanınmaktadır. 1929 yılına kadar süren yavaş gelişmeyi, Mussollini, eski Romalıların muazzam şehrini kendi çağına uygun olarak geliştirmek rüyasıyla hızlandırmıştır.


ROMA FORUMUNUN ORTASINDAN GEÇEREK BÜYÜK TAHRİBAT YARATAN ANA CADDE MUSSOLLINI ZAMANINDA AÇILMIŞTIR (Fotoğraf :  M. Tunçer)

II. Dünya Savaşı sürerken, 12 Şubat 1943’de çıkarılan kanunla 1930 yılındaki yasanın eksik yönleri tamamlanmış, ek listeye alınan anıtların çevrelerine giren görüş alanı içindeki değişiklikler veya çevrelerine yeni yapıların yapılması denetim altına alınmıştır. 15 Haziran 1943’teki yasa ise, anıtların yerleşmeleri içinde değerlendirilmesine daha geniş olanaklar getirmiş, kesin koruma alanı için 500 m. çapında bir daire öngörülmüştür. Bu kanunla, arsaların kullanılışı, yapıların yüksekliği, cephe oranları, bazı yerlerin boş bırakılması, park haline getirilmesi gibi önlemler alınabilmiştir. Tümüyle yasa, önleyici olmaktan çok, çözüm getiren bir tutum içindedir.

Savaş sonrası ilk eğilim, yerleşmeleri olabildiğince olduğu kadar hızla eski durumlarına kavuşturup yaşantıyı devam ettirmekti. Tek tek yapıları ve yakın çevrelerini yamalar halinde korumaktan ötede çevre (sit) ölçeğinde korumacılık yaygınlaşmıştı. Tarihi merkezlerin değerlendirilmesi, eski yapıların ve konutların yeni gerekleri karşılamak üzere onarılması da önemli gelişmelerden biridir.

1973 yılına kadar 50’ye yakın tarihi ve artistik çevrede bu kanun kapsamı için de koruma projeleri yapılmış ve uygulamasına geçilmiştir. 1975 yılında ise koruma altına alınan 100 şehrin tarihsel merkezlerinin korunması için  yeni ölçüler geliştirilmiştir.


UNESCO MİRASI : PRAG TARİHİ KENT MERKEZİ

Dünya Mühendislik, Mimarlık ve Kent Planlama Sempozyumu (WMCAUS) nedeniyle son 3 yıldır Haziran ayında bir hafta kadar Çekya, Prag’daydım. Avrupa'nın en güzel şehirlerinden biri olan Prag, tarih, doğa, sanat ve romantizmi birleştirmesiyle özellikle romantik aşıkların vazgeçilmez tatil mekanı olarak ün salmış bir şehir.

Çekya’nın muhteşem Başşehri Prag “Kafka Şehri” olarak bilinir ve 1992’de UNESCO Dünya Miras Listesine eklenmiştir.   

St Vitus Katedrali, Karel Köprüsü (Karlov Most), Gotik evleri, anıtsal yapıları, Eski Şehir Meydanı (Old Town Square), Astronomik Saat Kulesi, Belediye Binası ve diğer anıtsal yapılar ile şehir dokusu bir bütün olarak korunmuştur.   

Prag, Rönesans, Gotik ve Barok mimarisindeki binaların sıralandığı şirin sokakları, eski şehir meydanının ihtişamlı havası, her yanı süsleyen heykelleri ve akşam kaleden yansıyan ışıkların altında tekne gezintisi yapılabilen Vltava nehriyle, Avrupa'nın en romantik ve güzel şehirlerinden biri. Bedřich Smetana’nın Vatanım (Má Vlast /Mein Vaterland)  Vltava (Die Moldau) nehrini anlatan eşsiz eseri ile hatırlanır.


PRAG TARİHİ KENT DOKUSU’NUN GENEL GÖRÜNÜMÜ (Fotoğraflar: M.Tunçer, 2018)

Malá Strana, Prag'da bulunan bir semttir. Semt, 1257'de Bohemya Kralı II. Ottokar tarafından kurulmuş olup Prag'ın tarihi merkezini oluşturan semtlerden biridir. Ortaçağ'da, semt Prag'daki etnik Almanların yoğun yaşadığı yerlerden biriydi. Sağ kıyısı ise nispeten daha burjuva ve daha fazla Çeklerin yaşadığı yerdi ve çok sayıda soylu sarayını da barındırmaktaydı.


MALOSTRANSKÉ NÁMĚSTÍ (LESSER TOWN) MEYDANI ve St. VİTUS KATEDRALİ (Fotoğraflar: M.Tunçer, 2018)

Tarihsel çevresini 1980 lerin başından beri sürekli bakım ve onarımlarla yenilemiş olan Prag, tarihsel çevre korunmasında olağanüstü başarılı olmuş, tarihi şehri yaşayan ve canlı bir turizm merkezi haline dönüştürmeyi başarmıştır.  Şehrin sakinleri kenti turistlerin gezintisine bırakmış gibi her taraf fotoğraf çektiren, kafelerde oturup kenti izleyen, müzelere girmek için sırada bekleyen turistlerle dolu. Nitekim 1 milyonluk kente yılda 4 milyon turist geldiği düşünüldüğünde, bu manzaranın normal olduğu görülüyor.

Başkentin on asırdan daha eski olan tarihi merkezi, Roman rotundaları ( dairesel bir zemin planına sahip binalara verilen ad), Gotik kuleler ve Rönesans kasaba evleri ve saraylarından Yahudi sinagoglarına, Barok kiliselerine, manastırlarına ve konaklara benzeyen birçok mimari tarzın eşsiz kombinasyonu ile sakinlerini ve ziyaretçileri büyülemektedir. 866 hektarlık büyüklükteki tarihi alanda, Prag Kalesi ve Hradčany, Karlův most (Charles Köprüsü), Staré Město (Eski Kent) ve Josefov (eski bölümün korunan kısmı) dahil olmak üzere Malá Strana’nın (Lesser Side) eşsiz şehir topluluğu Yahudi Kenti, Nové Město (Yeni Şehir), Vyšehrad ve bu alanlardaki anıtların her biri yer almaktadır. 

ÜLKEMİZDE TARİHSEL KÜLTÜREL ÇEVRE KORUNMASI

Ülkemizde “Kültürel Miras” (Sit Alanları) alanlarının belirlenmesi, saptama ve belgeleme (Tesbit ve Tescil) kararları ile koruma altına alınması önceleri 1710 Sayılı Eski Eserler Kanunu ile, 1984 sonrasında ise 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu” ile yapılmış ve halen yapılmaktadır.

Koruma amaçlı planlama çalışmaları bir Şehir Plancısı olarak meslek alanımızın genişlemesinde önemli bir yer tutmuştur diyebilirim. Koruma amaçlı planların hazırlanması esnasında diğer ilgili meslek dalları ile (mimar, restorasyon uzmanı mimar, arkeolog, sanat tarihçisi, peyzaj mimarı, etnolog, biyolog, jeolog, çevre mühendisliği vd.) işbirliği ve eşgüdüm içinde çalışmalar yapılmasını gerektiren süreçler oluşmuştur.

Koruma planlaması ve uygulamaları ülkemizde aslında karmaşık bir süreç içinde yapılmaktadır. Önceleri Kültür Bakanlığı’na ait olan planlama ve uygulama yetkileri, 1980 sonrasında Belediyeler ile Kültür ve Turizm Bakanlığına verilmiştir. Doğal Sit Alanlarının son dönemde Kültür Bakanlığı’ndan alınması ile Çevre ve Şehircilik Bakanlıkları arasında diyalog, işbirliği ve eşgüdüm gerektirmiştir.

Sadece kentsel ölçekte geleneksel mimari mirasın korunması olgusu bile ülkemizde gecikerek ele alınması İstanbul, Bursa, Edirne, İzmir, Kayseri gibi birçok kentimizin pitoresk görünümlerini kaybetmesine neden olmuştur. Tarihi çevrelerin rant amaçlı dönüşümü ve yok edilmesi ise son yılların en önemli sorunlarından biridir.

1980’lerden sonra korumaya yönelik projelendirme çalışmaları yaygınlaştırılmış, özellikle Tarihi Kentler Birliği kurulduktan sonra birçok yerel yönetim kendi kentlerine sahip çıkmaya başlamıştır. 1983 yılında bizim de kabul ettiğimiz Dünya Kültürel Mirasının Korunması Sözleşmesi hükümlerine göre devletler sınırları dahilindeki kültür ve doğa varlıklarının korunmasını taahhüt etmiştir.


UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİNDEKİ GURURUMUZ SAFRANBOLU  (Fotoğraf : M.Tunçer, Safranbolu10_12_Kasım2005 )

Ülkemizden de İstanbul'un Tarihi Alanları [1985], Safranbolu Şehri (Karabük) [1994], Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu (Bursa) [2014] Dünya Miras listesinde yer almaktadır. Safranbolu ve Cumalıkızık kentsel ve kırsal alanda geleneksel mimari için konumuza örnek oluşturmaktadır. Cumalıkızık yakın bir tarihte dünya mirasına katılmış, Safranbolu ise 1994 itibaren birçok akademik inceleme, yenileme ve onarıma konu olmuştur.  

Ülkemizin, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında yürüttüğü çalışmalar neticesinde bugüne kadar UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 17 adet varlığımızın alınması sağlanmıştır. Bu varlıklardan;

  • İstanbul [1985]
  • Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas) [1985]
  • Hattuşa (Boğazköy) - Hitit Başkenti (Çorum) [1986]
  • Nemrut Dağı (Adıyaman - Kahta) [1987]
  • Xanthos-Letoon (Antalya - Muğla) [1988]
  • Safranbolu (Karabük) [1994]
  • Troya Antik Kenti (Çanakkale) [1998]
  • Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne) [2011]
  • Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya) [2012]
  • Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı (İzmir) [2014]
  • Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu (Bursa) [2014]
  • Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri  [2015]
  • Efes (İzmir) [2015]
  • Ani Arkeolojik Alanı (Kars) [2016]
  • Afrodisias (Aydın) [2017]

kültürel olarak;

  •  Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir) [1985]
  • Pamukkale-Hierapolis (Denizli) [1988]

hem kültürel, hem doğal miras olarak listeye alınmıştır.


GÖBEKLİTEPE, UNESCO DÜNYA MİRASI KALICI LİSTESİ’NE GİRDİ

Dünya tarihini değiştiren bir arkeolojik buluş olan Şanlıurfa, Göbeklitepe ‘nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınması da hepimizi sevindiren önemli bir gelişmedir. Umarım daha pek çok kültür ve doğal değerimiz yakın gelecekte UNESCO Dünya Miras Listesine girecektir.

 

Corona günlerinde hoşça kalın, evde kalın, sağlıcakla kalın...

Prof. Dr. Mehmet TUNÇER

 

[1] Dünya Miras Merkezi’nin resmi web sitesi olan http://whc.unesco.org/en/list adresinden detaylı bilgilere ulaşılabilmektedir.

KAYNAKLAR

  1. AKÖZ; F., YÜZER, N., Tarihi Yapılarda Malzeme Özelliklerinin Belirlenmesinde Uygulanan Yöntemler,
     YTÜ. İnş. Müh. Böl. İstanbul, http://www.e-kutuphane.imo.org.tr/pdf/11142.pdf
  2. AYDENİZ, N., E.,Kent Arkeolojisi Kavramının Dünyadaki Gelişimi Ve Türkiye’deki Yansımaları”, Yasar University, Faculty of Engineering and Architecture, Department of Architecture, Izmir-Turkey
  3. KARABAŞ, B., Paris Nasıl "Temizlendi"?, https://v3.arkitera.com/h41017-paris-nasil-temizlendi.html
  4. TUNÇER, M., 2018, Psikeart Dergisi, “Kültürel Miras Ve Kimlik” ‘de Yayınlanan Yazı.
  5. TUNÇER, M., 2017,  “Dünden Bugüne Kültürel Miras Ve Koruma: Ankara, Patara, Urfa Edessa, Perge, Diyarbakır, Mardin”, Gazi Kitapevi Tic. Ltd.Şti., Yayınları, Ank. Kasım 2017, 430 Sayfa. 
  6. TUNÇER, M., 2010,  “Kültürel Miras Mevzuatı”, “Avrupa’da Tarihsel Ve Kültürel Çevre Korunması”, Tarihsel Çevre Koruma Programı Kitabı, Anadolu  Üniversitesi.
  7. TUNÇER, M., 1993, İSTANBUL, ICOMOS, Türkiye Milli Komitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi,      “II. Ulusal Koruma Planlaması Semineri”, “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Tarihsel Çevreyi Koruma Politikaları”.
  8. ZEREN, N., 1984, Tarihsel Çevre Korumasında Yaklaşımlar, Tarihsel Çevre Koruması Seminer Dizisi, İTÜ Mimarlık Fakültesi, s 37-51,  , İ.T.Ü Yayını , İstanbul.
  9. https://www.ntv.com.tr/yasam/tarih-sanat-ve-romantizmin-kenti-prag,BtzAaorkfEy0s4cVy-L4ew
  10. https://archhistdaily.wordpress.com/tag/viollet-le-duc/
  11. https://www.cekturk.com/tr/cekyanin-12-unesco-dunya-kulturu-mirasi/
  12. https://tr.sputniknews.com/kultur/201807011034095786-gobeklitepe-unesco-dunya-mirasi-kalici-listesi-girdi/

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar