• 02 Ocak 2018, Salı 15:07
FatihBENGİ

Fatih BENGİ

Toplumsal Paranoya; Dış Güçler

TOPLUMSAL PARANOYA;DIŞ GÜÇLER.

Yaşadığımız toplumda hepimiz çoğu zaman  mağdur rolünü oynamışızdır. Toplum olarak öz eleştiri yapmayı ve eleştirilmeyi pek sevmeyiz. Bu kendimizi daha iyi hissetmek, sorumluluklarımızdan kaçmak için başvurduğumuz bir yoldur. Bu durumun bir yaşam felsefesi haline gelmesi oldukça sıkıntılı bir durumdur.

Çocuklukta kırdığımız bir oyuncağın suçunu kardeşe atmakla başlarız, ardından okulda zayıf not almanın suçunu öğretmene, sonra iş hayatındaki başarısızlığımızı bizi çekemeyen yöneticilere yükleriz. Bu bir Psikolojik rahatsızlıktır, psikolojide buna "yansıtma" denir.

Kişi Kendisine yakıştıramadığını başkalarına yakıştırır. İnsanın iç çatışmalarında kullandığı bir savunma aracıdır. Kimi insanlar kendilerinde varolduğu halde kabul etmek istemedikleri nitelikleri başkalarında görürler ve eleştirirler.

Bu günlerde acayip bir süreçten geçiyoruz, bu konuda toplumsal bir paranoya yaşıyoruz. Ülkemizde yaşanan bütün olumsuz şeylerin  sorumlusunu hep dışarda arıyoruz.

“Dış güçler Türkiye’yi bölmeye çalışıyor",

“Dış Güçler Türkiye’nin etkin olmasından,büyümesinden, güçlenmesinden rahatsız". 

"Faiz lobisi ekonomimizi  batırmaya çalışıyor" .

" Dış güçler, faiz lobileri, üst akıl; komplolar  vasıtasıyla Türkiye'nin önünü kesmek için her yolu deniyorlar".

“Devleti yönetenler herhangi bir kriz anında hemen bu demagojiyi kullanıyor ve suçu belirsiz güçlere atıyor. Ȍzellikle “lobi” denildiginde, Türkiye’nin çıkarlarına aykırı iş çeviren, komplo üreten ve Türkiye’nin gelişmesini istemeyen” güçler akla geliyor. Mesele sadece  “dış güçlerden, lobilerden” ibaret değil, bir de “onların yerli işbirlikçileri” var. Bunlarda iktidara  muhalif olan kesimler.

Neredeyse  dış güçlerin tek derdi Türkiye.

"Gece, gündüz, yemiyor içmiyorlar, her geçen gün büyüyen, onların çıkarlarını tehdit eden Türkiye'nin önünü nasıl keseceklerini düşünüyorlar."

Peki Durum gerçekten öylemi?

*Sanatta, bilimde, eğitimde, sanayide ve teknolojide dünyayla  rekabet edemememiz,

*Toplumumuzun Etnik ve mezhep açısından bölünmüş vaziyette olması,

* Ekonomik durumumuzun iç açıcı olmaması, dış borçumuzun her geçen gün artması, paramızın hızla değer kaybetmesi,

*Tarım ve hayvancılık ülkesiyken  dışa bağımlı hale gelişimiz,

*Enerji kaynaklarımızın yetersiz olması,

*Ormanlarımızın, denizlerimizin yokedilmesi, çevre kirliliği,

*Dış politikamızdaki yanlızlık,

*Toplumda yasama, yargı ve yürütmeye güvensizlik, kişi hak ve özgürlüklerinin kısıtlanması,

*Ülkenin  her yerini sarmış çeteler, yıllardır devam eden terör sorununu,

*Gençlerimizin işsiz olması, dışarıya beyin göçü,

Hepsi dış güçler yüzünden mi? Yani bütün dünya bir araya gelmiş bizi nasıl durduracağına mı kafa yoruyor? Diyelim ki dış güçler Türkiye’yi kendi menfaatlerini gerçekleştirmek için  bölmeye çalışıyorlar. O zaman şu soru akla geliyor. Peki biz bunu engellemek için ne yaptık, ne yapıyoruz?

Evet ülkemiz üzerinde küresel güçlerin emelleri olduğunu hepimiz biliyoruz.

Aslında mesele, sorunları iyi analiz edemeyip çözülmeyen sorunları çözmek yerine çözüm yollarını tıkayan, kendi halkına güvenmeyen çözümü “dış güçler, komplo vs...”  klişesini kullanarak aşmaya çalışan bir anlayışta.... Yüzlerce yıldır kullanılan bu dış güçler sendromu halkın bir bölümü tarafından da, tıpkı resmi ideolojinin bir tezi gibi içselleştirilmiş bir vaziyette.

Her ülkede Emperyalistlerin çıkarlarına uygun gelen oyunları ve işbirlikçileri var. Oysa her durumda emperyalistler, dış güçler  ya da onların işbirlikçileri etkili olmuyor,  bu konuda iç dinamikler ve konjonktürel gelişmeler de etkili.

Hemen  hemen her meselenin iki yönü var. İçeride istismar edilebilecek eksiklikleriniz ve hatalarınız varsa; dışarıda bunu istismar edebilecek çıkarcılar hep çıkıyor. Bir ülke çıkarları doğrultusunda diğer bir ülkeye karşı hedeflerine uygun planlar yapabiliyor, ekonomik veya politik tedbirler alıp sahip olduğu potansiyele bağlı olarak, terör ve ekonomi dahil bir çok yöntemle faliyetler yürüyebiliyor .Ama siz Müsaitseniz sizi sömürüyorlar. Çünkü devletler arasında sürekli bir dostluk/düşmanlık olmuyor, sadece milli menfaatler oluyor.

Neden dış güçler ülkemize yönelik politikalarında başarılı oluyorlar bunu hiç düşündünüz mü?

Politika temel görüşlerle çerçevesi çizili yöntemlerin uygulanmasıdır. Görüşler partiler ve örgütler üzerinden faaliyetlerini somutlaştırırlar. Demokrasiler her türlü faaliyetin icrasına imkan verir. Güçlü demokrasilerde toplum tarafından benimsenmiş  görüşler çerçevesinde hukuk kuralları içerisinde politika yapılır. Politika halkın refah ve güvenliğini temin ve tesis etmek için, çıkarlar doğrultusunda ülke dışındaki amaçları da kurgular, planlar yapar. Zayıf demokrasilerde teveccüh gören görüşler dipteki meselelerin savunulmasına dayandırılır. Bu doğrultuda bir takım yapaylıklar ve kimlik çatışmaları da politikaya dahil edilir. Yani zayıf yönetimler istismara müsait açıklıklar yaratır, güçlü demokrasi kültürü de politikasını buna göre belirler.

Türkiye’de durum ne? 

* Türkiye’de demokrasi darbelerle kesintiye uğruyor,

* Toplumda demokrasi ve bunun gerektirdiği kültür anlayışı yetersiz,

* İç ve dış politikalar hatalı ve yetersiz,

* Hukuki  uygulamalar sorunlu,

 * Geçmişten bu yana  terör için uygun bir zemin var ve dış destek alan bir terör sorunu var

* Ekonomi dengesiz, dengelerin istikrarı için şartların düzenlenmesine ihtiyaç var ,

* Sosyo-ekonomik şartların ciddi bir kısmı dışarı ile irtibatlı,

* Parti ve örgütler yapay ve kimliklere yönelik politika yapıyorlar, dışarıdan etkileniyorlar.

Sonuç olarak: Mesele  öncelikle dışarıda değil içeridedir. Suçu başkalarına atmadan önce özleeştiri yapmamız gerekiyor. Çünkü halkın kaderi, kendilerini ilgilendiren konularda üstlendikleri sorumluluk ve bu uğurda harcadıkları çabayla doğru orantılıdır...

Sizce bu paronoyadan kurtulup, kendimizi sorgulamanın, sorumluluk almanın, bu gidişatı düzeltmenin zamanı gelmedi mi? Bence geç bile kaldık.

Fatih BENGİ


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Ayşe Girgin Ayşe Girgin 05.10.2018 15:09

Müthiş bir yazı ve analiz,ellerinize ,kaleminize yüreğinize sağlık.

Ayşe Girgin Ayşe Girgin 05.10.2018 15:10

Müthiş bir yazı,ellerinize,kaleminize ve yüreğinize sağlık.

ÇOK OKUNAN HABERLER

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Eğitimini aldığınız sektörde mi çalışıyorsunuz?

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 20.05.2019 Günlük Yorumu

yukarı çık