Beypazarı
target english
Prof. Dr. M.Kubilay Akman

Prof. Dr. M.Kubilay Akman

Mail: kubilayakman@gmail.com

Max Beckmann: Mistik Bir Soluk ve Karanlığın Ayak İzleri

Max Beckmann: Mistik Bir Soluk ve Karanlığın Ayak İzleri

Max Beckmann: Mistik Bir Soluk ve Karanlığın Ayak İzleri

Alman ekspresyonist ressam Max Beckmann'ın (1884-1950) çağına tanıklık etmek hususunda sanat tarihinde eşi az görülür, bambaşka bir yeri vardır. Onun ekspresyonist resim kurguları karanlık bir dönemin çıkışı olmayan labirentlerini ustaca görselleştirmektedir. Hitler döneminde yüzlerce eseri toplatılmış, Naziler tarafından düzenlenen "Dejenere Sanat Sergisi"nde sergilenme ayrıcalığına (!) ulaşmıştır.


Max Beckmann

Max Beckmann'ın yapıtı niçin bu derece sarsıcıdır? Elbette, tematik yönlere olduğu kadar estetik ve anlatımsal boyutlara da bu bağlamda bakılabilir. Beckmann'ın eseri çok katmanlı bir "oluş" halinde bizi sarsmaktadır. Belki de, varlığını bildiğimiz fakat çoğu zaman çalışmalarında açıktan gözlemleyemediğimiz mistik öğe, hali hazırda sanat felsefesinin de sanat sosyolojisinin de yeterince anlayıp açıklayamadığı bir soluğu Max Beckmann'ın sanatına işlemektedir. Zira sanatçının entelektüel serüveninde mistisizmin ve Teozofi'nin özel bir yeri bulunmaktadır.


Max Beckmann, Üç Kurukafalı Natürmort, 1945

Birçok Batılı modern sanatçı mistisizm ve ezoterizme yönelmiştir. Max Beckmann dışında akla gelen isimlerden bir diğeri Jean Cocteau'dur. Elbette, Max Beckmann'ın sanatında onun mistik yönlerinin doğrudan ve dolaylı olarak ne kadar temsil edildiği ya da ne oranda ekspresyonist üretim sürecini beslediği sanat tarihçilerin titizlikle araştırması gereken bir husustur. Şu kadarını söyleyebiliriz, Avrupalı aydın aynı zamanda "modern" ve "mistik" olmak konusunda bizdeki aydın profiline göre çok daha rahat ve komplekssizdir. Mistisizm, yeri geldiğinde onların modern kontekstteki edebi, sanatsal ya da felsefi pozisyonlarını besleyen bir rol alabilmektedir.


Max Beckmann, Laboratuvar, 1946

Max Beckmann'ın sürgünlere ve ülkelere bölünmüş hayatından geriye birbirinden etkileyici resimler, desenler, baskılar ve heykeller kalmıştır. O, çağının tanığı olduğu kadar sorgulayanı hatta yargılayanıdır. Max Beckmann aynı zamanda, sanatsal bir mikro-kozmosta Nazizmin mahkûmiyetidir. Karanlık bir dönem eşsiz sanatsal ifadelerle "unutulmamaya" mahkûm edilmiştir.
 

Prof. Dr. M. Kubilay Akman

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar