Beypazarı
Prof.Dr. Mehmet Tunçer

Prof.Dr. Mehmet Tunçer

Mail: mehmettuncer56@gmail.com

Vandalizmden Zor Kurtulan Roma Tiyatrosu Arkeopark Olacak 1. Bölüm

Vandalizmden Zor Kurtulan Roma Tiyatrosu Arkeopark Olacak 1. Bölüm

Prof. Dr. Mehmet TUNÇER
Çankaya Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi

VANDALİZMDEN ZOR KURTULAN ROMA TİYATROSU “ARKEOPARK” OLACAK (1. Bölüm)

Eski şehrin dikkat çekici bir güzelliği vardır, girintili çıkıntılı duvarları geçmişteki mücadeleleri ve 13 yüzyıllık tarihini çağrıştırır, eski evlerle çevrili dar sokakları her adımda tarihi anıları barındırır, Roma ve Augustus Tapınakları, Julien Sütunu şehrin geçmişteki büyüklüğünü kanıtlar.”  (Mamboury, 1934, S. 43)

Bu yazıda; 35 yılı aşkın bir süredir, inanılmaz bir sorumsuzluk örneği olarak tüm yetkili kurum ve kuruluşlarının gözü önünde başıboş bırakılmış, tinerci ve ayyaş yuvası haline gelerek, Başkent Ankara için çağdışı ve utanç verici bir hal alan Bendderesi’ndeki Roma Tiyatro’sunun niteliği, kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılan bilgiler ve günümüzde gelinen nokta verilecektir.

Ancyra’dan Angora’ya, Angora’dan Ankara’ya….

Tarihte, Selçuklu ve Osmanlı dönemleri de dahil, Galatya eyaletinin başkenti olan Ankyra (Ankara) hiçbir zaman Roma İmparatorluk dönemindeki (MS ilk iki yüz yıl) kadar görkemli bir kent olmamıştır. Roma döneminden önce Ankara’nın nasıl bir kent yapısına sahip olduğu hakkında kesin bilgi yoktur. Kent, Roma döneminde içişlerinde bağımsız ve demokratik bir yapıda yönetilmiştir. Yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen bulgulara göre, bu devirde kentin yoğun yerleşim alanı Roma Hamamı çevresindedir. 

Üçüncü yüzyılda, Küçük Asya’nın (Helen ve Romalıların Anadolu’yu tanımlaması) en uygar ve seçkin kentlerinden biri olan Ankara’nın imar edilmiş mahallelerinin çevresinde, ovada bir sur inşa edilmiş olabilir. Roma Hamamı güneyindeki okul avlusunda ve Çankırı Caddesi’nin karşısında yaptığı kazılarda bu surun kalıntısını ovaya inmeden, kentin bir bölümünü dışarıda bırakacak biçimde bulmuştur.

Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırı ile Avrupa’daki yolların birleşme noktasında bulunan Ankara, stratejik konumu nedeniyle Roma egemenliği altında hızlı bir gelişme göstermiş ve doğudaki savaşlar sırasında imparatorlar ile ordularının dinlendikleri önemli bir askeri üs olmuştur[1]


ROMA DÖNEMİ  ANCYRA’DAN GÜNÜMÜZE KADAR ULAŞABİLEN ANIT ESERLER

Roma döneminde, buleterion, gymnasium, tiyatro, hipodrom ve agora gibi bazı yapıların yapıldığı ve sonraki dönemlere kaldığı bilinmektedir. Buleterion ve tiyatronun kalenin güneybatısındaki gelişme alanlarında, hipodrom ve şenlik yerinin Augustus Tapınağının yakınında, gymnasiumun da Roma hamamlarının hemen önünde yapıldığı tahmin edilmektedir.


ROMA DÖNEMİ ANKYRA (ANCYRA) KENT PLANI (Kaynak : M. Kadıoğlu)

Roma Dönemi, Ankara'nın en önemli dönemlerinden biridir. Cumhuriyet Dönemi'ne kadar büyük önem taşır. Çünkü Roma'nın Anadolu'daki en büyük, en uç şehirlerinden bir tanesiydi. Nüfusun o dönem 80-100 bin rakamına ulaştığı söyleniyor.

Roma İmparatorluğu 395 yılında Doğu Roma ve Batı Roma olmak üzere ikiye ayrıldı. Ankara, Doğu Roma'nın (Bizans) da çok önemli bir şehri. Hatta Ankara Kalesi'nin onarılması, kalenin yeniden inşası 7.-8. yüzyılda Bizans döneminde yapıldı.

Kale'de görmüş olduğunuz birtakım devşirme malzemeler, sütun başlıkları, mermer parçaları ve yazıtlar hep Ankara'nın Roma kalıntılarının oraya alınarak Araplara karşı savunma amacıyla yapılmasıyla oluştu. O dönem içinde Ankara'daki birçok Roma eseri tahrip olmuştur. Bence Roma tiyatrosunun da çevresi de bu dönemde tahrip olmuş, Roma Hamamı, August Mabedi ve kentteki önemli anıt yapıların malzemesi, taşları orada savunma amaçlı, can havliyle sur duvarı inşasında kullanılmış ve tiyatronun bulunduğu yer kapanmış, üzerine Osmanlı dönemi yapıları gelmiştir. 


BENDDERESİ ROMA BENDİ ve ÇEVRESİNDEKİ DEBBAGHANE MAHALLESİ VE KÖPRÜLERLE BİRLİKTE YOK EDİLDİ!!

*Osmanlı dönemleri yapıları gecekondu değil. Yani tiyatro çevresinde bulunan evler aslında gecekondu değildi. Orada çok güzel yapılardan oluşan evlerde vardı. Maalesef oralar sonradan Bentderesi genelev olarak kullanılmaya başlandı. Cumhuriyetin 20. yüzyıllarından sonra oralar artık normal insanların giremediği, sıkıntılı yerler oldu. 1985-86 yıllarında oraya bir ayakkabıcılar çarşısı yapılacaktı. Ayakkabıcılar çarşısı yapılırken, temel kazısında büyük, dev taşlar çıktı. Her birisi 2 ile 3 ton ağırlığındaydı. Dozerle bunlar atılamadı, sonra Koruma Kurulu bu taşları kapattı. Ayakkabılar çarşısı inşaatı ise durdurularak proje iptal edildi.”

Ankara aynı zamanda Roma şehri

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ''Ankara, bir Selçuklu, bir Osmanlı şehri, aynı zamanda da bir Roma şehridir'' dedi. 11.01.2012

Roma yapılarının üzerinde Ankara'nın son yıllardaki başka ve özensiz yapıları yükseliyor." dedi. Roma Tiyatrosunu da ayağa kaldırmak için Ankara Büyükşehir Belediyesinin katkılarıyla başlattıkları çalışmaların devam ettiğini anlatan Günay, ''Benim hayalim, bu yaz sonu, en geç yıl sonu Roma Tiyatrosu'nda, Ankara'da bir kültür etkinliği tiyatro izleme veya klasik müzik konseri dinleme imkanı doğacak." şeklinde konuştu. https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/ankara-ayni-zamanda-roma-sehri/400205

Roma Tiyatrosu’nun Bulunması ve Kazı Süreci 

Ankara Kalesi’ne çıkan Hisarparkı Caddesi ile Bentderesi’ne inen Kevgirli Sokak arasındaki alanda, Tabakhane Camisini arkasındaki yamaçta yer alır.

Georges Perrot ve Edmond Guillaume, 19 uncu yüzyılın ikinci yarısında, buradaki kalıntıların bir tiyatroya ait olabileceğini söylemişlerdir. Ayrıca Roma Hamamı’nda korunan bir heykel kaidesi üzerinde yer alan yazıt, Dionysos şenlikleri hakkında bir kararnameyi içermektedir. Yazıt, Ulpis Aelius Pompeianus'un Agonluğu sırasında çıkarılan bir kararnamedir ve üzerinde tiyatronun belli bir yerine konulduğu yazılıdır.

Tiyatro kalıntıları, 1982 yılı sonunda, buradaki Milli Eğitim Müdürlüğü binasının yıkılarak yeni “Ayakkabıcılar Çarşısı” yapımı için dozerle zemin kazısı yapılması sırasında rastlantı sonucu ortaya çıkmıştı. Antik tiyatro 2263 ada 5, 6, 7, 11 ve 14 no’lu parsellerde Hisar Parkı Caddesi ile Pınar Sokak arasında kalan eski Berlin Oteli bitişiğindeki alanda yer almaktadır.

Bu dönemde Ankara BŞB İmar Dairesinde Ulus ve Kale ile ilgili çalışmaları sürdürüyorduk ve epey heyecanlı günler yaşamıştık. Alanın Arkeolojik Sit Alanı ilanı ve 6-7 imar parselinin kamulaştırılması için Kültür Bakanlığına yazılar yazmıştık..

Arkeolojik inceleme çalışmalarının yapılabilmesi için tiyatronun bulunduğu parseller kamulaştırılmış ve Hisarkapı Caddesi’ne kadar olan diğerlerinin de kamulaştırılması işlemlerine başlanmıştı.


ROMA TİYATROSU (1985) (Fotoğraf: M. Kadıoğlu)


ROMA TİYATROSU PLAN RÖLEVESİ (Çizim : M. Kadıoğlu, N. Kadıoğlu / Kaynak: Kadıoğlu vd., 2011, S. 118)

Tiyatronun kazısı, 1992-1986 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinin bilimsel danışmanlığı ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanlarının katılımı ile gerçekleştirilmiş ve yapı kısmen ortaya çıkarılabilmiştir[2].  Tiyatro’nun kuzeybatı analemma duvarı ilesahne binasının batısı hala toprak altındadır (Kadıoğlu, vd., 2011). Bir çok tiyatroda olduğu gibi yerli kayanın oyulması ve doldurulması ile elde edilen oturma sıraları moloz taş - harç dolgusuyla oluşturulmuştur. Orkestraya girişi sağlayan doğu ve batıda iki tane parados (yan giriş) yer almaktadır. Skene (sahne) binası orkestraya beş kapı ile açılmaktadır.

.
TİYATRO PLAN RESTİTÜSYONU (Çizim: E. Erdem Öztaner/ Kaynak: Kadığolu vd., 2011, S. 119)
(Üstte + 3:00 Kotu Planı / Altta + 17:00 Kotu Planı)

Bizans Dönemi'nde muhtemelen iki evreli değişikliğe uğramış; birinci değişiklikte orkestra su oyunlarının düzenlendiği bir havuza dönüştürülmüş, ikinci değişiklikte ise skene binasının içinin ve doğu paradosa bitişik tonozlu bölümlerin başka bir amaçla kullanıldığı sanılmaktadır. Geç Bizans Döneminde ise oturma sıralarının kaldırıldığı muhtemeldir. Buna rağmen tiyatronun tipik Roma tiyatrolarında olduğu gibi yarım daire biçiminde bir orkestrası ve iki diozomasının olduğu anlaşılmaktadır. M.S.2. yüzyıla tarihlendirilmektedir.

“…….Ankyra Tiyatrosu, F. Sear’ın sınırlandırmasına göre Roma Dönemi’nde genel olarak Anadolu’da görülen 3a grubuna dahildir. Cavea’ya ,at hiç bir oturma basamağı in situ olarak ele geçmemiştir. Sadece alt cavea’nın  temel kısmı her iki cavea’yı  birbirinden ayıran kuzeydoğu aditus maximus’un üst kısmındaki diazoma’ya iat andezit bloklar günümüze kadar in situ  korunagelmiştir…”  (Kadıoğlu, vd., 2011, S.121)

“…..Olasılıkla alt cavea’da 11 ve üst cavea’da 19 olmak üzere toplam 30 oturma sırası ile cavea restitüte edilmiştir. Üst cavea’nın bitiminde yer alan olası ikinci diazoma ve tiyatroyu çevreleyen analemma duvarına ait hiçbir kalıntı günümüze ulaşmamıştır. Ancak hem arazinin topografyası hem de olası iki katlı scaenae frons’un yüksekliği cavea’nın yaklaşık 17 m yüksekliğinde olabileceğine işaret etmektedir…” (Kadıoğlu, vd., 2011, S.123)

Roma Tiyatrosu, Anadolu tiyatroları ile karşılaştırıldığında yaklaşık 59 m cavea[3] çapıyla Rhodiapolis tiyatrosu gibi (41,50 m), küçük tiyatrolar grubuna girer. Anadolu’da 95 – 105 m cavea çaplı tiyatrolar, yaklaşık 7.000 – 10.000 kişi kapasitelidir. Dolayısıyla Ankyra tiyatrosu için daha önce önerilen 10.000 – 15.000 kişilik oturma kapasitesi doğru sayıyı yansıtmaz (Kadıoğlu, Vd., 2011, S. 126).

Tiyatro açığa çıkarıldıktan sonra üzerinde bulunduğu parsellerin sahipleriyle mahkemelik olunmuş ve mahkeme henüz sonuçlanmadığından hiçbir işlem yapılamamaktadır. Tiyatronun ayakta kalan yapıları serserilerin ve tinercilerin mekânı olmuş durumda, her geçen gün daha da harap olmaktadır[4].


ROMA TİYATROSUNUN HİSAR CADDESİ İLE BENDDERESİ CADDESİ ARASINDAKİ YAMAÇTAKİ KONUMU (Fotoğraf: Ankara BŞB)

Aslında; Roma hamamı, Augustus Tapınağı, Julien Sütunu, Tiyatro, Roma yolu ve çevreleri gibi varlığı bilinen ve kazılar sonucu yüzeye çıkmış kalıntılar ve çevresindeki bütün uygulamalarda (temel kazısı, yol hafriyatı, altyapı inşaatları vb.) Müze denetiminde kazı ve sondaj çalışmaları yapılacak, ortaya çıkan tüm buluntular ile ilgili kararların Müze Müdürlüğü danışmanlığında Ankara Koruma Kurulu tarafından verilmesi gerekmekteydi.

1983 – 1985 Arası Ulus Tarihi Kent Dokusu Toplantılarında Roma Tiyatrosu İçin Alınan Kararlar[5]

28.07.1983 Tarihinde yapılan toplantıda Kaleiçi’nin kent bütününe ve yakın çevresine oranla tanımlaması yapıldı. Dokunun bugünkü durumu, bozulmuşluk, surlara verilen zarar, aykırı yapıların temizlenmesinin gereği, düzenlenmesi gerekli alanlar işaretlendi[6].  

Dış ve İç Kale’nin kuzeybatıda kazısı sürdürülmekte olan Roma Tiyatrosu’na bağlantı ile güneyde de Anadolu Medeniyetleri Müzesi gelişim alanı ile birlikte düşünülerek, geliştirilmesi gerektiği belirtildi.

,


KAZI ÇALIŞMALARI BAŞLADIĞI ZAMANLAR (1982-83) (Fotoğraf: G. Alpay)

Tiyatro alanındaki Belediye parselleri de intifa hakkı Belediye de olmak üzere, değerlendirilebilecektir. Bölge sınırları, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Anıtlar ve Eski Eser Onarımları Şubesi ve Ankara Belediye’since saptanacaktır. Mahalli İdarelere yardım ilkeleri kapsamındaki koşullar Belediye’ce yerine getirilmek kaydıyla Tiyatro çevresinin düzenlenmesi için, Planlama ve Yatırımlar Dairesi Başkanlığı mali yardım yapacaktır (1983).

Hacı Bayram Camisi, Roma Dönemi Tiyatrosu ve Kale’nin bir bütün içerisinde düşünülmesi halinde uygun bir kullanım olacağı görüşüne yer verilen toplantıda; küçük bir broşür hazırlanıp Hacı Bayram Camisi ve çevresi, Kavaflar Çarşısı çevresi için, uygulamada bir kamuoyu oluşturulması ve altyapı projesi beklenmeden bazı işleri başlanabileceği de önerildi (1983).

Ulus Tarihi Kent Merkezi Çevre Düzenleme Yarışması Sonrası (1986)

Ulus Tarihi Kent Merkezi; Osmanlı Dönemi geleneksel kent dokusu, tarihi ticaret merkezi ve Cumhuriyet Dönemi yapıların yanı sıra; Arkeolojik önemli buluntu ve kalıntılar (Roma Hamamı, Roma Dönemi Antik Kalıntıları- Augustus Mabedi, Antik Dönem Tiyatrosu- ve Ankara Kalesi) ile bir bütündür.

1986 yılında Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen çalışmalarla “Ulus Tarihi Kent Merkezi Çevre Düzenleme Yarışması” açılmış, ve bu proje ancak 1990 yılında tamamlanabilmiştir.

Yarışmanın konusu,

“Ulus Tarihi Kent Merkezi’nin, gelişme potansiyelleri göz önünde bulundurularak, korunması gerekli yapı ve yapı grupları ile geleneksel üretim birimlerinin gelecekteki kullanım biçimlerini modern kullanımlar ile bir arada değerlendirmek, tarihi merkezin niteliklerini çağdaş şehircilik, ulaşım, peyzaj ve restorasyon ilkeleri açısından gelecekteki şekillenmesini sağlayacak tasarımlar oluşturmak”,

Amacı ise;

“Ankara’nın Tarihi Kent Merkezi olan Ulus’un yakın çevresi ile ele alınıp, merkezin geleneksel yapı ve üretim birimlerini, şehirleşen ve gelişen bir toplum için niteliklerini bozmadan ve geliştirerek gelecek kuşaklara aktarmak, geleneksel merkezin korunması, değerlendirilmesi, ıslah edilmesi ve gerekli yerlerin yenilenmesi ve sağlıklaştırılmasını sağlamak, ekonomik ve gerçekçi bir çözüm getirerek, aynı zamanda geleneksel Osmanlı Türk Kent Merkezlerinin yeniden düzenlenmesi çalışmalarını desteklemektir”


ULUS TARİHİ KENT MERKEZİ KORUMA-ISLAH İMAR PLANI’NDA ROMA TİYATROSU ÇEVRESİ (1990)

Nitekim mekânsal kalite artırımını içeren ve kentsel mobilya detayına kadar inen düzenlemelerin ve kapalı çarşı, “meydan düzenlemeleri”, yayalaştırma alanlarını da içeren “düzenlenecek ulaşım bölgeleri”, Hacıbayram kültür merkezi ya da antik Roma tiyatrosu gibi “çevre düzenlemesi yapılacak yapı ve yapı grupları”na fonksiyonel yüklemelerin yanında, öneri tasarımlardan birer “etaplama – finansman –  örgütlenme modeli” talep edilmiş, bu yolla uygulamanın hangi aktörlerle ve hangi süreçte nasıl gerçekleştirilebileceğinin ipuçları alınabilmiştir. Bu modelin “ülkemizde koruma, geliştirme amaçlı projelerin uygulanmasında karşılaşılan darboğazları aşmaya yardımcı olacak, mevcut olanakları kullanma ve yeni yasal, yönetimsel ve parasal olanaklar yaratacak nitelikler” taşıması beklenmiştir.


KAZI ÇALIŞMALARI BAŞLADIĞI ZAMANLAR (1982-83) (Fotoğraf: G. Alpay – S. Hakan - wowTURKEY.com)


ONARIM ÇALIŞMASI (Fotoğraf M. Buhar)

 

Prof. Dr. Mehmet TUNÇER

KAYNAKLAR

Ankara Dış Ve İç Kale’deki Çalışmalar İle Açık Hava Müzeleri Hakkında Not (28.09.1983 Tarihli Toplantı Tutanağı)

Ankara BŞB, K.T.V. Dairesi, 2020, Roma Tiyatrosu ve Arkeopark Projesi Bilgi Notu ve fotoğraflar (KTV Dairesi Başkanı sayın Bekir Ödemiş’e ve konu ile ilgili Bedir, B., ve Avcı, S., ‘ya Arkeopark Projesi ile ilgili bilgi, belge ve fotoğraflar için teşekkür ediyorum.

Akok, M., 1969, Ankara Şehrindeki Roma Hamamı, Türk Arkeoloji Dergisi, Sayı XVII-1, sf. 5-37.
(Aktaran : Aygür, A., F., https://alivedatoygur.wordpress.com/2019/05/14/roma-ankarasindan-gunumuze-kalan ( Erişim: 08.07.2020)
Aygür, A., F., 2019, “Roma Tarihinde Ankara’nın Yeri”, Roma Ankarası’ndan Günümüze Kalan, https://alivedatoygur.wordpress.com/2019/05/14/roma-ankarasindan-gunumuze-kalan/ (Erişim: 08.07.2020)
Duran, S., 2018, Georges Perrot - Edmond Guillaume, http://www.gazeteregli.com/eregli-haber/gazete-eregli/?id=4300&resimID=2209, Erişim 08.07.2020
Kadıoğlu, M., Görkay, K., Mitchell, S., 2011, “Roma Dönemi’nde Ankyra”, Yapı Kredi Yayınları 3371, Anadolu Kültür Akademisi Derneği, Mas Mat., İstanbul.
Ödemiş, B., 2019, Ankara BŞB, KTVK Dairesi Bşk. lığı Sunumu.  
Tunçer, M., 2000, “Tarihsel Çevre Koruma Politikaları: Ankara”,Kültür Bakanlığı Yayınları 2520, Aralık 2000, Kültür Eserleri Dizisi : 281.
Tunçer, M., 2017, "Dünden Bugüne Kültürel Miras Ve Koruma: Ankara, Patara, Urfa Edessa, Perge, Diyarbakır, Mardin ", Gazi Kitapevi Yayınevi, Ank. ISBN 978-605-344-522-7,
Tunçer, M., Yalçın, N., Aytekin, Ö., Röportaj Dizisi Alyurt, P., Milliyet Ankara Eki, 28.08.2018.
Yavuz, Y., 08.05.2016, https://odatv.com/ankarada-utancmanzaralari- 0805161200.html)
Roma Tiyatrosu Başkent'te Gün Işığına Çıkıyor, 10 Şubat 2020,
https://www.gazetenehaber.com/haber/roma-tiyatrosu-baskentte-gun-isigina-cikiyor-64006

Mayıs 2016 da çıkan haber aşağıda:
https://odatv.com/ankarada-utanc-manzaralari-0805161200.html
Şubat 2016 da çıkan haber aşağıda:
http://www.hurriyet.com.tr/yikmayin-ayaga-kaldirin-40061817
http://mehmet-urbanplanning.blogspot.com/2016/03/ykmayn-ayaga-kaldrn.html
Sayın Eray Görgülü (Hürriyet) yaptığımız röportaj:
http://eraygorgulu.blogspot.com/2016/05/ulusu-ykmayn-yeniden-ayaga-kaldrn.html?view=classic
https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/ankara-ayni-zamanda-roma-sehri/400205
https://alivedatoygur.wordpress.com/2019/05/14/roma-ankarasindan-gunumuze-kalan/ (Erişim: 08.07.2020)
https://www.haberler.com/bentderesi-ndeki-genelevin-hamami-kentsel-haberi/ 05.01.2008)
http://www.radikal.com.tr/turkiye/ankarada-genelev-yikildi-kadinlar-isyanda-1020560/ 24/09/2010
http://www.tayproject.org/haberarsiv201010.html  Hürriyet, 03.11.2010)

 

[1] https://alivedatoygur.wordpress.com/2019/05/14/roma-ankarasindan-gunumuze-kalan/ (Erişim: 08.07.2020)
[2] Kadıoğlu, M., Görkay, K., Mitchell, S., 2011, “Roma Dönemi’nde Ankyra”, Yapı Kredi Yayınları 3371, Anadolu Kültür Akademisi Derneği, Mas Mat., İstanbul.
[3] Cavea, antik dönem tiyatrolarında oturulan bölümlere verilen addır.
[4] Aygür, A., F., 2019, “Roma Tarihinde Ankara’nın Yeri”, Roma Ankarası’ndan Günümüze Kalan, https://alivedatoygur.wordpress.com/2019/05/14/roma-ankarasindan-gunumuze-kalan/ (Erişim: 08.07.2020)
[5] Ankara Dış Ve İç Kale’deki Çalışmalar İle Açık Hava Müzeleri Hakkında Not (28.09.1983 Tarihli Toplantı)
[6] Tunçer, M., 2017, "Dünden Bugüne Kültürel Miras Ve Koruma: Ankara, Patara, Urfa Edessa, Perge, Diyarbakır, Mardin ", Gazi Kitapevi Yayınevi, Ank. ISBN 978-605-344-522-7, S.57.

 

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar