• 20 Ocak 2018, Cumartesi 12:09
FatihBENGİ

Fatih BENGİ

Küresel Hegomanya

KÜRESEL HEGEMONYA

Bizim de içinde bulunduğumuz coğrafyada sular durulmak bilmiyor. Dünyanın hemen her yerinde giderek yükselen,  boyutlarını anlamakta güçlük çektiğimiz yok edici bir şiddet dalgası ile karşı karşıyayız. Modern dünya tarihinin en büyük mülteci krizlerinden birine yol açan bir şiddet dalgası.  Yüzbinlerce insanın hayatını kaybetmesine, kentlerin yok edilmesine sebeb oluyor. Uluslararası normlar ve düzenleyici ilkeler yerle bir...

Bütün  dünyada otoriter hükümetlerin yükselişe geçmesine neden olan bir şiddet Sarmalı ve Devlet destekli terörle karşı karşıyayız. Bütün bunlar Küresel hegemonya çatışmalarının,"Savaşın Hegemonik Formunun Dönüşümü"sonucu.

Irak ve Suriye'de İŞİD'le mücadele kapsamında; Irak ve İran'ın İŞİD terörünün bitirildiğine yönelik  açıklamalarının hemen ardindan, İŞİD'in bu kez Afganistan'da boy göstermesi akla hemen şu soruyu getiriyor:  ''Tüm orta Doğu'da 50.000'e yakın savaşçısı olduğu söylenen, perde arkasında ABD ve İsrail tarafından yer ve zamana göre desteklenen, sıkıştırıldığı  Suriye ve Irak'tan kaçan ya da ABD eliyle PYD kontrolündeki bölgeden  tahliye edilen, ABD'nin elini kolunu sallayarak geçişine izin verdiği,  “savaşmak” için eğitilmiş bu sayıdaki militan şimdi neden Afganistan'a gitti ve nasıl istihdam edilecek?

Krasnodar kentinde düzenlenen uluslararası güvenlik toplantısında konuşan Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) Başkanı Aleksandr Bortnikov, IŞİD ve  yasaklı diğer terör örgütlerinin liderlerinin yeni küresel terör ağı kurmayı hedefi koyduğunu Militanların  yeni terör yuvaları kurmak için istikrarsız bölgelere  gönderildiğini, en fazla  gönderildiği ülkenin de Afganistan olduğunun altını çizdi. Suriye ve Irak’tan kaçan IŞİD militanlarının Afganistan’a yerleştirildiğini, Afganistan’da 10 bin civarında IŞİD militanının bulunduğunu tahmin ettiğini, Suriye ve Irak’tan kaçan militanların gelmesiyle bu sayının daha da artmakta olduğunu açıkladı. IŞİD'in Afganistan'da halihazırda mevzilere sahip olduğunu ve militanların bu ülkeden Orta Asya, İran, Çin ve Hindistan'a geçiş yaptığını aktaran Bortnikov, teröristlerin Afganistan'da Tacikistan ve Türkmenistan  üzerinden Rusya'ya saldırı girişiminde bulunduğunu vurguladı.

Afganistan’ın eski devlet başkanı Hamid Karzai de bir süre önce yaptığı açıklamada ülkesinde terör örgütü IŞİD’ın varlığının ABD’nin projesi olduğunu, IŞİD üyelerinin hepsinin yurt dışından bazı hedefler için getirildiğini ve terör örgütünün ABD tarafından desteklendiğini ifade ettti.

Gerçekten son aylarda Afganistan’da zemin kazanmaya devam eden İŞİD, sık sık Afgan güvenlik güçlerini hedef almaya başladı. Afganistan’ın başkenti Kabil’in Şeş Derek semtinde Afgan Gizli Servisi’ne (NDS) ait bir merkeze yönelik intihar saldırısı düzenlendi. Olayda 6 kişi hayatını kaybetti. İŞİD  geçtiğimiz günlerde yine NDS’e ait bir eğitim kampını hedef alarak bir intihar saldırısı düzenledi.

Bölgede sadece İŞİD terörü sıkıntısı yok.ABD ve Pakistan ilişkileri de son zamanlarda oldukça  sıkıntılı. Virginia’daki Fort Myer askeri üssünde geçen hafta ABD’nin “Yeni Afganistan stratejisi”ni açıklayan Trump, Pakistan’ı terör örgütlerine ev sahipliği yapmakla, ‘teröristler için güvenli liman’ olmakla itham ederek olası bir müdahalenin sinyallerini verdi.

Pakistan’ın radikal İslamcı örgütlere destek verdiğini, Tabii bu cihatçı  projede atılan her adımın ABD desteğiyle yapıldığı, kullanılan cihatçıların zamanı geldiğinde de El Kaide lideri Bin Ladin örneğinde olduğu gibi miadını doldurunca bertaraf edildiği  dünyanın malumu iken, ABD ile Pakistan şimdi neden karşı karşıya ?

Pakistan’ın yeni stratejinin merkezine oturtulmasına en sert tepkiyi gösteren ülke; Pakistan ile yakın ilişkiler geliştiren ve hedef alınmasına izin vermeyeceğini deklare eden Çin'dir.

Çin’in bu  tepkisinin, bütün bu restleşmelerin ve Pakistanın hedef tahtasına oturtulmasının arka planında yeni hegemonya ve paylaşım savaşı var.

Bu savaşın gerçek niteliği ancak tarafların arkasındaki temel çıkarların incelenmesi yoluyla anlaşılabilir. 

Meseleye Çin Perspektifinden bakılacak olursa;

1. Çin ve Pakistan'ın ekonomik, güvenlik ve diplomatik alanlarda yakın iş birliği  ABD’nin bölgesel çıkarlarına aykırı. Pakistan bir kama gibi Çin-İran-Hindistan arasında her üçüne de komşu jeopolitik konumuyla stratejik önemde.

ABD’nin izlediği Çin’i çevreleme politikası ve Asya-Pasifik stratejisi ; Pakistan’ın jeopolitiğini Çin için vazgeçilmez kılıyor. Pakistan’ın güneyinde Umman Körfezi’nin ve Basra körfezi’nin kuzeyinden  başlayıp kuzeydoğudaki Keşmir üzerinden Çin’deki Sincan Uygur Bölgesi’ne ulaşan güzergâhın emniyeti ABD’yi çok ilgilendiriyor. 

Son iki yıl içinde iki ülke arasında gerçekleşen karşılıklı üst düzey ziyaretler ve bu ziyaretler sırasında imzalanan anlaşmalar Pakistan-Çin Ekonomik Koridoru’nun Çin için ne kadar önemli olduğunun göstergesi niteliğinde. Çin’in yeni “İpek Yolu” ya da “Bir Kuşak, Bir Yol” projesinde Pakistan’a özel bir yer vermesi bu jeopolitiğin bir sonucu.

2. Stratejik açıdan kritik Orta Asya bölgesinin tam ortasında yer alan Afganistan; Çin için yeni İpek yolları'ndan Şangay İşbirliği Örgütü'ne kadar uzanan bölgesel, hatta küresel stratejisinin temel anahtarlarından biri. Afganistan Çin için hem komşusu Pakistan'a, hem de Orta Asya'daki eski Sovyet cumhuriyetlerine uzanan bir köprü, potansiyel boru hattı ağlarında ve ticaret yollarında kritik bir bir viraj.

 3. ABD'deki “Geological Survey” kuruluşunun tahminlerinde göre Afganistan'daki maden zenginlikleri kabaca 3 trilyon dolar düzeyinde ve bu onu dünyadaki en değerli topraklardan biri haline getiriyor. Afganistan çok zengin  demir, bakır, kobalt, altın, lityum ve pek çok değerli diğer madenlere sahip, bu kuşkusuz Çin için cezbedici bir potansiyel. Çin bu nedenle Afganistan'ın maden zenginliklerinin işletilmesinde ana oyunculardan biri olmak istiyor. Bu sebeble Çin Afganistan'daki bakır madeni imtiyazlarına ve başka alanlara şimdiden yoğun yatırımlar yapıyor.

Çin'in ve uzun zamandır rakibi olan Hindistan'la çatışmaya girdiği alan da burası, Hindistan'da, geniş demir cevheri yatakları da dahil olmak üzere Afganistan'daki temel maden imtiyazları için rekabet eden temel aktörlerden biri. İran'ın Çabahar limanı, muhtemelen Afganistan'dan çıkarılaracak demir cevherinin sevkedilmesinde kullanılacak en önemli liman.

4. Güvenlik meselesi de  Çin için çok önemli. Çin terörizmden kaynaklı istikrarsızlığın her türlü ekonomik planı riske atabileceğini biliyor. Yakın zamanda  Şincan, onlarca  terörist saldırıya tanık oldu.

Çin, hem ekonomik nedenlerle hem de terörle mücadele nedenlerinden ötürü İran'a ihtiyaç duyuyor. Suudi destekli terör şebekelerini ortadan kaldırmak, Afganistan'da ve Ortadoğu'da IŞİD'e karşı mücadelede İran'ın itici güç olmasını istiyor.  

5.Çin aynı zamanda hem kendi ulusal güvenliğini korumak hem de bölgedeki merkezi ekonomik güç haline gelmek için Afganistan'da aktif bir rol oynuyor.

Meseleye ABD perspektifinden bakarsak;

Rusya, İran ve Çin üzerine baskı kurulması amacıyla, doğrudan askeri müdahale, ekonomik ve finansal terörizm veya kültürel yumuşak güç (softpower) kullanma marifetiyle Kalpgah bölgesine komşu ülkeleri (Rimland)kontrol altına almak istiyor. Bu maksatla;

1. Seçim kampanyasında Afganistan ve bölgeden çekileceğini açıklayan Trump,  Afganistan'da boşalan boşluğun Çin tarafından doldurulacağını gören askeri bürokrasinin de bastırmasıyla bu kararından vazgeçti.

2. Çin-Pakistan  yakınlaşmasını kendi bölgesel çıkarlarına aykırı gören ABD İlk olarak baskı yöntemiyle Pakistan Başbakanı Navaz Şerifi  yolsuzluktan görevden aldırdı.

3. Trump’ın yeni Afganistan stratejisini açıklamasından birkaç gün sonra ise Dışişleri Bakanı Rex Tillerson Taliban’ı ülkesinde barındırdığı gerekçesiyle Pakistan’ı hedefe aldı ve işin içine nükleer silahları da koyarak, “Pakistan nükleer bir güç ve silahlarının güvenliğiyle ilgili endişelerimiz var” dedi.Pakistan birden bire kendisini “yeni Afganistan stratejisi”nin içinde buluverdi.

4. Trump bununla da sınırlı kalmadı; Pakistan’ın ezeli düşmanı Hindistan’ı da oyuna dahil etti. Çin-Rusya-Pakistan yakınlaşmasına karşı, ABD-Hindistan-Japonya yakınlaşmasına yönelik politikalar uygulamaya başladı.

 Bütün bu bilgiler ışığında;

* Afganistan'ın, Küresel güçlerin  bölgesel planlarının tam kalbinde yer alan bir ülke olduğunu, 

* Emperyal  güçlerin kaos yaratmak,güç uygulamak amacıyla finanse ettiği taşaron bir örgüt olan İŞİD'in  ABD tarafından bir plan dahilinde Afganistan'a getirildiğini

İŞİD'in görevinin;

* ABD'nin Afganistan'daki işgalinin devam etmesini meşrulaştırmak,

* Çin'in bölgedeki nüfuzunu bloke etmek,

* Türkiye, Avrupa, Orta Asya Cumhuriyetleri, Afganistan ve Pakistan olmak üzere 65 ülkeyi birbirine bağlayacak, 21 trilyon dolarlık bir ekonomi yaratacak, dünyanın en büyük ulaşım ve ticaret projesi olarak görülen Çin’in ‘Tek Kuşak- Tek Yol projesini baltalamak,

* Bölgede yeni çatışmalar yaratarak Rusya ve İran'ı  bu çatışmaların içine çekmek, meşgul etmek ve Orta Doğu'daki Etkilerini zayıflatmak olduğunu söyleyebiliriz. 

İŞİD, Taliban ve resmi Afgan güçleri arasındaki bu çatışmalar; Taliban'ın Kabil hükümetine ve onun ABD-NATO patronlarına karşı yürüttüğü bir savaş olmaktan çıkıp, Orta Asya'ya yayılacak, rakip grupların savaş sahasında ve ülkenin siyasi hayatında üstünlük için birbiriyle çatıştığı bir savaşa dönüşecek gibi.

Bütün bunları Rusya, Çin ve İran'daki  stratejik planlamacılar da görüyor mutlaka  buna karşı stratejiler  geliştiriyorlardır.

Bakalım  durdurmayı başarabilecekler mi,?

Kim ne hamle yapacak ? Bekleyip göreceğiz...

Fatih BENGİ


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Selim Sırrı Selim Sırrı 04.10.2018 19:01

Çok güzel dolu dolu bir analiz,ellerinize sağlık.

Selda Çalışkan Selda Çalışkan 04.10.2018 19:02

Saygıdeğer komutanım mükemmel bir yazı,ellerinize sağlık.

ÇOK OKUNAN HABERLER

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Eğitimini aldığınız sektörde mi çalışıyorsunuz?

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 22.07.2019 Günlük Yorumu

yukarı çık